Kalbin Sesi - Allah'tan Vahiy Kullardan İbadet
Nasr
Suresi 
(Ey Allah'ın Yardımı Ehlen ve Sehlen)
Surenin Meali:
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Allah'ın yardımı ve feth gelip de insanların bölük bölük Allah'ın dinine
girmekte olduklarını gördüğün vakit, Allah'ına hamdederek O'nu teşbih et ve
O'ndan mağfiret dile, çünkü O, tevbeleri çok kabul edendir.
Surenin Sunduğu Mesaj:
Mekke'den Taife, oradan Medine-i Münevvere'ye gitmeye zorlanan yüce Resul,
kovulduğu şehre zafer elde etmiş olarak geri döndü. Hem de Mekke'ye girerken
binmiş olduğu binitinde başı eğik olarak.
Hz. Musa'nın bir ömür boyu çektiği çilesini, bir günde yaşayan, yüzlerce
işkence, baskı, zulüm, hakaret, alay ne varsa hepsini tadan ve duyan sevgili
Resul, kendisine o işleri layık görenlere "Hepiniz serbestsiniz" diyerek
Kâ'be'ye girdi. Allah'ın yardımını sünnetullaha tabi olarak aldı. Tüm basan ve
zaferlere rağmen yine ağzından dökülen "Estağfirullah" oldu. Teşbih oldu,
hamdetmek oldu.
İman, amel; buna karşı toplumun tepkisi, baskısı ve çilesi. Çile ve baskıya
rağmen mücadeleye devam ve netice, Allah'ın yardımı.
Allah-İnsan İrtibatı:
Allah'ın yardımı, kâfinin suresinde belirtilen tavizsiz karar neticesinde zuhur
etmektedir. Kafinin suresini Rabbimizin talimatıyla yaşayan her müslüman kul,
mutlaka Allah'ın yardımına mazhar olur.
Yine suremizin ilk muhatabı Hz. Peygamberimiz ve bu hitaba uygun olarak hareket
eden herkestir. Sure, mü'minlerin zaferler karşısında nasıl hareket edeceğini
bildiriyor.
Mü'min, inancının gereği ölünceye kadar fethe çıkar. Gönülleri, fikirleri
ülkeleri v.s. Çünkü fetihler, kapalı iken Allah tarafından kula açılan her
şeydir. Rızıklar, ibadetler, ilimler, anlayışlar, keşifler. Hep fethin eseridir.
Bu fethi gerçekleşen mü'mine yakışan şey şımarmamasıdır. Üstelik eziklik
çekerek; "Ya Rab ben bu kadar yapabildim. Gücüm bu kadarına yetiyordu. Belki
yaptığım hizmet, senin emirlerine tam uymayabilir. Bunun için senden özür
diliyorum. Sana istiğfar ediyorum." diyebilmelidir.
İnsanlar dine guruplar halinde girseler bile, mü'min kendine aşın güvenden
kaçınmalıdır. Tersine daha mütevazi ve zaaflarının bilincinde olmalıdır.
Müslümanlar görevini yerine getirirken, işlediği zaaf ve eksikliklerden dolayı
Allah'tan af dilerler. Namaz kıldıktan sonra üç defa "Estağfirullah" demenin
sahih hadislerde teşvik edilmesini iyi anlamak gerekir.
Günümüzde her hangi bir hizmeti gerçekleştirenleri veya o hizmeti devreye
koyardarı takdir etmekle beraber, bir noktaya dikkatlerini çekmek istiyoruz.
Allah'ın Peygamberi 23 sene gibi
kısa bir sürede bir topluluğun akide, düşünce, ahlâk, kültür, medeniyet,
muaşeret, siyaset, iktisad ve savaş anlayışını değiştirerek dünyanın en hayırlı
cemaatı seviyesine çıkarıyor, buna rağmen böyle büyük bir başarının sonunda
Allah'a istiğfarda bulunuyor;
Merasimler, törenler, çalgılar, türküler, sanatçılar. Bunun biraz daha
katmerlisi içkiler, balolar, danslar, v.s.
Müslümanın lügatindeki Fetih, ona istiğfarı öğütlemiştir. Fethin zıddı olan
işgal ise kopyacı zihniyete yanlışları yaptırmıştır.
Nasr suresi, fetih ordusunun, asker ve kumandan olarak yapacağı vazifeleri net
bir şekilde ortaya koymuştur. İstiğfar virdinin ısrarla üzerinde durulması
dikkatleri toplamaktadır. Çünkü insan ölünceye kadar gafletten ve hatadan uzak
kalamaz. İstiğfar ise, Rabbimizin bilip, bizlerin bilemediği hata ve kusurlar
için yapılır. Namaz kılıyoruz bitiminde istiğfar, sohbet ediyoruz bitiminde
istiğfar, bir fakire yardım ediyoruz bitiminde istiğfar, bir ülkeyi fethe
çıkıyorsunuz, fethin neticesinde istiğfar.
Karşılanmalarında taksi adedini hesap edenler, miting meydanında toplanan
insanların azlığından şikayetçi olanlar bu hikmeti nereden bilecekler? Mısır
fethinden sonra Üsküdara gelen Yavuz, kendisini Topkapı'da bekleyenleri duyunca
gitmekten vazgeçip, gece karanlığında küçük bir kayıkla karşıya geçer. Sessizce
evine girer. İşgal ordularının mantığına kuyruk olanlar bu hikmetlerden ne
anlar?
Allah'ın yardımının olduğu yerde Ebu Leheber barınabilir mi?
Abdullah Büyük
|