|
Kalbin Sesi - Allah'tan Vahiy Kullardan İbadet
Müslümanın
Hayatı 
Hayatı ve hayatını yaşamak isteyen müslümanın ağzından çıkacak ilk söz şu
olmalıdır: "Dünya da ahiret de bizimdir." (Leyl suresi: 18)
Dünya ile âhiretin arasını açmamak, yaşanacak bir hayat için garanti olmaktadır.
Sırat-ı müştekim (Allah'ın yolu) ile sırat köprüsü nasıl birbirinin devamı
olduğu gibi, dünya ve ahiret de birbirlerinin devamıdır. Böyle inanan ve böyle
düşünen müslümanın, ikinci adım da şudur:
"Gökteki ilâh da, yerdeki ilâh da O'dur. (Allah'tır.) O, hakimdir, her şeyi
bilendir." (Zuhruf suresi: 84)
B.M.Meclis başkan vekili söylesin dursun "Allah göklere karışsın, biz yeri idare
ederiz" söz onların değil, söz Allah'ındır. Allah dünyanın, âhiretin, göklerin
ve yerin, soğuğun ve sıcağın, doğunun ve batinin, kafirlerin ve müminlerin,
hayvanların ve nebatatın Rabb'idir.
Tüm varlıkların Rabb'inin, Allah olduğuna iman eden mü'minler, Allah'ın hayata
müdahale etmesinin de farz olduğuna inanırlar. Böyle olunca da Allah
müslümanların yemeşine, içmesine, giyimine kuşamına, gezmesine, seyahatine, hukukuna,
siyasetine, ekonomisine, devletine, nikahına, eğitimine müdahale eder, karışır,
ölçüler kor, prensibini va'z eder.
Enfâl suresinin 39. ayeti gereği müslümanlar, dinin tamamının, yani hayat
tarzının tamamının Allah için olmasına gayret eder ve bu uğurda hayatlarını
ortaya korlar. Dinin bazı bölümlerini değil, tamamını kabul ederler.
Bakara suresinin 85. ayetinde anlatıldığı gibi, müslümanlar Yahudiler gibi
kitabın bazı bölümlerine inanıp, bazı bölümlerini inkar yoluna gitmezler. Çünkü
müslümanlar, hayatin tamamından Allah'a hesap vereceklerdir.
Bir asırdır müslümanlara, on yaşındaki çocuğa dikilen elbiseyi giydirmeye
çalışan zihniyet, toptan iflas etmiştir. "Asker ol, sivil yaşa" zorluğunu baskı
ve dayatmalarla sürdüren zihniyet kendi hayat tarzına "Kokuşmuş" demeye
başlamıştır. Kininden, kibirinden, buğzundan ise gerçek sesleri, ağızlan hep
susturmaya çalışmıştır. Ancak bunların hiç birinde muvaffak olamamıştır.
İslam dünyası İslam'la uyanışa geçtiğinde ise, Nato, A.B.D., Birleşmiş Milletler
ağız birliği ederek, İslam alemine göz dağı vermeye başlamışlardır. Batinin izin
ve kontrolünde olmayan bir İslami hayati tehlike gören zihniyet çâreyi vurmada,
kırmada, işgalde görmüştür. Balkanları ve Kafkasları kan gölüne çevirmekle, bazı
yerleri işgal etmekle (Somali gibi) haksızlığını ört-bas etmeye yeltenmiştir.
Bati, asırlardır kendi denetim ve kontrolünde tuttuğu dini hayata göz yumarken,
denetleyemediği yerlerde ise İslami tehlike olarak ilan etmiştir. A.B.D. Eski
Başkanı George Bush "Dünya için tehlike olan komünizm gitmiştir. Şimdi hür ve
demokrat dünyanın önünde en büyük tehlike vardır. O da fundemental İslamdır."
demiştir.
"Türkiye Bir Avrupa Ülkesidir" diyen zihniyet, en küçük bir olayı İslam'ın
aleyhine yorumlamaya çalışmış, hatta "PKK değil, Laiklik önemlidir," diyerek,
İslam'a olan kin ve hıncını ortaya dökmüştür.
Böyle bir ortam içinde müslüman ferdin müslüman ailenin, müslüman toplumun
İslami hayat tarzı elbette kolay olmayacaktır. Lakin azmin, sabrın ve
kararlılığın neticesinde kolay olan İslam müslümanlara da kolaylaştırılacak ve
hayat tarzımız olan İslam'la yaşayıp yine İslam'la öleceğiz. İnşaallah.
Çünkü müslümanın İslam'ın dışındaki bir hayat tarzı ile ölmesine Allah'ın
müsâdesi yoktur: "O halde sadece müslümanlar olarak ölünüz". (Bakara suresi:
132)
Müslüman olarak ölmek, müslüman olarak yaşamaya bağlıdır. Çünkü insan yaşadığı
gibi ölür, öldüğü gibi dirilir. 24 saat müslüman kalabilmek, bir ömür boyu
müslümanca yaşamanın mücadelesini vermek ve bu uğurdaki kabullendiğimiz hayat
tarzımızı başka hayat tarzlarıyla karıştırmamak.
İslam ve sosyalizm, İslam ve kapitalizm, İslam ve laisizm, İslam ve demokrasi
diyerek değil. Fussilet suresinin talimatıyla "Biz müslümanlardanız" diyerek
hayati yaşamak.
Şuna kesinkes inanmalıyız ki, yaptırımcısı İslam olmayan hiç bir ameli Allah
kabul etmez. Yaptığımız amellerin "olur" ve onayı Rabbimizden ve Resulümüzden
çıkmalıdır. İlerleyen sa-hifelerde İbadet-Kulluk bölümlerini okuduğumuzda bu
hassas noktayı hep birlikte öğrenmiş olacağız.
"Yeryüzünde bozgunculuk yapıp, dirlik, düzenlik vermeyen aşın gidenlerin emrine
uymayın." (Şuarâ suresi: 151-152)
"Kalbini bizi anmaktan gafil kıldığımız, kötü arzularına uymuş ve işi gücü
aşırılık olan kimseye boyun eğme."(Kehfsuresi: 28)
"Alabildiğine yemin eden, aşağılık, daima kusur arayıp kınayan, durmadan laf
götürüp-getiren, iyiliği hep engelleyen, mütecaviz, günaha dadanmış, kaba ve
haşin, bütün bunlardan sonra bir de soysuzlukla dalgalanmış, kimselerden hiç
birine, mal ve oğullan vardır diye, sakın boyun eğme." (Kalem suresi:
10-11-12-13-14)
"O halde gücünüz yettiğine Allak'a isyanda* kaçının." (Teğabün suresi: 16)
Abdullah Büyük
|