Ana Sayfa

Mübaek Ay, Gün ve Geceler

Geri
Kalbin Sesi - Üç Aylar ve Faziletleri
e. İtikâf

     İ'tikâf; lügat deyiminde, bir şeye devam etmek mânâsında-dır. Dînî terim olarak; bir mescidde veya o hükümdeki bir yerde i'tikâf niyetiyle durmaktan ibarettir. Ramazan'ın son on gününde i'tikâf, kifâye yolu ile bir müekket sünnettir, (islâm ilmihali, ö.Nasûhi
     Bilmen s: 325)
     Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyuruyorlar:
     "Ramazan'ın son on gününde, i'tikâf eden kimsenin sevabı iki nafile' urrae sevabı gibidir." (Musahabe-5 s: 87)
    Oruçluya İftar Ziyafeti Vermek
     Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyuruyorlar:
     "Kim bir oruçluya iftar ettirirse, yani iftar ziyafeti verirse, o oruçlunun sevabından hiç bir şey eksilmemek üzere, kendisine de öbürünün sevabı kadar verilir." (Musahabe 5 s: 79)
     Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Sa'd bin Mu-az'ın evinde iftar etti de, şöyle buyurdu:
     "Oruçlular yanınızda iftar etti, yemeğinizi ebrâr, yani iyiler yedi; melekler de sizin mağfiret olunmanızı istedi." (Musahabe-5 s: 79)
     Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'in En Cömert Olduğu Zaman
     İbn-i Abbâs -radıyallâhu anh- şöyle demiştir:
     Nebiyy-i Zîşân -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz, hayırda insanların en cömerti idi. En cömert olduğu zaman da, Ramazan ayında, Cibril'in kendisini çokça ziyaret ettiği demlerdi. Cebrâîl -aleyhisselâm- Ramazan'ın her gecesinde O'nunla buluşur, gündüz geceden sıyrılıp çıkıncaya kadar -veya Ramazan ayı çıkıncaya kadar- Nebiyy-i Zîşân, Kur'ân'ı ona arz ederdi. Cibrîl'in, Hazret-i Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'e buluştuğu zamanlar ise, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- hayırda, eserken engele uğramayan rüzgardan daha cömert olurdu." (Sahîh-i Buhârî, 1775)
     Sahurun Fazîleti
     "Sahur yemeği yemek, berekettir. O halde -herhangi biri-n|z, bir yudum su içmekle bile olsa- onu terketmeyin. Zîrâ Cenâb-ı Hakk sahura devam edenlere rahmet eder, melekler de onların mağfiret olunmasını niyaz ederler." (Musâhabe-5 s: 78)
     Oruçlu İçin Müstehâb Olan Şeyler
     1) Oruç tutacak kimsenin, sahur yemeği yemesi müstehâbtır.
     2) İftarı acele yapmak, yani akşam namazından önce oruç açmak müstehâbtır.
     3) Akşamleyin iftar ederken, şöyle duâ yapılması sünnettir:
     "(Meâlen): Allâhım!.. Senin rızan için oruç tuttum, sana îmân ettim, sana güvendim, senin rızkınla iftar ettim. (Orucumu açtım.) Ramazan ayının yarınki gününü oruç tutmaya da niyet ettim. Artık benim geçmiş ve gelecek günahlarımı bağışla!..."
     4) Orucu hurma gibi, tatlı bir şeyle açmak mendubdur.
     5) Oruçlu kimsenin, yakınlarına ve fakirlere fazlaca yardımda bulunması müstehâbdır.
     6) Oruçlunun mümkün olduğu kadar Kur'ân okumak, zikretmek, Peygamberimize salât ve selâm getirmek ve ilimle uğraşmak suretiyle gece ve gündüzlerini ihya etmesi müstehâbdır. (islâm ilmihali, Ö. Nasûhi Bilmen s: 280-281)
     Cennet Kapıları Açılır
     Mâlik bin Âmir, Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh-'den şöyle derkefkişittiğini tahdîs etmiştir:
     I Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz: 202
     "Ramazan girdiğinde Cennet kapıları açılır, Cehennem kapıları da kapanır, bütün şeytanlar da zincire vurulur." buyurmuşlardır. (Sahîh-i Buhârî, Kitâb-u Bed'il-Halk, s: 3072)
     Başka bir hadîs-i şerîfte:
     "Ramazan geldiği zaman, Cennet kapıları açılır." buyurmuşlardır. (Sahîh-i Buhârî, Kitâbu's-Savm, s: 1772)
     Bir diğerinde ise:
     "Ramazan ayı girdiği zaman gök kapıları açılır ve Cehennem kapıları kapatılır, şeytanlar da zincirlenir." buyurulmuştur.
     (Sahîh-i Buhârî, Kitâbu's-Savm, s: 1773)
     Cennette er-Reyyân Denilen Kapı
     Sehl -radıyallâhu anh-, Nebiyy-i Zîşân -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:
     "Cennette er-Reyyân denilen bir kapı vardır. Bu kapıdan kıyamet gününde yalnız oruç tutanlar girer; ondan oruç tutanlardan başka hiçbir kimse girmez. (Kıyamet gününde:) «Oruç tutanlar nerede?» denilir. Oruç tutanlar kalkarlar ve o kapıdan girerler. Onlardan başka hiç kimse içeriye alınmaz. Onlar girdikten sonra kapı kapatılır, artık bu kapıdan hiçbir kimse girmez." (Sa-hîh-i Buhârî, Kitâbu's-Savm, s: 1771)
     Oruçlunun İki Sevinç Anı
     Bir hadîs-i kutsîde:
     "Allah, «.Âdem oğlunun işlediği her hayır iş kendisi içindir, fakat oruç böyle değildir. Oruç sırf benim için edilen bir ibâdettir. Onun mükâfatını da ben veririm.» buyurulmuştur.
     Peygamber -sallâllâhu aleyhi ve sellem-Efendimiz de:
     «Oruç bir kalkandır. Herhangi birinizin oruç günü olduğu zaman, artık o kimse kötü söz ve fiil yapmasın, düşmanlık -veya bağırma- da yapmasın. Eğer bir kimse, ona söver yahut onunla döğüşürse, derhal, «Ben oruçlu bir kimseyim.» desin."
     «Muhammed'in -sallâllâhu aleyhi ve sellem- nefsi, kudret elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki, oruçlu ağzın (açlık) kokusu, Allah indinde misk kokusundan daha hoş ve daha temizdir.»
     ( «Oruçlunun sevinip neş'eleneceği iki sevinci vardır:
     Birisi, orucu bozduğu zaman sevinir. Diğeri de, Rabb'ına kavuştuğu zaman orucu(nun mükâfatı) ile sevinir.» buyurmuşlardır. (Sahîh-i Buhârî, Kitâbu's- Savm, s: 1776)
Yusuf Demireşik

 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın