![]() |
Peygamberimizin Kâbe Hakemliği
Henüz
Peygamberlik devri başlamamıştı. Rasûl-i Ekreme İlâhî vahy gelmemişti. Kureyş
kabilesi, Mekke'de, Kâ'benin tamiri işinde anlaşamamışlar, birbirlerine düşmüşlerdi.
Kureyşin kolları arasında kanlı bir mücadele çıkmak üzereydi. Bu işde, Rasûl-i
Ekrem, umumî arzu üzerine "Hakemlik" vazifesini kabûl etti. Gösterdiği
tedbir sayesinde herkesin memnunluğunu kazandı. Kureyşîler arasında tekrar birliği
sağlamış oldu.
Kâ'be Hakemliği zamanında, Peygamberirnizin
yaşında da ihtilâf var. İbn-i İshâk'a göre, Kâbe Hakemliğinde Rasûl-i Ekrem
otuzbeş yaşında bulunuyordu. Bu bakımdan, Kâ'be, Rasûlullahın Peygamberlik
devrinden beş yıl önce, Kureyşîler tarafından tamir edilmişti (605).
Büyük Kâ'be, çeşitli sebepler yüzünden
harap olmuş, tamire muhtaç bir durumda bulunuyordu. Kureyşîler, Kâ'be mabedini yıkmışlar,
yeniden ve daha sağlam bir şekilde yapmaya karar vermişlerdi. İâneler toplandı. Taşlar
yığıtdı. Malzeme hazırlandı. Usta tedarik edildi. Mekke'de bütün aileler, tamir işine
katıldı. Her aile, kendilerine binadan hisseler ayırmışlardı. Rasûl-i Ekrem de
Kureyşîlerle birlikte çalıştı. Taş taşıdı. Hattâ omuzlarının yaralandığını,
Buhârî yazmaktadır.
Önce duvarlar yıkıldı. Hazreti İbrâhim
temeline kadar inildi. Sonra yapı başladı. Bina yükseldi. Yalnız "Hacer-i
Esved" denilen kara taşı yerine koyma işi, ortaya mühim bir dâvâ çıkardı.
Kureyşin bütün kolları bu taşı koyma şerefini aralarında paylaşamıyorlardı. İhtilâf
büyüdü. Kavga halini aldı. Mücadele şiddetlendi. Dört gün sürdü. Hemen hemen
kabileler, aileler arasın-da kan dökülecekti. Kureyş'in en ihtiyarı Ebû Huzeyfe ibni
Muğîre araya girdi. Bir teklif ortaya attı: — Mücadeleye son verelim! Harem kapısından
ilk girecek zâtı "hakem" yapalım! Onun vereceği hükme razı olalım!"
dedi.
Herkes bu teklifi kabûl etti. O sırada,
"Muhammedül'Emîn" çıkageldi. Bu tesadüften herkes memnun oldu.
O zaman, Rasûl-i Ekrem sırtından ridasını
(atkı) çıkardı. Hacer-i Esvedi ortasına koydu. Ridanın uçlarını, Kureyşin ulularına
tutturdu. Taşın götürülmesine hepsini iştirak ettirdi. Bu suretle, Kâ'benin yanına
kadar taşındı. Sonra, Rasûl-i Ekrem, taşı bizzat kendisi aldı, eliyle yerine koydu.
Hazreti Peygamber'in bu hakemliği bütün
aileleri tatmin etti. Korkunç bir iç savaşını önledi. Rasûl-i Ekrem'in mevkiini
Mekkeliler arasında yükseltti. Bütün halkın Ona karşı saygısı arttı.
Kâ'be binası tamamlandı. Yalnız tavanı
yoktu. Bir çatı eklendi. Kapı, yerden bir adam boyu kadar kaldırıldı. Ancak, malzeme
yetmedi. Esas binadan bir kısım açıkta kaldı. Buranın etrafına bir duvar çekildi.
Üstü tavansız kaldı. Buraya "Hatîm" denildi. Bu bakımdan, Kureyşin bu
yeni binası, Hazreti ibrâhim'in eski binasına uygun düşmedi. Kâ'benin içi yine
Kureyşîler tarafından putlarla dolduruldu. Bu hal, Mekkenin fethine kadar devam etti
(102)..
M.Zekâ Konrapa
![]() |