|
Kalbin Sesi - Allah'tan Vahiy Kullardan İbadet
Öyle
İse Kulluk Nedir? İbadet Nedir? 
Kul: Allah'a (emirlerine-talimatlarına) tam bir teslimiyetle boyun eğen, emir ve
yasaklarına titizlikle uyan, yasaklardan kaçınan insandır.
Kulun yaptığı bu şalin amellere, talimat ve emirlere karşı aldığı doğru ve
düzgün tavıra, vaziyete ise kulluk denir.
İbadet ise, itaat etmek, boyun eğmek, tevazu göstermektir.
Hz. Adem'den itibaren bütün Peygamberler, insanları Allah'a kul olmaya davet
etmişlerdir.
"Yemin olsun ki biz 'Allah'a kulluk edin ve Tağuttan sakının' diye (emretmeleri
için) her ümmete bir Peygamber gönderdik." (Nahl suresi:36)
Peygamberimizin "kul olma" vasfı, Resul sıfatında daha öncedir. Zira kul olma
yönüyle Hakka, kulluk özelliğini yansıtır. Resul olma yönüyle insanlara tebliğ
özelliğini ifade eder.
Hz. İsa'nın "Ben Allah'ın kuluyum" demesi. (Meryem suresi: 30)
Hz. Süleyman için "Ne güzel bir kuldu" buyrulması, (Sa'd suresi: 30)
Hz. Eyyub için "Biz onu sabredici bulduk. Ne güzel bir kul" denilmesi. (Sa'd
suresi: 44)
Hz. Resul için: "Kulunu gece yürüttü" İsrail ve "Kuluna vahyedilmesini vahyetti"
(Necm suresi: 10) buyurulması. Bütün bunlar gösteriyorki kul olanlar, ancak
Allah'ın emir ve nehiylerine karşı vazifelerini yapan müslümanlara verilen bir
sıfattır. Bunun dışında kalanlar ise bu manada kul değil, mahluktur.
İbadet iki şekilde anlaşılmalıdır: ' 1. Allah'a ibadet (kulluk). 2. Tağuta
ibadet (kulluk).
Kısaca Tağut ise: Allah'ın indirdiği hükümlere karşı direnen, ayaklanan her
güce, her fikre, her sisteme verilen bir isimdir. Bunun insan olması, şeytan ve
put olması farketmez.
Yasin suresinin 60. ayeti, Şeytana kul olunmamasını, ona ibadet edilmemesini
emreder. Halbuki bir kimsenin bu dünyada şeytanı ilâh tanıması görülmemiştir.
(Şeytana tapan bir gurup hariç.) Hatta insan bütün gücüyle şeytana lanet eder.
Peki Allah'ımız kıyamet günü Ademoğluna bu suçu niçin yükleyecektir?
İnsanın şeytana tapmasından dolayı değil, Şeyta'nın emrine itaat etmesi,
gösterdiği yollara süratle koşmasından dolayıdır.
Şimdi ibadet ıstılahının daha iyi tanınmasında faydalı olacak bir belge
vereceğiz. "Türkiye'de Yeni İslamlık" isimli eserin 39. sahifesinden başlayan
bilgileri size aktarıyoruz. Eser Bilgi Yayınevinin. Gotthard Jazchke'ye ait.
3 Mart 1924 tarih ve 429 nolu kanun:
"Halk arasındaki Hukuki İşleri kanun yoluyla yürütme hakkı T.B.M.M'ne ve onun
hükümetine aittir. "Buna karşılık iti-kad ve ibadetler ile ilgili hususların
meşguliyeti ise Diyanet İşyeri Reisliğine verilmiştir. Bu müessese ancak yeni
kurulan devletin kontrol, tayin ve müsaadesiyle çalışabilir.
1925 yılında ibadet ile ilgili zihni tasan, 20 Haziran 1928 de pratiğe geçmeye
başlamıştır: Dinde reform yapmak.
İbadet ki (namaz-oruç-hac-zekat) temel değişikliğe tabi tutulmalıdır.
İbadetin şeklinde: Camilere masa ve sıra konulması.
İbadetin dilinde: Herşeyin Türkçe okunması. Ezan-namaz
v.s.
İbadetin sıfatında: Müzik eşliğinde icra edilmesi.
İbadetin fikriyatında: Hutbeler, dini olan kıymetleri anlatır. Hukuki, siyasi,
iktisadi ve içtimai konulara giremez.
Böylece Türk toplumunun yeni bir devleti, yeni bir dini, yeni bir ibadeti ve
yeni bir ma'bedi ihya edilir.
Halk, kendisine emredilenleri yapmak mecburiyetindedir. İstekler derhal veya
zorla da olsa yerine getirilir. Otoritenin gösterdiği şekilde davranmak, hareket
etmek, insanlar için gerekli olan şarttır. Öyle ki insanlar evlerinde,
tarlalarında, iş yerlerinde, hatta başka devletin sınırlan içinde dahi
otoritenin gücünü her an hissedip ona uygun olarak davranmak mecburiyetindedir.
Bunu gerçekleştirmeyenler anında cezalandmlır.
İşte bir toplumun hayatını, yaşantısını böyle bir otoritenin enirine göre
sürdürme işine, dini ıstılah olarak ibâdet denir. Yani halk, devletine ibadet
eder. Otoritenin belirlediği kurallara uymak ve itaat etmek bu ibadetin en açık
şeklidir.
Eğer otorite Allah adına iş yapıyor, Allah adına hükmediyorsa, halkın, devlete
ibadeti aslında Allah'adır.
Yok eğer otorite Allah adına iş yapmıyor, Allah adına hükmetmiyorsa, halkın
devlete ibadeti aslında tağutadır. İşte kulluğun can daman burada yatmaktadır.
Kur'an-ı Kerimin ısrarla üzerinde durduğu "Allah'a ibadet edin", tağutlara
değil, buyurması bu sebepledir. Şimdi başımızı çevirip bakalım, Irak'tan,
Cezayire, Yemen'den Mısır'a kadar. Halkı müslüman olan ülkelerin halkının
ibadeti Allah'a mı, yoksaTağutamı?
Tehna bir yerde kendi kendimize soralım: Sen kime kulluk ediyorsun?
"Muhatntned ancak bir Peygamberdir. Ondan önce de Peygamberler gelip geçmiştir.
Şimdi, o ölür ya da öldürülürse, gerisin geriye mi döneceksiniz? Kim böyle geri
dönerse, Allah'a hiçbir şekilde zarar vermiş olmayacaktır. Allah, şükredenleri
mükafatlandıracaktır." (Al-i İmran suresi: 144)
"Ve size Resulullah ne verirse onu alınız ve sizi O Peygamber neden menetti ise
ona son veriniz." (Haşr suresi: 7)
"Size ne emrettimse onu alınız (ona sanlınız) ve sizi neden nehyettimse ondan
vazgeçiniz." (İbn Mace, Mukaddime, Bab/1)
Abdullah Büyük
|