Mekke'li Müşriklerle Yapılan Harbler

        Müslümanların "Kureyş" kabilesiyle siyasî münasebetleri: Mekke'de müs-lümanlığın doğuşuyla başladı: (610). Çeşitli safhalar geçirdi. Müslümanlar tarafından Mekke'nin fethiyle sona erdi: (630).
        Müslümanların Mekke'li müşriklerle olan bu münasebetleri iki devir geçirdi: sulh devri, harb devri.
        Sulh devrinde müslümanlar, Kureyşîlerin bütün kötülüklerini sabırla karşılamışlardı. Kuvvetli îmanlarına dayanarak dişlerini sıkmışlar, sulhü bozmamaya gayret etmişlerdi. Bu hal, bütün Mekke devri boyunca, böylece devam etti. Hattâ, Medine devrinde bile, hicretin ikinci yılına kadar sürdü.
        Harb devri ise, hicretin ikinci yılında Cihâd'a izin verilmesiyle başladı. Müslümanlar, artık, nefislerini, müdafaa için, silâha sarılmışlardı. Harb devride iki safhaya ayrıldı. Harb devrinin ilk safhasına "Ebvâ" gazvesi başlangıç oldu. "Bedir, Uhud, Hendek gibi" kanlı savaşlara yol açıldı. Hudeybiye barışı ile geçici olarak harb devrine bir fasıla verilmiş ise de Kureyşîlerin sulhu bozması yüzünden ikinci safha başladı. Harb devrinin bu ikinci safhasında, en mühim savaş "Mekke'nin Fethi" oldu. Bu; müslümanlığın müşriklere karşı parlak bir zaferiydi. Yirmi yıldanberi (610-630) sürüp gelen "İslâm-müşrik" münasebetleri, bu uzun mücadele devresi: Mekke'nin fethi ile, hakkın batıla üstün gelmesiyle sona eriyordu.
        Şu halde, harb devrinde, Hudeybiye barışından önce, Mekke'li müşriklerle yapılan harblerin başlıcaları: Bedir, Uhud, Hendek gazveleri idi. Hudeybiye barışından sonrada: Mekke'nin fethi oldu.
        Büyük Bedir'den evvelki dört gazvede düşmanla çarpışma olmamış, kan dökülmemişti. Bunlar: Bir nevi "devriye" mahiyetinde idi.


Dipnot

M.Zekâ Konrapa

Peygamberimiz