![]() |
Zikirle Meşguliyeti
Cenâb-ı Hakk (c.c.) Kur'ân'da:
- Onlar (mü'minler) ayakta iken,
otururken ve yatarken (daima) Allah'ı zikrederler." (56)
"Nice adamlar vardır ki, hiç bir
ticaret, hiçbir alışveriş onları zikrul-lahtan alıkoymaz." (57). buyurmaktadır.
Kur'ân tebliğcisi o büyük önder, bu
emir ve sıfatların en canlı timsâli idiler.
Hz. Âişe -radıyallahu anha-vâlidemiz, bize Resûlullah -sallallahu aleyhi ve
sellem- 'in, hayâtları boyunca hiç bir an Hakk'ı tenzih ve takdisten geri
kalmadıklarını haber veriyorlar. Her lâhza zikrullah ile meşgul bulunuyorlardı.
Otururken, yatarken, yürürken, uyurken, abdest alırken, seyahat ederken, evinden
çıkarken, mescide giderken, düşmanla mücâdele ederken dâima Allah'ı zikreder,
dâima O'nun adını takdîs ederdi.
Allah'ın Rasûlü -sallallahu aleyhi ve
sellem-, insanları zikre teşvik ederek şöyle buyururdu:
- Amellerinizin en hayırlısı,
Rabbınızın katında en temiz derecelerinizi en çok yükselten, sizin için altın ve
gümüş infak etmenizden ve düşmanla muharebeden daha hayırlı amel. Allah'ı
zikretmektir. (58).
Ebû Said el-Hudrî, Efendimiz'e sordu:
- Yâ Resûlallah, kıyamet günü Allah
katında derecesi en üstün olan kullar kimlerdir?" Allah Rasûlü şöyle buyurdu:
- Allah'ı çok zikredenler.(59)
Allah'ın Rasûlü için zikirler meşgul
olmak insanları esaretten kurtarmaktan daha hoştu. Nitekim O:
- Allah'ı zikre oturup güneş doğuncaya kadar O'nu tek bir tahmid, teşbih ve
tehlil etmem bana ismail evlâdından iki veya daha çok köleyi âzâd etmekten daha
sevgilidir.(60)
M.Zekâ Konrapa
![]() |