Kalbin Sesi - Allah'tan Vahiy Kullardan İbadet
Felâk
Suresi 
(Çağdaş ve Sinsi Düşmanlara Dikkat)
Surenin Meali:
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
De ki: Sığınırım ben yükselen şafağın Rabbine. O'nun yarattıklarının şerrinden.
Ve bastıran kapkara karanlığın şerrinden. Karanlık işlere düşkün tüm insanların
şerrinden. Ve kıskançlık duyduğunda hasededenin şerrinden.
Surenin Sunduğu Mesaj:
Felak ve Nâs surelerinin bir sûre olduğunu müfessirler söylemiştir. Her ikisinin
müşterek manası ise "Muâvezeteyn" yani "sığınma sureleri" dir. Diğer bir manası
iltica demek olan sığınma, elbette ki kulun Allah'a ilticasıdır. Her ne kadar
maddeciler fıtrat üstü bir güce inanmasalar bile, insanlık isteyerek veya
istemeyerek kendisinden daha güçlü olanlara sığınma ihtiyacını hissetmiştir.
Gerek Felak ve gerekse Nâs surelerinin müşterek mesajı şudur:
Sanki Rabbimiz: Buraya gelin. Himaye altına gelin.
Gelin, çünkü sizin zayıf olduğunuzu, düşmanlarınızın bulunduğunu, etrafınızın
korkunç şeylerle kuşatıldığını biliyorum. Güven, huzur ve selâmet buradadır,
buyurmaktadır.
Sığınılacak hususlar ise bir noktada özet olarak verilmiştir: Bunlar ise gündüz
vaktinde gelebilecek her türlü kötülüklerin şerrinden,
Gece vaktinde gelebilecek kötülüklerin şerrinden, Sihir ve büyü yaparak
düğümlere üfleyenlerin şerrinden, Ve hasedcilerin kötü düşüncelerinden Allah'a
sığınmak. Allah-İnsan İrtibatı:
Felak ve Nâs sureleri ile Yüce Rabbimiz kullarını yönlendirmekte ve bir takım
talimatlar vermektedir. Bu talimat, gizli-açık, bilinen ve bilinmeyen tüm
korkulacak şeylerden Allah'ın himayesine sığınmaya ve O'nun koruması altına
girmeye yönelik bir talimattır.
Müslüman bir insanın böyle bir talimata "evet" demesi en tabii bir şeydir. Hem
de öyle bir "evet" demek' ki, hem kendisi için, hem ümmeti için, hem bütün din
kardeşleri, akrabaları için olmalıdır. Dini hakkında, Kitab'ı ve Sünnet'i
hakkında her türlü vesveselere karşı Allah'a sığınmak.
Böylece görülüyor ki Allah'a sığınmak demek, bir nevi hakikatin ardında koşmak
ve kişinin kendisini Rabbine teslim etmesi demektir.
Geceler şerre gebedir. Yani serlerin gizleneceği zaman dilimidir. Bu sebeple
Peygamberimiz gecenin başında tek başına yolculuk yapmayı yasakladı. Yemek
kablarının ağzının örtülmesini, kapıların kilitlenmesini, çocukların evlere
alınmasını emretti.
Günümüzde evlerini çelik kapılarla donatıp, uydu aracılığı ile nice nice namus ve ahlak hırsızlarını ekranlara davet edenler olsa da
biz müslümanlar Peygamberimizin buyruğuna inanır ve kapılarımızı maddi
hırsızlardan, ruhumuzu ise manevi hırsızlardan korumaya çalışırız.
Tevhid erinin etrafı sarıldığında, gizli, hileli usullere baş vurulduğunda,
mü'minin sığınacağı tek merci Allah'tır.
Gizli gizli antlaşmaların yapıldığı, sinsi kararların alındığı, İslam alemi
aleyhine her türlü entrikaların çevrildiği dünyamızda, müslümanlar bir taraftan
Allah'a sığınırken, beri tarafta bu gizli düşmanlıklara karşı yapılması icab
edeni de ihmal etmemelidir.
Allah'a sığınma talimatını gerçekleştiren müslüman insanlar, sadece kendilerini
değil, tüm müslüman kardeşlerini ve İslam dünyasını da hesaba katmalıdır.
Beyaz Saray'da konuşulan ve müslümanların aleyhine olan her şeyden Allah'a
sığınmak. İMF-GB-AET v.s. gibi kontrol ve denetimi müslümanlarda olmayan şer
odaklarının şerlerinden Allah'a sığınmak. Daha sonra da bu sığınmanın müşahhas
hizmet ve tedbirlerini düşünmek ve icraat sahasına koymak.
Bir başka noktaya başımızı çevirecek olursak, orada ise hased eden bir şerri
görmüş oluruz. Gökyüzünde işlenen ilk günah hasedcilik, yeryüzünde işlenen ilk
günah yine hasedcilik yüzündendir. Gökyüzünde İblis Hz. Adem'e hased ederken,
yer yüzünde ise Kabil, kardeşi Kabil'e hased etmiştir.
Netice olarak diyebiliriz ki, Kevser suresi ile büyük nimete kavuşan, Ebter
diyenlere karşı Kâfirûn suresi ile gereken cevabı veren, Nasr suresi ile
Allah'ın yardımına kavuşup, Ebu Lehebleri tesirsiz hale getiren, daha sonra
İhlâs suresi ile bu başarının hakiki sahibini dünyaya ilan eden müslüman insan,
Felak ve Nâs sureleri ile ve Rabbimizin talimatı ile koruma altına alınmaktadır. Kendisini çekemiyenlere, bu güzel basanlara hased edenlere,
Allah'ın hususiyetten önünde, kendi zihniyet ve sistemlerinin iflas ettiğini
anlayıp, İslam'a, Kur'an'a, Müslümana düşman olanlara karşı, Rabbimiz, müslüman
kullarını özel himayesi altına alıyor ve ancak ve ancak kendisine sığınılmasını
emrediyor. Nâs sûresi ile de üç önemli sıfatım zikrediyor.
Abdullah Büyük
|