Kalbin Sesi - Üç Aylar ve Faziletleri
|
e. Regâib Gecesi |
"Receb ayının ilk Cum'a gecesine Regâib gecesi denir. Bazı âlimlerin
açıklamasına göre, Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi ve sellem- bu gece pek
çok rûhânî ahvâl ve ikrama kavuşmuş olmakla, Yüce Allah'a şükür için on iki
rekat namaz kılmıştır.
Peygamber Efendimizin -sallallâhu aleyhi ve sellem- bu Regâib gecesinde, ana
rahmine düşmüş olduğuna dâir olan bir rivayet uygun görülmemektedir. Çünkü bu
gece ile Hazret-i Peygamberimizin doğumu arasındaki zaman, bu hesaba aykırı
düşmektedir. Ancak Hazret-i Âmine'nin, Peygamber Efendimiz'e hâmile kaldığını bu
gece anlamış olması düşünülebilir. Sebep ne olursa olsun, bu gece pek mübarek
bir gecedir. Zaten Regâib, istenilen, değeri çok olan, bağış, ihsan, ikram ve
nefis şeyler demektir. "Râğibe" kelimesinin çoğuludur. Bu geceyi ibâdetle geçirmenin sevabı çok
büyüktür. Fakat bu gecede kılınacak namazın sünnet veya mendup olması hakkında
kuvvetli bir delil bulunmamaktadır. Bu gecede toplanıp, cemâatle namaz kılınması
bid'at sayılmaktadır. Zaten, Teravihten başka hiçbir nafile namazın, çağrışarak
cemâatle kılınması sünnet değildir, mekruh sayılır. Ancak bir yerde bulunan, iki
üç kimsenin bu gibi namazları cemâatle klimaları câİZ görülmüştür." (islâm
ilmihali, Ö. Nasuhi Bilmen s: 207)
Receb'in İlk Cum'a Gecesinde Allah'ın Mağfireti
Rasûl-i Ekrem -sallallâhu aleyhi ve sellem- buyurdular:
"Receb, Allah Teâlâ'nın ayıdır. Şaban benim ayımdır. Ramazan benim ümmetimin
ayıdır."
Peygamber -sallallâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz'e:
-Yâ RasûlâllâhL. Receb, Allah Teâlâ'nın ayıdır, ne demektir? diye sorulan suâle,
Allah Rasûlü:
-Receb, Allah Teâlâ'nın ayıdır. Çünkü Receb Hakk'ın mağfiretine mahsûs bir
aydır. Bu ayda insanlar kan dökmekten men' olunur. Bu ayda çarpışmaya izin
yoktur. Bu ayda Allah Teâlâ, Peygamberlerin -aleyhimüsselâm- dualarını kabul
etmiştir. Yine bu ayda Allah Teâlâ, evliyasını düşmanlarının elinden
kurtarmıştır. Bir kimse Recep ayında oruç tutsa, Allah Teâlâ tarafından üç türlü
lütuf ve inayete mazhâr olur. Bunlardan biri, Allah Teâlâ onun geçmiş
günahlarının tümünü mağfiret eder. İkincisi, hayatının bundan sonraki
safhalarında da onu korur. Üçüncüsü, mahşer yerinde susuzluktan emîn olur."
buyurduğunda, orada bulunanlardan yaşlı, pîr-i fânî bir zât ayağa kalkıp;
-Yâ Rasûlâllâh! Ben Recep ayının hepsini tutamam, dediğinde, Râsûl-i Ekrem -sallallâhu
alleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:
-Sen Receb ayının birinci, onbeşinci ve sonuncu günleri oruç tut, hepsini tutmuş
sevabına kavuşursun. Çünkü sevaplar, on misli yazılır. Fakat sen, Receb-i
şerifin ilk Cum'a gecesinde gafil olma ki, melekler o geceye Regâib gecesi
demişlerdir. O gece, gecenin üçte biri geçtikten sonra göklerde ve yerde bir
melek kalmaz, hepsi Kabe etrafında toplanırlar. Allah Teâlâ onların bu
toplanmaları üzerine onlara hitaben:
-Ey meleklerim, dilediğinizi benden isteyiniz!., buyurur. Onlar:
-Yâ RabbiL istediğimiz, Receb ayında oruç tutanları mağfiret etmendir, deyip
isteklerini arz ederler. Allah Teâlâ:
-Ben Receb ayında oruç tutanları mağfiret ettim, buyurur."
(Gunye 1 /181-182) |
|
Yusuf Demireşik |
|