![]() |
Allah'tan Korkması
Hz. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-, peygamberlerin sonuncusu, insanların
en ekmeli ve Allah(cc)'ın habibi oldukları halde Allah (c.c.)'tan o derece
korkarlardı ki, zaman zaman "Mahşer günü ne olacağım" buyurdukları ve yine Allah
(c.c.) korkusundan mübarek gözlerinden yaşlar geldiği görülürdü.
Bir gün Abdullah b. Mes'ud -radıyallahu
anh- huzurlarında Nisa Sûresi'-nin: "Her milletten bir şahid getirdiğimiz ve
onlara da seni şahid getirdiğimiz zaman (kâfirlerin hali) nice olacaktır."
mealindeki 41. âyetini okuyunca; Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- 'in
gözlerinden yaşlar boşanmıştı.
Şiddetli bir fırtına çıktığında
kaygılanırlar, ne kadar mühim işleri olursa olsun hemen bırakıp kıbleye
dönerler: "Ya Rabbi gelmesi muhtemel olan felâketlerden sana sığınırım."
derlerdi ve hava açıldığı zaman da hamd ü sena ederlerdi.
Bir defa yine böyle şiddetli bir
fırtına çıkmış; Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kaygılanmış, Hz. Âişe -radıyallahu
anha-,O'nun niçin kaygılı olduğunu sorunca:
- Hûd kavminin uğradığı akıbete
uğramadığımız! nereden biliyorsun? Hûd kavmi de bir bulut görmüşler, bu bulut
bizim arazimizi sulayacak demişler, fakat o bulut onları helak etmişti."
buyurmuşlardı. (Buharî, Müslim)
Hz. Übey b. Kâ'b -radıyallahu anh-
der ki; "Gecenin üçte ikisi geçtikten sonra, Resûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve
sellem-:
- Ey imân edenler, Allah'ınızı
hatırlayınız. Allah'ınızı zikrediniz. Zelzele yaklaşıyor. O'nun arkasından neler
neler gelecek. Ölüm bütün maiy-yeti ve neticeleri ile önünüzdedir,
"buyururlardı."
Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve
sellem- ayrıca "siz benim bildiğimi bilseniz az güler, çok ağlardınız"
buyururlardı. (Buharî-Müslim)
M.Zekâ Konrapa
![]() |