Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Allah'tan Vahiy Kullardan İbadet

 Varlıkların Hayatı 

    Yeryüzünde olan ve yaşayan varlıkları üç ana başlıkta toplayacak olursak, bunlar Nebatat (sebze-meyve-ot vs.), Hayvanât (sinekten file kadar) ve insanların hayatıdır. Cemadât dediğimiz ruh taşımayan, canlı olmayan, lakin kendi lisanı haliyle Rabbini teşbih eden tas, toprağı, dağ, ova, nehir v.s. belli bir hayan vardır.
    Biz burada insanlığın hayati üzerinde kısaca duracağız.
    İnsanın üç merhaleli hayatı vardır. Bunlar:
    1. Ana rahmindeki hayatı,
    2. Dünya hayati,
    3. Ahiret hayatı. Ahiret hayati insanın ölümü ile başlamaktadır.
    İnsanlar toplum olarak yaşama merhalesine geldiğinde hayatları farklılaşır:
    1.-Ailenin hayati: Bati tipi aile hayati-İslam tipi aile hayati.
    2. Cemiyetin hayatı: Cahiliye cemiyeti-İslam cemiyeti.
    3. Ümmet hayati: İslam ümmeti-Cahili ümmet
    4. Devletin hayatı: İslam Devleti ve diğerleri.
    Farklı farklı hüviyetlere sahip olan bu hayatın sahiplerinin akide, amel, ahlak, terbiye gibi meselelerde fiziki olarak bir arada yaşamaları zordur.
    İnanç itibariyle de toplumların hayatı vardır ve tasnifi Kur'an yapmıştır:
    1. Mü'minlerin hayatı,
    2. Kâfirlerin hayatı,
    3. Münafıkların hayatı ve
    4. Müşriklerin hayati.
    İslam dairesinin dışında kalan bazı ideoloji ve o ideolojiyi benimseyenlerin de kendilerine has olan hayatları vardır. Bunlar ise:
    1. Komünizm ve komünistlerin hayatı,
    2. Kapitalizm ve kapitalistlerin hayati,
    3. Kemalizm ve kemâlistlerin hayati,
    4. Ateizm ve ateistlerin hayati,
    5. Laisizm ve laiklerin hayatı,
    6. Demokrasi ve demokratların hayatı.
    Yukarıda maddeler halinde ve misallerle anlatmış olduğumuz farklı farklı hayat tarzları, yaşama biçimleri olanlar, Allah'ın kendilerine verdiği belli bir ömrü yaşarlar ve yaşadığı bu ömürden Rabblerine hesap vermek için ölürler.
    İslam'ın karşıtı yoktur. Yani alternatifi yoktur. İslam'a ait olan her şeyin de alternatifi yoktur. Müslümanın da alternatifi yoktur. Maide suresinin üçüncü ayeti mealen şöyledir:
    "Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslamı beğendim."
    Dinin genel manası biçim, şekil, yol, davranış olduğuna göre, İslam dini bir hayat tarzını ortaya kor. Bir hayat biçimini şekillendirir. Böyle olunca, İslam dini, ferde, aileye cemiyete yansımakla yaşama tarzını gösterir.
    İslam Dinini camiye yakıştırıp, onu sosyal hayattan uzaklaştırmak isteyenler, bu isteklerini resmen açıklamışlardır. 16.9.1992 de TV1 20.00 Haberlerinde zamanın başbakanı "Demokrasi bir hayat tarzıdır" demiştir. 6 Kasım 1993 bütçe görüşmelerinde ise Karadenizli bir bakan "İslâm, hayat tarzı olamaz" ifadesini kullanmıştır.
    Görülüyor ki birlik ve beraberlikten bahsedenler, nüfusun yüzde doksandokuzunun müslüman olduğunu söyleyenler, müslümanların yani nüfusun %99'unun dini olan İslamı hayat tarzı kabul etmiyorlar. Peki o zaman İslam nedir?
    İslam, müslümanların inancına göre hayat tarzıdır. Gayrilerine göre ise miadı dolmuş, zamanın problemlerine cevap veremez hale gelmiş, kabile hayatim organize edebilecek kadar düsturları olan bir din (hâşa).
    Hayat tarzları ve inançları farklı olanları bir tarafa bırakıyor ve müslümanın hayatına kısaca temas ederek, oradan ibadet hayatına geçmek istiyoruz.

Abdullah Büyük


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın