Kalbin Sesi - Allah'tan Vahiy Kullardan İbadet
Kevser
Suresi 
(Allah Kevser Derken, Toplam Ebter Diyor)
Surenin Meali:
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Biz sana Kevseri verdik, o halde Rabbin için namaz kıl ve kurban kes. Asıl ebter
olan onlardır.
Surenin Sunduğu Mesaj:
İnkarcıların baskısına, zorlamalarına, dayatmalarına maruz kalan Peygamberimize
bir nevi Hak müjdesidir bu. Dünyada çok hayır, ahirette ise cennet olarak
verilecek Kevser, Peygamberimizin şahsında tüm ümmetine şâmildir.
Sınırlı olmayan sonsuzluk, sınırsız bolluk olan kevserin Peygamberimize
verilmesi, ümmeti için de büyük bir Hak ikramıdır.
İnkarcılara göre, Resulüllah kavminden uzak kalmakla çaresiz kalmış, ticareti
mahvolmuş, ismini devam ettirecek erkek evladı kalmamış, yanında sayılabilecek
kadar bir kaç kişiden başka kimse olmayan, seslerine kulak asılmayan bir hale
gelmişti. İşte durumun hiç de böyle olmadığını anlatan Kevser
suresi Peygamberimize sunulan hak desteğidir, hayr-ı kesirdir, cennettir.
Allah-İnsan İrtibatı: Diyeceksiniz ki bu mevsimde bu sure de nereden çıktı. Daha
Kurban bayramına çok var. Doğru. Küçüklüğümüzden beri Kevser suresini Kurban
bayram namazı hutbelerinde veya sohbetlerinde dinler, bir daha aklımıza bile
gelmezdi. Babalar gününün, analar gününün, sakatlar gününün yaşandığı bir
ülkede, ayet veya surelerin böyle parsellenmesini pek yadırgamamak lazım.
Rabbimiz bazan kendisim "Ben", bazan da "Biz" olarak tanıtır. Bunun
hikmetlerinden biri de zatının birliğini, sıfatlarının çokluğu gerçeğini
bildirmek içindir.
Rabbimiz kullarına Kevser vermiştir. Kevserin ahiret ile olan bağlantısına pek
girmek istemiyoruz. Rabbimizden isteğimiz, ahirette kullarını kevsersiz
bırakmasın. Âmin.
Kevser çok hayırdır. Kevser imandır, Kur'an'dır, İslam'dır, Ümmettir, güzel
ahlaktır, islam alimleridir. Rabbimiz bunları kullarına bahşetmiş. Hangi
kullara? Dini yalanlamayan, yetimi itip kakmayan, yetimin kamını doyuran, namazı
ihlâsla kılan, etrafındakilere karşı hak ölçüleri istikametinde cömert olan
kullara.
İşte böyle kullarına verilen nimetler özet olarak bunlardır. Kula düşen vazife,
tüm bu nimetleri veren Rabbine karşı teşekkürdür. Kul bu teşekkürünü namaz
kılarak ve kurban keserek isbatlar. Çünkü namaz şükrün tüm kısımlarını
toplayıcıdır. Namaz kılmakla kul, Rabbi ile olan irtibatını, diyalogunu
kesintisiz devam ettirir. Bazan öyle, bazan böyle değil, her zaman Rabbi ile
irtibat halinde yaşar.
Aynca kurbanı da vardır. Sadece senenin bir gününde
kestiği kurbanla da iktifa etmez. Allah'ın kendisine verdiği tüm nimetleri,
özellikleri, hasletleri yine O'nun yoluna kurban eder. O'nun yolunda kullanır.
Namazıyla, kurbanıyla, güzel müslümanlığıyla Allah'a kul olan insanı, cahiliye
toplumu rahat bırakmaz. Peygamberine Ebter diyen zihniyet, bugün aynı niyetle,
aynı gaye ile fakat farklı ithamlarla ümmeti rahatsız ediyor.
Sağcı der, solcu der, kökten dinci der, fundemandalist der. Şeriatçı der, bunlar
hangi çağın insanı? der.
Desin Rabbimiz Kevser diyor ya. Yetmez bu bize?
Asıl ebter olan Resulullah'ın düşmanlarıdır. Güneşe "evet" deyip, ışığına hayır
diyen, İslam'a "evet" deyip, onun pratik hayatına "hayır" diyen zihniyet Allah
ve Resul düşmanıdır ve ebterdir.
Bir asırdır, inkarcılar, müslümanların morallerim bozmak için az mı konuştular?
Az mı hakaret ettiler. Yazılarımızla, kıyafetlerimizle, dinimizle, hukukumuzla,
tesettürümüzle az mı uğraştılar, az mı alay ettiler? Dost tarafından dostun
cevap verildiği gibi, Resulullah'ın hasımlarına karşı cevabı Hz. Allah
vermiştir. Bugün de öyle. Müslümanlara, Kur'an'a, İslam'a karşı gelen, onlarla
alay eden, müslümanların inancını ve hayatını çağlar dışı ilan eden insanlara
cevap kimdendir? Yine Allah'tan. Sadece bir tanesi:
"Hakikata kulak vermeyi reddeden, Kur'an öğütlerinden yüz çevirenler, arslandan
ürküp kaçan yaban eşşekleridir." (Müddesir suresi: 49, 50,51)
"Lâik olmayan, insan bile olamaz" diyenlere müslümanlar bir şey demedi. Çünkü
denilmesi icab edeni Rabbimiz bildirmiştir. O kâfidir.
Bu ümmet bugün bu bozukluğu ile diğer bütün toplumlardan daha çok iyilik
taşımaktadır. Çünkü bu ümmet Hz. Peygamberin çocukları durumundadır. Ne
müslümanların ne de
inantıkları dinin dönemi bitmemiştir. Üstelik ebter olanların düzen ve
sistemleri kokuşmuştur.
Biz müslümanlar "Ebter" diyenlere karşı, Rabbimizin "Kevser"ine sarılıyoruz.
Kevserimize mani olmak isteyenlere, Kevserimizi engellemek isteyenlere
cevabımızı yine Hak Kelamından veriyoruz: Kul Yâ Eyyühel Kâfirûn.
Abdullah Büyük
|