Kalbin Sesi - Üç Aylar ve Faziletleri
|
g) Nâfile İbâdetlerin Cemâatle Kılınmaması Gerekir |
İmâm-ı Rabbânî -kuddîse sirrûh- hazretleri'nin Mektûbât-ı Rabbânî'sinde 288.
mektupta nafile namazların cemâatle kılınmasının bid'at ve mekruh olduğu uzun
uzun anlatılır. Ve aynen şu açıklamalar yapılır:
"O kimseler ki, Aşure günü, Beraat gecesi, Regâib gecesi mes-cidlere toplanıp
büyük bir cemâatle nafile namaz kılarlar; hem de iki üç yüz kişi ile.. Böyle bir
içtimâ' ve cemâatle kılınan namazı da iyi görürler; ulemânın ittifakı ile
bunlar, mekruh irtikâb ederler. Kabahatleri iyi görmek dahî en büyük kabahatler
arasındadır.
Çünkü haramı mubah i'tikâd etmek, küfre götürür. Mekruhu iyi zannetmek ise ancak
ondan bir mertebe aşağıdır. Artık bu fiilin şenaati düşünülmelidir. "
Bu sebeple Teravih ve güneş tutulması namazlarının dışında, nafile namazların
münferiden kılınması gerekir. Yine 168. mektupta da şöyle buyurur:
"Ey Mahdûm-i Mükerrem,
Bu tarîkatta yeni îcadlar ve bid'atlar o kadar revaç buldu ki; bize muhalif olan
kimseler:
- Bu tarîkat, sünneti bırakıp bid'ata saplanmaktır, deseler bu durumda haklı
sayılacaklar. Şöyle ki; bunlar teheccüd namazını herkesin gözü önünde ve
mescidde tam bir cemâatle kılmaktadırlar. Tıpkı Teravih namazı gibi.. Bu
yaptıklarını da güzel sanar, halkı da böyle yapmaları için teşvîk ederler.
Halbuki fukahâ:
«-Nafile namazın cemâatle edası şiddetle mekruhtur.»
demişlerdir.. (Mektûbât-ı Rabbânî Tercemesi, 288 ve 168. Mektuplar) |
|
Yusuf Demireşik |
|