Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Allah'tan Vahiy Kullardan İbadet

 İhlâs Suresi 

    (Mü'minlerin En Büyük Haykırısı)
    Surenin Meali:
    Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
    De ki, O, Tek Allahtır. Allah öncesiz ve sonrasız, tüm kainatın asıl sebebidir. O doğurmamıştır, doğurulmamıştır. Hiç bir şey O'na eşit olamaz.

    Surenin Sunduğu Mesaj:
    Müşrikler: "Ey Muhammedi Seni gönderen Rabbin nasıldır?" dediklerinde bu sure nazil olmuştur. Yine Yahudiler gelerek: "Allah, melekleri nurdan, Ademi çamurdan, iblisi ateşten, göğü dumandan, yeryüzünü su köpüğünden yaratmıştır. Peki Rabbinin kendi mahiyeti nedir?" dediklerinde Cebrail geldi ve "Ey Muhammed onlara de ki;" diyerek ihlas suresini getirdi.
    Allah'ın varlığının mahiyeti insan kavrayışının sınırları dışındadır. Allah soyut semboller aracılığı ile tarif edilemez.
Hatta bir gurup müşrik gelerek: "Ey Muhammed! Bizi kendisine çağırdığın Allah'ı anlat. Anasını, babasını, çocuk ve akrabalarını, soyunu bize bildir," dediler. İhlas suresi onlara cevap olarak geldi.

    Allah-İnsan İrtibatı:
    İhlas suresi Kur'anın üçte birine denktir. Bunu söyleyen Peygamberimiz (s.a.v)'dir. Bir kimse anlayarak bu sureye iman ederse, şirkten kurtulur. En çok okunan, camilerde müezzinlerin okuduğu baş sure haline getirilen bu suremiz mânâ, mahiyet itibari ile en az anlaşılan bir sure haline gelmiştir. Hatta türkçe meali ezberlendiği halde, bir türlü sunduğu mesaja dikkat verilmemiştir. Bu sözlerimizin isbatı, biraz sonra maddeler halinde açıklayacağımız hususlarla dile getirilecektir.
    Sure "kul" -de ki, emriyle başlıyor. Her zaman söylediğimiz gibi, Resulullah'tan sonra her mü'min, bu emrin muhatabıdır.
    Tebbet süresiyle Ebu Leheb'lerin dünya görüşünü, yönetim tarzını, hayat biçimini Allah'ın yardımı ile hayra tebdil eden mü'minlerin Ehadiyeti haykırma zamanı gelmişti. O da HÜVALLAHÜEHAD...
    Ezbere dayanan, alışkanlık hale getirilen bir ilan değildir bu. Bu haykırışın kökü vardır, kaynağı vardır. Geldiği bir yeri vardır. Ezel ve ebed sultanının talimatlarını, direktiflerini, farz ve haramlarını kabul ederek, O'na kul olmaya başını vermiş insanların haykırışıdır bu.
    Ebrehe Ka'be'yi yıkmaya geldiğinde tüm putperestler, müşrikler 360 tane putu bırakarak, söz konusu afetten kurtulmaları için sadece Allah'a yalvarmışlardı. Biliyorlardı ki, bu gibi nazik durumlarda onlara Allah'tan başkası yardım edemez.
    Günümüz dünyasında yaşayan insanların çoğu da öyle değil mi? Allah'ı, hayat tarzlarına, iktisadi, hukuki, içtimai ve siyasi faaliyetlerine karıştırmayan nice nice insanlar, bir savaş anında, bir deprem ve yangında, bir heyelan ve selde hemen Allah dönerler. Hastalıklarında en son çare olarak mecburen Allah'tan şifa dilerler. Aynı insanlar bir taraftan Allah'a kafa tutarak, "Katından gelen yasalarla modern bir hukuk devlet yapısını idare etmeyiz", derken, beri tarafta Hz. Muhammed (s.a.v.)'e bir mahalle muhtarına verilen yetkiyi dahi vermezler.
    Böyle inancın sahiplerinin ezbere Allah demesinin hiç bir kıymeti yoktur. Onun için en çok okunan İhlas suresini, mana, maksad ve mahiyet olarak anlamak mecburiyetindeyiz.
    Peygamber efendimiz, gününe iki sureyi okuyarak başlardı. Sabah namazının sünnetinde okuduğu bu iki surenin birincisi Kâfirûn, ikincisi ise îhlâs suresi idi. Bunun bir anlamı ve gayesi vardır. İhlas suresi ile Kâfirûn suresi arasında iki sure vardır.
    Kâfirûn suresi, kafirlerin taptıkları şeye tapılmayacağım ilan eder,
    Nasr suresi, küfür ehline karşı zaferin müslümanlara ait olduğunu açıklar,
    Tebbet suresi, kafirlerin akıbetlerini açıklar,
    İhlâs suresi ise, ibadet edilmeye layık olan Allah'ı tanıtır.
    İhlâs süresindeki sıfatlar kolayca anlaşılması mümkün olan sıfatlardır. İnsanlık Allah'ın zatını tanıma konusunda sadece O'na yakışan şeyleri bilmemesinden dolayı sapıtmış ve şirk koşmuştur.
    Özet olarak insan, Allah'ı (c.c.) aşağıdaki sıfatlarla tanırsa, O'nu hakkıyla tanımış olur diyor ve mevzuyu bitiriyoruz:
    1. Vahdaniyet: Allah'ın zatında, sıfatlarında ve fiillerinde bir olması.
    2. Kıyam bi nefsihi: Varlığı kendisinden kaynaklanan ve başkasına muhtaç olmayan.
    3. Kıdem: Varlığının başlangıcı yoktur.
    4. Beka: Varlığının sonu yoktur.
    5. Muhalefetün lil havhadis: Kainatta var olan hiç bir şeye zatça ve sıfatça benzememesi.
    Bu güzel itirafı yapan ve inancını insanlığa haykıran mü'mini, Yüce Rabbimiz Felâk ve Nâs sureleri ile koruması altına alır ve bazı talimatlar verir. Bakalım bu talimatlar neler olacaktır?

Abdullah Büyük


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın