Ebûsüfyan (r.a.)

        Mekkeli Kureyş kabilesinden, "Ümeyye" oğulları kolundandı. Dördüncü babada, Rasûl-i Ekremin "Hâşim" oğulları koluyla birleşmektedir. (Ebûsüfyanın babası: Harb, onun babası: Ümeyye, onun babası: Abdişems, onun babası: Abdimenaf). Abdimenafın oğlu Abdişems soyundan: Emevîler, diğer oğlu Hâşimin kolundan da: Hâşimîler gelmişti.
        Müslümanlıktan önce Ebûsüfyan, diğer Mekkeliler gibi, kervan ticaretiyle uğraşırdı. Fakat, islâmın doğuşundan sonra, Rasûl-i Ekreme pek şiddetli düşman oldu.
        Müşrikler, Rasûl-i Ekremi de, müslümanları da nasıl Mekke'den çıkmaya mecbur ettilerse, Medine'de de rahat bırakmak istememişlerdi. Bu sebepten, yahudi kabilelerini de, münafıkları da el altından, müslümanlara karşı teşvik ediyorlar, Medine üzerine baskın yapmaya hazırlanıyorlardı. Fakat, bu baskın hareketinde kullanılacak parayı tedarik için de Ebûsüfyanın başkanlığında, Medine yolu ile Şama büyük bir ticaret kervanı bile yollamışlardı. Büyük Bedir savaşının sebebi, tamamiyle yanlış olarak Ebûsüfyanın bu kervan meselesine bağlanmış oldu.
        Kureyşîlerin başkanı Ebûcehil (Ebûhakem), Bedir savaşında öldürülünce, Ebûsüfyan, Mekke müşriklerinin başına geçmiş, Uhud ve Hendek savaşlarında Kureyşîlerin başkumandanı olmuştu. Mekke'nin fethi sırasında yakayı ele vermiş, Rasûl-i Ekremin huzurunda Hazreti Abbâsın ısrariyle müslümanlığı kabul etmek zorunda kalmıştı. Bu suretle ashab arasına girdi. Fakat "müellefe-i kulüb"dandı. Yani islâm dinine ısındırılmak istenenlerden oldu. Ganimetlerin taksiminde, Rasûl-i Ekrem, devlete aid maliyeden en büyük hisseyi bunlara ayırmıştı. Mekke fethinden sonra Ebûsüfyan, Rasûl-i Ekremin Tâif muhasarasına karıştı. Bu gazada bir gözü kör oldu. Hazreti Ömer devrinde "Yermuk" muharebesinde de öbür gözünü kaybetti, iki gözünden mahrum âmâ oldu. Hazreti Osmanın halifeliği zamanında vefat eyledi: (31/651). 88 yaşındaydı.


Dipnot

M.Zekâ Konrapa

Peygamberimiz