![]() |
Ca'fer Tayyâr - radıyallahu anh-
Resûl-i Ekrem'in amcası Ebûtâlibin oğlu Ca'fer: Hazreti Ali'nın ana baba ile
kardeşiydi. Hazreti Ali'den on yaş büyüktü. "Ebû Abdullâh" künyesini taşırdı.
İslâma giren ashâbın otuzikincisiydi. Kureyşin korkunç zulümlerinden
kurtulabilmek için, ikinci Habeş hicretine katılmış olan kafilenin başkanı
bulunuyordu.
Rasûl-i Ekrem, Mekkeli müşriklerle "Hudeybiye" barış muahedesini sağladıktan
sonra (6/628), büyük devletlere, komşu hükûmetlere, Arab beyliklerine olmak
üzere, altı devlet başkanına mektuplar yazdırmış, elçiler göndermişti. (7/628).
Onları İslâm dinine çağırıyordu. Habeş Necâşîsine de, ashâbdan "Ümeyye oğlu Amr"
gönderilmişti. Necaşî, Rasûlüllahın mektubunu okuttuğu zaman, Ca'fer yanındaydı.
Habeş hükümdarı " Adhame"nin, Ca'ferin huzurunda müslümanlığı kabûl etmiş olduğu
rivâyet edilmektedir. (Tecrid Tercemesi, C: 12, S: 421)
Necâşî, Rasûl-i Ekrem'in isteği üzerine, Habeşistan'da bulunan Mekkeli
muhâcirlerin son kafilesin! de iki gemiye bindirerek gönderdi. Kafile
başkanlığını yine Ca'fer yapıyordu. Muhâcirlerin Medine'ye dönüşü, Hayberin
fethi sırasına rastlamıştı (7/628). Resul-i Ekrem, bu iki olaydan son derece
sevinç duymuş
- "Hangisine sevineceğimi bilemiyorum: Hayberin fethine mi, yoksa Ca'ferin
gelişine mi?" buyurmuşlardı.
Gassânî emîrine gönderdiği elçisi, Şam hududunda şehid edilince Resûl-i Ekrem
üçbin kişilik bir serıyye hazırladı. Evlâtlığı "Zeyd"in kumandasına verdi. "Zeyd
şehîd düşerse, kumandayı Ca'fer alsın. Ca'fer şehîd düşerse, Ravâha oğlu
Abdullah orduya kumanda etsin." buyurdu. Üçbin mücâhid, yüzbin kişilik düşmanla
karşılaştı. Kumandanların üçü de, Mute savaşında şehid oldu. Orduyu Velîd oğlu
Hâlid kurtarabildi. Ca'fer, bu kanlı savaşta iki kolunu kaybetmişti. Hazreti
Peygamber: "Allah, Ca'fer'e Mutede kesilen koluna bedel iki kanat verdi. Onu
cennette, meleklerle uçuyor, gördüm" diye müjdeledi. "Tayyâr" adını Ca'fer, bu
vak'adan sonra kazanmış oldu. (Elhakâik, C: 1, S: 201).
M.Zekâ Konrapa
![]() |