![]() |
Günlük İşleri
Rasûl-i Ekrem, vaktini üçe ayırmıştı: Bir kısmı ibâdetlere, bir kısmı umumî
işlere, bir kısmı da şahsî işlerine aiddi. Hazreti Peygamber, sabah namazını
kıldıktan sonra, seccadesinin üzerinde uzanır, güneş doğduktan sonra, herkesi
kabule başlardı.
Kuşluk vakti dört rek'at namaz kılar,
sonra evine gider, evinin işleriyle uğraşır, ikindi namazından sonra zevcelerini
ziyaret eder; gecesini zevcelerinden birinin yanında geçirirdi. Yatsı namazını
Mescidde eda ettikten sonra, evine döner, uyumadan evvel Kur'ân okur, gecenin
yarısı geçtikten sonra uyanır, misvakle dişlerini oğar, sonra abdest alarak
Allah'a ibâdet ederdi.
Rasûl-i ekrem, daima sağ yanı
üzerinde yatar, sağ elini sağ yanağının altına koyardı. Yolculuk esnasında sağ
kolu üzerinde yatardı.
Hazreti Âişenin bir rivayetine göre,
Rasûl-i Ekrem, yatsı namazından sonra eve döner, yatmadan evvel dört rek'at
namaz kılardı. Bir müddet istirahat ettikten sonra uyanır, abdest alır, sekiz
rek'at kılardı.
Hazreti Peygamber, sünnet ve nafile
namazlarını hep evinde kılar, sabah ezanı okunurken, uyanırdı. Sünnetleri acele
kılar, fakat, farzlarda uzunca sûre okurdu.
Rasûl-i Ekrem, öğle ve ikindi
namazlarını, sabah namazından daha kısa olarak eda eder, fakat, öğle namazının
birinci ve ikinci rekâtlarında Fatihadan sonra uzunca bir sûre zammederdi.
Rasûl-i Ekrem, cum'a günleri cemaat
toplandıktan sonra, evinden çıkar, Mescide gelir, cemaati selâmlar, minbere
çıktıktan sonra, cemaate bir kere daha selâm verir, ezandan sonra, hutbesini
irada başlardı.
Hazreti Peygamber, hutbelerine, her
zaman Allah'a hamd ile başlardı. Rasûl-i Ekrem, hutbesini irad ederken herkesin
oturmasını, namazını sonra kılmasını emrederdi.
Rasûl-i Ekrem, ya cihad için, yahut
umre ifa etmek için yola çıkardı. Yola çıkarken zevcelerinden birini kur'a ile
tayin ederdi. Perşembe günleri yola çıkmaktan hoşlanır, sabahleyin erken
saatlerde hareket ederdi. Hayvanına binerken, "Bismillah" der, atının üzerinde
üç kere tekbir alır, sonra hamde-derdi. Sefer dönüşü: - Döndük, tevbe ettik,
ibâdet ettik, şükrettik." derdi.
Rasûl-i Ekrem, sağ eliyle iş görmeyi
isterdi. Ayakkaplarını giyerken önce sağ ayakkabısını giyer, camie girerken,
önce sağ ayağıyle adım atar, bir şey dağıtırken önce sağında oturanlardan
başlar, bir iş yaparken Besmele ile işe başlardı: (657).
Rasûl-i Ekrem, temizliği pek severdi.
Elbisesinin temizliğine son derece dikkat ederdi. Ağıza fena koku veren
şeylerden hoşlanmazdı. Yemekten evvel de, yemekten sonra da ellerini yıkar,
ağzını temizlerdi. Dişlerini temizlemek için devamlı olarak misvak (bir nevi
fırça) kullanırdı. Vücudunu temiz tutar, saçını sakalını yıkar, tarar, güzel
kokular kullanırdı. "Nezafet (temizlik) îmândandır." buyurmuştu: (658).
Peygamberimiz, Besmele çekmeden
yemeğe başlamaz, Allaha hamd ve şükretmeden sofradan kalkmazdı. Vaktini
intizamla geçirir, israf etmezdi. Gündüzleri, ibâdet etmediği zamanlar,
ziyaretçilerini kabul eder, umumî işlere bakardı. Geceleri az uyur, ibâdetle
meşgul olurdu: (659). Hazreti Bilâl, sabah ezanını okurken Resûl-i Ekrem uyanır,
sabah namazının sünnetini kıldıktan sonra Mescide girerdi.
Rasûl-i Ekrem, kendisini ziyarete
gelen heyetleri temiz elbiseyle, nezaketle karşılar, memnunlukla gönderirdi.
Habeşistandan gelen misafirler için:
- "Bunlara hizmet etmek bana düşer.
Çünkü onlar memleketlerinde benim arkadaşlarıma baktılar." demişti.
M.Zekâ Konrapa
![]() |