|
Kalbin Sesi - Allah'tan Vahiy Kullardan İbadet
İnandığımız
Güvendiğimiz Allah'ımızdan Vahiy 
Yakînen bilmeye, tanımaya çalıştığımız yüce yaratıcı ve yönetici olan
Allah'ımızın sözleri, kelamları, direktifleri, talimatları, emirleri, yasaklan,
tavsiyeleri, baş göz üstüne diyoruz.
Bu inancımızın kalblerimizde mutmain olması için biraz da vahiy kelimesi
üzerinde durmak istiyorum. Böylece gerçek ve sahtenin kimliği belirlensin.
İnsanlar yanlışlara kurban olmasın.
Hayata bakıp doğru tanımak, hayata ait kanunları Kur'anın rehberliğinde yaşamak,
eşyayı güzelce kullanmak ve ona hakim olma tarzını öğrenmek vahiyden geçer.
Vahiy, duyu ve akıl ile algılanamaz. Vahyin mahiyetini insan aklının çözmesi
imkansızdır. Onun için akademik bir yaklaşımın dışına çıkarak diyoruz ki, vahiy,
Allahımızın doğrudan bizzat kendisi veya güvenilir elçisi olan Cebrail
vasıtasıyla Peygamberlere emirlerini, nehiylerini bildirmesi, öğretmesidir.
Vahiy bütün insanlara eşit olarak hitap eder. Irk, renk, cinsiyet farkı
gözetmez.
Vahiy her zaman güncel kalmıştır. Çünkü zamana göre
toplumun değişen istek ve ihtiyaçlarına cevap verir. Hiç bir zaman aciz kalmaz.
Vahye, Allah'ın konuşması da diyebiliriz. Çünkü vahiy, Allah'ın emir nehiy,
tavsiye ve haberleridir demiştik. Bu manada Allah'ın konuşmasını vahiy ile
tanırız.
Tüm Peygamberler vahyi, Allah'ın bir emaneti olarak an-\lamislar, onu gerçek
sahibine yani insanlara ulaştırmak için her türlü sıkıntı ve zorluğa göğüs
germişlerdir.
Vahyin hedefi insandır. Vahiy, Allah ile insan arasındaki ilişkilerde devamlı
insanı rabbine karşı faal futar.
Vahiy, hayatta hiç bir boşluk bırakmamış ve herşey ve herkes hakkında gerekli
olan açıklamalı ölçüleri göstermiştir.
"Kitapta biz hiç bir şeyi eksik bırakmadık" (En'am suresi: 38)
Vahiy hakkında anlayabileceğimiz bazı noktalar vardır ki, onları fazla uzatmadan
kısa kısa izah etmeye çalışalım:
Vahiy, Allah'ımızın kainatı yaratması, aynı zamanda her varlığın hangi yolda
gideceğine hükmetmesidir. Kâinatın tamamında Rabbimizin iradesi hakimdir. Tüm
varlık Allah'ın emrine teslim olmuştur ve ne yapmaları gerektiğini devamlı
olarak Allah'tan alırlar.
Abdullah Büyük
|