Kalbin Sesi - Üç Aylar ve Faziletleri
|
d. Oruç |
"Ey İmân edenler!.. Sizden evvelkilere yazıldığı gibi, size de oruç yazıldı.
Umulur ki, Allah'ın emrini tutup, vikayesine gi-resiniz.
(Farz olan oruç) sayılı günlerdedir. Sizden kim o günlerde hasta yahut sefer
üzere olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutar. Oruca gücü
yetmeyenler de, bir yoksul doyumu fidye verirler. Bununla beraber kim gönülden
gelerek bir hayır yaparsa, işte bu, onun için daha hayırlıdır. Oruç tutmanız
sizin hakkınızda daha hayırlıdır, bilirseniz..." (O
sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, Kur'ân o ayda insanlara hidâyet rehberi, doğru
yolun ve hak ile bâtılı ayırd eden hükümlerin nice açık delilleri olarak
indirilmiştir. Öyleyse sizden kim, o aya erişirse, onda oruç tutsun. Kim de
hasta olur, yahut bir sefer hâlinde bulunursa tutamadığı günler sayısınca
tutarak kaza etsin. Allah sizin için kolaylık diler, güçlük dilemez. Bu da o
sayıyı ikmâl etmeniz, Allah'ı sizi muvaffak kıldığı şeyden dolayı büyük
tanımanız içindir. Böyle yaparsanız, şükretmiş olursunuz. Habibim, kullarım sana Ben'den sorarlarsa,
haber ver ki, ben onlara yakînım. Ben duâ edenin (beni çağıranın) dâvetine,
icabet ederim. O halde, onlar da Benim davetime icabet ve Bana îmân etsinler. Tâ
ki, o sayede doğru yola ulaşmış olurlar. Oruç
gecelerinde kadınlarınıza yaklaşmak size helâl kılındı. Onlar sizin için libâs,
siz de onlar için libâssınız. Allah, nefislerinize karşı za'f göstermekte
olduğunuzu bildiği için, tevbenizi kabul ile sizi afv etti. Artık onlara
yaklaşıp, Allah'ın size yazdığını isteyin. Gece, fecr-i sâdık olan ak iplik,
(gece olan) kara iplikten ayrılıp seçilinceye kadar yeyin, için, sonra geceye
kadar orucunuzu tamamlayın. Mescidlerde itikatta
bulunduğunuz zaman, kadınlarınıza yaklaşmayın. Bunlar Allah'ın koyduğu
hududlardır. Sakın oralara yaklaşmayın. İşte Allah, âyetlerini böylece insanlara
açıklar, tâ ki, kendilerini kurtarsınlar." (Bakara
Sûresi 183-187; Bakara Suresi Tefsiri s: 230)
Hadîs-i Kudsî'de şöyle buyurulmuştur: "Oruç, benim
içindir, onun mükâfatını ben vereceğim", yâni orucun mükâfatı benim!.. Ne
hurilerim ve ne de köşkle-rimdir. Bu yüzden Allah
sübhânehû ve Teâlâ, kendisini görme se-âdetine nail olmayı, açlığa bağlamış ve
Hazret-i îsâ'ya bu konuda hitap ederken şöyle demiştir:
"Acıkırsan, beni görürsün!.." (Bakara Suresi Tefsiri, s: 233)
Hadîs-i şerîfte şöyle buyurulmuştur: "Kıyamet
gelip, kabirdekiler diriltildiği zaman, Allah Teâlâ Rıdvan'a şöyle vahyedecektir: «Ben, oruçluları kabirlerinden aç, susuz olarak
çıkardım, Cennetlerden istedik/eriyle onları istikbâl ediniz!..»
O da seslenecek ve şöyle diyecek: «-Ey genç
hizmetçiler ve ölümsüz gençler!... Nurdan tabaklar getirmelisiniz!..»
İşte o zaman, kum tanelerinden daha çok, yağmur damlaları, gökteki yıldızlar ve
ağaç yapraklarından daha fazla meyveler, lezîz içecekler ve iştiha çekici
yiyeceklerle dolacak ortalık.. Bu Rıdvan, o oruçlulardan karşılaştığına
yedirecek ve: «-Geçmişteki günlerde işlediğiniz iyi
amellerin mükâfatı olarak, afiyetle yeyin, İçini..» denilecektir. (Bakara Suresi
Tefsiri, s: 234) Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi
ve sellem- buyuruyorlar: "Kim Ramazan orucunu, farz
olduğuna inanarak ve sevabını Allah'tan isteyerek, gönül hoşluğu ve tam bir
ihlâs ile tutarsa geçmiş küçük günahları bağışlanır." (Buhârî, Kiiâbu'l- imân)
Oruç Şefaat Edecektir "Oruç da, Kur'ân da kula,
yani, kendilerine devam edenlere, kıyamet günü şefaat edeceklerdir.
Oruç der ki: "Ey Rabbim, hakîkat ben onu, yâni oruçluyu, gündüzleri yemekten ve
şehvetlerden menettim. Onun hakkında beni şefaatçi kıl!.."
Kur'ân da der ki: "Ey Rabbim, ben onu, yâni Kur'ân okuyanı geceleri uykudan
alıkoydum. Hakkında şefaat etmeme izin ver!.."Onların bu niyazları kabul
edilerek, şefaat ederler." (Musahabe-5 s: 72-73 /Ahmed bin Hanbel'den) Oruçlunun Dikkat Edeceği Hususlar
Ebû Hüreyre -radıyallâhu anh-'ın rivayet ettiği bir hadîs-i şerifte Rasûlullâh -sallâllâhu
aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Her kim yalan
söylemeyi ve yalanla amel etmeyi bırakmazsa, o kimsenin yemesini, içmesini
bırakmasına Allah için hiç bir İhtiyâç yoktur." (Buhâri,
Kitâbu's-Savm 1775) Başka bir hadîs-i şerîfte de:
"Oruç, sâdece yemekten, içmekten vesâireden kesilmek değildir. Kâmil ve sevaplı
oruç, ancak faydasız laftan, boş vakit geçirmekten, kötü söylemekten, nefs-i
emmârenin bütün temayüllerinden de vazgeçmektir. Şayet biri sana söver, yahut
sana karşı câhilce herhangi bir harekette bulunursa, kendi kendine «Gerçek, ben
oruçluyum, gerçek ben oruçluyum» de, sabret!.."buyurulmuştur.
(Musahabe-5 s: 74 ; Hakim, Beyhakî'den) Oruç
Sıhhattir Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve seilem-
Efendimiz buyurdular: "Oruç tutun; Slhhat
bulursunuz!" (Musahabe-5 s: 76; Taberâ ni'den)
Orucun daha nice faydaları vardır ki, nefs hâkimiyeti, açlığa ve zorluğa
tahammül, açların hâline vukuf ve merhamet... bunlardandır. (Musahabe-5, s: 76)
Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve sellem- buyuruyorlar:
"Her şeyin bir zekâtı vardır. Cesedin zekâtı da oruçtur."
(Musahabe-5, s: 75 ; ibn-i Mâce'den)
Teravih Namazı Kılmanın Önemi Ebû Hüreyre -radıyallâhu
anh-: -Ben, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem-'den,
Ramazan hakkında şöyle buyurduğunu işittim: «-(Hakk
olduğuna kalbden) inanarak ve (âhiret sevabını) umarak, Ramazan ibâdetini yerine
getiren kimsenin geçmiş günahları mağfiret olunur.» demiştir. (Buhâri, Kitâbu's-Salâti't-Terâvih, 1863) Rasûl-i Ekrem Efendimiz Teravih namazı
hakkında da: "Şüphesiz ki, Allah Teâlâ, Ramazan
orucunu farz kılmıştır. Ben de onun kıyamını, yani Ramazan gecelerinde Teravih
namazı kılmayı sizin için sünnet yaptım. Her kim, orucun farz ve teravihin
sünnet olduğuna inanarak ve bunların sevabına rağbet ederek ve bunları ağır
saymayarak ve gönül hoşluğundan ayrıl-mayarak, tam bir ihlâs ile Ramazan orucunu
tutar ve geceleri de kıyam ile ihya ederse, anasından doğduğu günde olduğu gibi
günahlardan arınmış olur." buyurmuştur. (Musahabe-5 s: 81-82), |
|
Yusuf Demireşik |
|