Ana Sayfa

Mübaek Ay, Gün ve Geceler

Geri
Kalbin Sesi - Üç Aylar ve Faziletleri
f. Mi'rac-ı Nebî

     "Cemî nekâisten tenzîh ederim o Zât-ı Eceli ü A'lâ'yı ki, O Zât Tebâreke ve Teâlâ kendi abd-i ehassı olan Habîbini, geceleyin, Mescid-i Harâm'dan Mescîd-i Aksâ'ya gönderdi ki, biz o Mescid-i Aksâ'nın etrafında bağlar, bahçeler ve her türlü meyve ve nimetleri halk etmekle mübarek kıldık. (Dünyaca mübarek olduğu gibi, din hususunda da mübarektir.) Ve biz abd-i ehassımıza, kudretimize delâlet eden bazı âyetlerimizi göstermek için Mescîd-i Harâm'dan Mescîd-i Aksâ'ya gece götürdük. Muhakkak ki O Nebiyy-i Mükerrem, Rabbinin hitaplarını iyi işiten, gösterdiklerini en güzel görendir." (isrâ Sûresi 17/1)
     Mescid-i Aksa ile murâd, Mekke-i Mükerreme'ye uzaklığı sebebiyle Bey t-i Makdis'tir.
     Beyzâvi ve Hazîn'in beyânları veçhile, Mi'râc-ı Rasûlullâh, nefs-i Harem-i Şeriften vuku' bulmuştur. Bazı rivâyâtta, «Ebû Tâlib'in hemşîresi Ümmi Hânî'nin Harem dahilinde olan evine avdet etmiştir.» denilmektedir. Mi'rac-ı Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Hicret-i Nebevî'den bir sene sekiz ay evvel vuku' bulmuştur. Ve rûh maa'l-cesed vâkî olmuştur. Gerçi havsala-i ak-liyyesi mahdut, zayıf olan bazı kimselerden mirac-ı Nebevî'nin ruhen veyahut rüya ile olduğu kanâatinde olanlar bulunmuş ise de, hem zayıf ve hem de çürük bir kavildir.
     Mi'râcı, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- sabahleyin ashabına haber verince, müşrikler tekzîbe kalkışarak birbirlerine koşuşmuşlar ve yeni müslüman olmuş, daha imânı kuvvet bulmamış bazı kimselerin tereddüt ve inkârına sebep olmuşlardı. Eğer rüya ile olmuş olsaydı, hiçbir kimsenin itirazına hedef olmazdı. Çünkü rüyada havsala-i beşerin kabul edemeyeceği ahvâl-i garîbe görülebilir. İşte mi'râc-ı Nebevî, rûh maa'l-cesed olması muhakkaktır ki, müşriklerin akılları da hayrete düştüğünden, hattâ Ebû Bekir -radıyallâhu anh-'ın yanına gelmişler:
     -Gördün mü, arkadaşın ne söylüyor?., demişler, Hazret-i Ebû Bekir de:
     -Bundan daha ziyâdesini söylese, Rasûlullâh'ı yine tasdîk ederim! demesi üzerine "Sıddîk" unvanına mazhâr olmuştu..
Yusuf Demireşik

 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın