Kalbin Sesi - Üç Aylar ve Faziletleri
|
- Cuma Günü Temizlik ve Boy Abdesti Konusunda Açıklama |
Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi ve
sellem- Efendimiz: "Cum'a günü yıkanması her baliğ olan kimseye vacip
(gibi)dir." (Sahîh-i Buhâri ve Tercemesi, Cuma Kitabı, C: 2) buyuruyorlar.
Yine: "...Her yedi günde bir yıkanıp,
başını ve bütün bedenini yıkamak, her müslüman üzerine bir haktır." (Sahîh i
Buhâri ve Ter cemesi, Cuma Kitabı C: 2)
buyuruyorlar. Cumhûr-u ulemâ'ya göre,
Cum'a namazından önce gusül etmekle bu emir yerine gelip, sonra edilen
gusül, Cum'a guslü olmamış olur. Sabah namazından sonra boy abdesti almak da
Ebû Hanîfe -rahimehuiiâh- ve Şafiî -rahimehullâh-'a göre fazîleti elde
etmeye yeterli ise de, Cum'a namazına gidecek zamana yakın olması daha
iyidir. İmâm-ı Şafiî -rahimehuiiâh-:
"Bu boy abdestini, suyu bir dinar karşılığında tedârik etmek gerekse de,
seferde de, hazerde de terk etmiş değilim." demiştir. (Tecrîd-i Sarîh
Tercemesi ve Şerhi 3/14) "Fazîletli olan,
haftada bir defa tırnakları ve bıyıkların fazla kısmını kesmek, ziyâde
tüyleri gidermek ve yıkanmak suretiyle bedenin temizliğine bakmaktır. Bunlar
hiç olmazsa on beş günde bir yapılmalıdır. Kırk günden fazlaya
bırakılmasında özür kabul edilmez." (Büyük islâm ilmihali, Ö. Nasûhi Bilmen,
s: 172) Sünen-i Erbaa'da rivayet edilen
bir hadîsinde, Rasûlullâh -sallâllâhu aleyhi ve sellem- Efendimiz şöyle
buyuruyorlar: "Her kim Cum'a günü eşiyle
beraber olup, sonra boy abdes-ti alır, mescîde gitmeye davranıp, hutbenin
öncesine yetişir ve yaya gidip, hayvana binmez ve imama yakın oturup, dinler
ve hutbenin sonuna kadar lakırdı etmez veya dinlemekten başka bir işle
meşgul olmaz ise, her adımına karşılık oruç ve namazı dahil olarak bir
senelik sevâb ihsan edilir." Bazıları bu
hadîsi delil gösterip, namaz kılanın helâl ve haramda gözü kalmaksızın,
rahat ve sakinleşmiş bir nefisle Cumaya gidebilmesi için, eşiyle
beraberlikten sonra boy abdesti alınmasının maksûd olduğunu Söylüyorlar. (Tecrîd-i
Sarîh Tercemesi 3/14) Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu
aleyhi ve sellem-buyuruyorlar: "Her baliğ
olan kimseye Cum'a günü gusletmek ve imkân bulduğu takdirde hem misvaklanmak,
hem de hoş koku Sürünmek vacip (gibi) dir." (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi 3 / 9)
Hadîs-i şerîfde emredilen gusül, misvaklanmak ve güzel koku sürünmenin üçü
de cemâate bedenin hoş olmayan kokusu ile ezâ vermemek hikmetine mebnî olup,
gusül, diğer ikisinden daha müekked bir müstehâp emirdir. (Tecrîd-i Sarîh
Tercemesi 3/12) Nebiyy-i Zîşân -sallâllâhu
aleyhi ve sellem- Efendimizin diğer iki hadîs-i şerîfi şöyledir:
"Dört şey Peygamberlerin sünnetleri cümlesindendir:
Hitan (sünnet), misvak, koku sürünmek, bir de nikâh..." (Tecrîd-i Sarîh
Tercemesi, 3 / 37) "Taharetler dörttür:
Bıyıkları kısaltmak, edep yerlerini tıraş etmek, tırnakları kesmek, bir de
misvak kullanmak." (Tecrîd-i Sarîh
Tercemesi 3 / 37) Misvak kullanmak, diğer
bir ifâde ile ağız temizliği de çok önemlidir. İmâm-ı Evzâî, abdestin
yarısıdır, demiştir. Misvak kullanmaya teşvik için de Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu
aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Misvaklanarak
kılınan namaz, misvaklanmaksızın kılınan namazdan yetmiş kat efdaldir." (Tecrîd-i
Sarîh Tercemesi, 3 / 37) Yine temizliği
tamamlayan son bir adım olarak, elbiselerin temiz ve güzel olanlarından
giyilmesi tavsiye ve teşvîk edilmiştir:
"Ey insanoğulları! Mescide her gidişinizde zînetinizi takınınız. Yeyiniz,
içiniz, fakat israf etmeyiniz. Cenâb-ı Hak israf edenleri sevmez..." (A'raf
7/31) Peygamberimiz -sallâllâhu aleyhi ve
sellem-, Mikdat bin Ma'dikerb'e:
"Kibirlenmeyerek ye, giy, iç!.." buyurmuşlardır. (Tecrîd-i Sarın Tercemesi,
3 / 34) Rasûl-i Ekrem -sallâllâhu aleyhi
ve sellem- Efendimiz hâne-i saadetten hârice çıkarken bin dirhem değerinde
bir ridâ ile çıkar-lardı. Fakat namazı, dört bin dirhem kıymetinde ridâ ile
kılarlar- dl- (Tecrîd-i Sarîh Tercemesi 3
/ 34) |
|
Yusuf Demireşik |
|