Kalbin Sesi - 21. Yüzyıl Tevhid Asrı
|
GÜÇ VE KUVVETİMİZİN ASIL KAYNAĞI |
En büyük, en hakîm, en alîm, en azîz, en kavî, en metin... Allahu taâlâ
hazretleridir, celle celâlüh ve amme nevâlüh ve lâ ilâhe gayrüh. Onun için,
Allah'a bağlanan, Allah'ı seven, Allah'a itaat eden, Allah'a tevvekkül eyleyen
kazanır; kimse onun sırtını yere getiremez, onu yenemez, ona galip gelemez.
Tarih boyunca, nice zayıf nahîf, fakir, yoksul, mahrumiyetli, araçsız gereçsiz,
sayıca az... ama iman yönünden son derece sağlam ve güçlü topluluklar,
kendilerinden maddî imkânlar, sayı ve mikdar bakımından kat kat üstün ve ileri
düşmanları yenmiş, mahv u perişan eylemişlerdir. Lâ havle ve lâ kuvvete illâ
billahil-aliyy-il-azîm. Güç ve kuvvet ancak ve sadece azîz ve celîl olan
Allah'ındır, dilediğine verir, destekler, galip ve muzaffer eyler.
Asıl akıllılık, asıl tedbir, asıl hüner, asıl iş: Allah'la beraber olabilmek,
O'nun rızasını kazanmağa çalışmak, O'nun buyruğu yönünde hareket etmeğe, O'nun
dinini desteklemeğe, yaymağa, koruyup kollamağa, üstün getirmeğe uğraşmaktır.
Aksine davranmak ise büyük yanlışlık, büyük gaflet, büyük sapıklık, büyük
küstahlık, dünyâda, ahirette büyük hüsran ve büyük ziyandır.
O halde var gücümüzle İslâm'ı yaymaya, müslümanları korumaya, îmanı
kuvvetlendirmeye gayret etmeliyiz; bunun için maddî, manevî her türlü tedbiri
almalı, her çeşit teşkilâtı kurmalı, her seviyede, her çeşit çalışmayı dikkatle
yapmalı, her çeşit fedakârlıkta bulunmalı, her çeşit mahrumiyete katlanmalı, her
çeşit imkân ve muktesebatımızı ortaya koymalı, malları ve canları fedâ
etmeliyiz. Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN (Rh. A.)
İlim ve Sanat - Ocak 1998
|
|
Derleyen:
Talip Öz |
|