Kalbin Sesi - Allah'tan Vahiy Kullardan İbadet
Mâun
Suresi 
(Aktörlükle Dine Hizmet Edilmez.)
Surenin Meali:
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.
Ahlâki değerler sistemi dini yalanlayanı tasavvur edebilir misin? İşte böyle
biridir, yetimi itip kalkan. Yoksulu doyurma gayreti olmayan. Yazıklar olsun şu
namaz kılıp duranlara. Onlar ki kalpleri namazlarına yabancıdır. Onlar ki
niyetleri gösteriştir. Üstelik onlar insanlara en ufak bir yardımı bile
reddederler.
Surenin Sunduğu Mesaj:
Görmedin mi? diye başlayan surenin ilk muhatabı Hz. Peygamber ve sonra her akıl
sahibi insanadır. Surenin ilerleyen ayetleri bu gerçeği isbatlıyor ve ileride
açıklanacak şeyler, gözü gören her insanın görebileceği unsurlardır. İslam
dinini, ahiret alemini hesaba katmayarak ve onları yalanlayarak hayat sürenleri
tarif etmektedir suremiz. Elbette ki deşifre edilen Ebu Cehil'in ismi verilmese
de anlatılan odur.
İki yüzlülüğü kendisine ayrılmaz meslek edinmiş, riyakarca namaz kılarak
Rabbimizin "Yazıklar olsun" cevabını alan insanların son vasıfları ise cimrilik.
Topluma zerre miktarı
hayrı ve hasenatı olmayan kimselerin taşıdıkları kimlikle sure son buluyor.
Allah-İnsan İrtibatı:
Hatırlarsak, müslüman insan Fil suresinde Rabbinin büyüklüğünü itiraf etmiş,
Küreyş suresinde bu itirafı ile kalmayarak O'na ibadet etmeye karar vermiş ve
nasıl ibadet edileceği hususunda cevap beklemişti.
Mâûn suresi bunu cevaplandırıyor. Allah'a ibadet edeceklerde aranan vasıflan
sayıyor. Ve birinci sıraya ise "Dini yalanlamama" şartını koyuyor. Dini
yalanlama yok, emirlerini hafife almak yok.
Gece gündüz ağzımızdan düşürmediğimiz din de yalanlanır mı demiyelim. Dini
yalanlamanın alametleri ortadadır:
1. Riyakarlık, misal olarak da namaz aktörlüğü. Gösteriş budalalığı.
2. Paylaşma hasletinin olmaması. Rabbimizin verdiği nimetleri başkalarıyla
paylaşmamak da dini yalanlama alametidir.
Mâûn suresi nimeti inkar edenleri anlatır ve Allah'a kul olacaklara doğru-dürüst
bir hüviyet kazandırır. Rabbine ibadet etmeyenler, insanlara da iyilik
etmeyenlerdir.
Yine Rabbine ibadet etmeyenler, insanları sosyal ve ekonomik sınıflara
bölenlerdir. Yetimleri itip kakma toplumu sınıflara bölmektir. Miskinleri hesaba
katmamak ise ekonomik gelkleri inhisar altına almaktır. Geriye ne kaldı? Yetim
ve öksüzleri, miskin ve fakirleri miting meydanlarına toplamak ve onlara
"Memurlar, emekliler, işsizler" sloganlarıyla riyakarlık yapmaktır.
Mâûn suresinin başına dönersek, "Dini yalanlayanı gördün mü" diye başlar. Bu
suali duyan her aklı başındaki insan, işaretin hangi tarafa çevrildiğini görmek
için heyecanlanır.
Acaba kimdir dini yalanlayan? diye. Hemen ardından cevap gelir? İşte o, öksüzü
itip kakan ve yoksulu doyurmaya teşvik etmiyendir.
Görülüyor ki dini yalanlamanın insan ahlakındaki belirtisi yetimi itip
kakmaktır.
Bugün dünyada kafirlerin çoğunun fakirlerin lehine çalışıyor, kazanıyor
görünmeleri müslümanları aldatmamalıdır. Bu, kin sebebiyle ortaya konulmuş
politik bir tutumdur. Ahiret inancından mahrum olanlar, kendi çıkarlarını
düşünürler.
Talan edilen islam aleminin mal varlığı. Müslümanların başlarına geçen riyakar,
iki yüzlü bati piyonları ve onların suret-i haktan görünen nursuz çehreleri.
Bir hac mevsiminde Kâ'be'de olsak ve Kâ'be'yi tavaf etmeye gelen böyle tipleri
gözlerimizle görsek, orada Mâûn suresinin dediklerine bir kulak versek. Adlan
müslüman adı. Ciltleri ve dilleri müslümanların dilleri. Ama fikirleri, ama
düşünceleri ya Almanlaşmış, ya Avrupalaşmış.
İşte Mâûn suresinin tenbihi budur: Sen Allah'a kul olmak istiyorsan, dini
yalanlamıyacaksın. Dini hükümleri çağdışı ilan etmiyeceksin. Ahiret diye bir
aleme imanın tam olacak. Toplumu sınıflara bölmeyeceksin. Sınıflı bir toplum
değil, sınıfsız bir toplum kuracaksın. Allah'a olan görevlerinde, ibadetlerinde
aktörcülüğü bırakacaksın. Veren el olacaksın. Evindeki kab kaçaktan, cebindeki
parana kadar hep vereceksin. Bireysel hayatınla namazı, toplumsal hayatınla
zekatı at başı götüreceksin. Dini yalanlayanların peşinden gitmiyeceksin.
Onların davet ettiği hayat tarzını reddedeceksin. Kendilerine dahi faydası
olmayan bu din aktörlerinin sana bir faydasının olmayacağını kabulleneceksin.
Ahirette kiminle, kimlerle beraber olacağına dikkat edeceksin.
Eğer bu denilenleri yaparsan sana Kevser var. Hesabını iyi yap
Abdullah Büyük
|