Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Allah'tan Vahiy Kullardan İbadet

 Nâs Suresi 

    (Gönülleri Korumanın Tek Yolu Vardır)
    Surenin Meali:
    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
    De ki: Sığınırım ben insanların Rabbine, insanların Hakimine, İnsanların İlâhına. Fısıldayan sinsi Hannasın şerrinden. O ki insanların göğüslerine fısıldar. Cinlerden ve insanlardan olan (bütün vesvesecilerin şerrinden Allaha sığınırım).

    Surenin Sunduğu Mesaj:
    Allah (c.c.) bu surede üç sıfatını zikrediyor ve kendisine sığınılmasını telkin ediyor.
    1. Rabbün Nâs: İnsanları yetiştiren, terbiye eden, onlara efendilik yapan.
    2. Melikin Nâs: İnsanların hükümdarı, padişahı, hakimi olan Allah.
    3. İlâhin Nâs: İnsanların hakiki ma'budu, kendisine ibadet edilen Allah.
    Felak suresinde istenen şey, bedenin ve canın selametidir.
    Nâs suresinde istenen şey ise dinin selametidir, gönlün selametidir.
    Bu surede Yüce Rabbimiz, şeytanı, sıfatların en kötüsü, en tesirlisi ve en bozguncusu olan Vesvas özelliği ile tanıttı.
    Surede dikkatimizi çeken bir başka nokta ise, Yüce Allah (c.c.) bütün varlıkların Rabbi olmasına rağmen, insanları şereflendirmek için Rabbün Nâs buyurarak taltifte bulunmuştur.

    Allah-İnsan İrtibatı:
    Müslümanın gönül düşmanları çoktur. Dinine muhalefet edenler daha çoktur. Rabbimiz Hak davetçilerine yol göstermiş ve muhaliflerinin, düşmanlarının seviyesine kullarını düşürmemiş ve "Kul" -De ki, emriyle talimat vermiştir.
    Hem dışımızdaki muhaliflere ve hem de içimizdeki sinsi düşmanlara karşı yapılması icab edeni açıklamıştır. Kendi kalblerimizin kötülüğünden, ihtiraslarımızdan, bize ait olmayan yalnız bize geçen her türlü sakat anlayış ve batıl değerlerden sıyrılmamızın yollan gösterilmiştir.
    Nice nice teoriler, nazariyeler, felsefi kanaat ve görüşler, bazan sinsi şeytan tarafından, bazan aynı kefede olan insan şeytanları tarafından az mı konuşuldu? O şeytan maşa olarak nicelerini kullanmadı ki? Besmelesiz yenen yemeklere ortak oldu. Besmelesiz karı-koca ilişkisine de ortak oldu. Makale cinin, yazarın, çizerin gönlünden kalemine, oradan yazdığı satırlara indi. Piyon gibi kullandığı nice nice insan şeytanlarını, toplumlara kurtarıcı olarak takdim ettirdi. Batili alkışlattırdı.
    Ancak bu faaliyetlerde bulunan Şeytana hiç bir kimse fiziki olarak secde etmedi, rükua da varmadı. Fakat ibadet ettiğini, şeytana ve insan şeytanlarına ibadet ettiğinin farkına varamadı.
    Yasin Suresinin 60. ayeti ise konuyu hiç de böyle açıklamıyor: "Düşmanınızdır" demedim mi?"
    Görülüyor ki Şeytan ve piyonlarına uymak, onların dediklerini yapmak, Kur'an'da ibadet etmek olarak açıklanıyor.
    Rahmetli Humeyni, A.B.D için "Büyük Şeytan." demişti. Ne kadar da isabet etmiş. Hacılarımız, Hacca gitmeden evvel ülkelerindeki şeytanları, büyük şeytanları taşlamadan, onların yanlış olan görüş ve kanaatlarını reddetmeden, Allah'a isyan nitelikli olan hayat tarzlarını protesto etmeden gidecek olurlarsa, Mina'daki şeytan taşlama vazifesi heybetini kaybeder.
    İnsan Şeytanlarının, cin şeytanlarından daha tehlikeli olduğunu kabul etmek durumundayız. Çünkü Cin Şeytanları Allah'a sığınılınca gizlenir. İnsan şeytanları ise, çirkin şeyleri güzel göstererek devamlı olarak kötülüklere teşvik ederler.
    Netice olarak kulağa üflenen, ya da kalbe atılan, her türlü kötü düşünceden Allah'a sığınılır. Allah'ı anmak, sıfat ve isimlerim hatırlamak, insanı kötü düşüncelerden kurtarır, îblis'in savaşmasına Rabbimiz izin vermiş olsa bile, onun dizginini elinde tutmaktadır. Yüce Allah şeytanı, Rabbinden hükümdarından, ilâhından habersiz olarak yaşayan insanların üzerine gönderir.
    Böylece Fîl suresinden Nâs suresine kadar bir seyir takib ederek geldik. Allah (c.c) Nâs süresiyle kitabını bitirdi ve son suresinin adını "Nâs" insanlar olarak koydu. Eğer insanlar, yaratılmışların en şereflisi olmasalardı, Allah kitabını onların adıyla bitirmezdi.
    Rabbimizden, kullarına davet: İnsanların Rabbine, Melikine, İlâhına sığının. Allah'ın Rab, Melik ve İlâh olduğunu kabul edin, buyruğudur. Müslümanlar, bu davete Fatiha süresiyle cevap verirler. Fatiha suresi ile alemlerin Rabbinin, din gününün malikinin elbette Allah olduğunu itiraf ederler. Bu sefer Rabbimiz, öyle ise Benim Rabliğimi, Melikliğimi, İlâhhğımı kabul ederek yaşamak için sana bir rehber gerekir.
    Bu rehber Kitabım Kur'andır. Onu sımsıkı tutun. Seni cennette görmek istiyorum, buyururcasına Bakara suresinin ilk ayetlerine ellerimize kitabı tutuşturmuştur.
    İşte Fîl ve Nâs sureleri arasındaki on surenin kısa olarak sunduğu mesajı bu inançla sizlere vermeye çalıştık. Özetini verip sizleri kitabımızla, Resulümüzle başbaşa bırakıyoruz.

Abdullah Büyük


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın