Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - 21. Yüzyıl Tevhid Asrı
BÜTÜN İNSANLAR KARDEŞTİR

    Biz çevremizdeki milletlerin ruhiyatını, hissiyatını fikriyatını iyi takip etmiyoruz. Yâni onlar bizim hakkımızda neler düşünüyorlar; bilmiyoruz. Eğer bir takip etsek, bizim dünya üzerinde ne kadar çok hayranlarımız olduğunu, bizi ne kadar seven, sayan insan olduğunu daha iyi anlayacağız. Bir de çevremizdeki düşmanlıkları anlarız, tedbir alırız. Dostlukları da anlarız, el uzatırız. Onlarla birlik ve beraberlik içinde oluruz.
    Çünkü bütün insanlar kardeştir. Benî Ademdir, Adem atamızın evlatlarıdır. Gelişmeler olur. Yirminci Yüzyıl'da bunu yapmalıydık, gecikmişiz, şimdiye kadar yapmamışız. İnşaallah bundan sonra çevremizi daha iyi inceleyelim! Müslüman kardeşlerim, beni dinleyen kardeşlerim, bu hususa çok dikkat etsinler!..
    …
    Muhabbet fırsatlarını da tabii, yakalayınca hiç kaçırmamak lâzım. Bu muhabbet mayasını mayalayıp, çoğaltıp, yaymak lâzım ki, dünya bir gülistan olsun... İnsanlar gül gülistan birbirleriyle hoş geçinsinler. Bu harpler, darplar, baskınlar, katliamlar, ırk soykırımları, bu zulümler, göz yaşları dinmeli!..
    …
    Onun için beni dinleyen kardeşlerimden rica ediyorum: Çevreleriyle çok yakından ilgilensinler, her şeyi gayet iyi takip etsinler, fırsatları güzel değerlensinler! Kötü gelişmeler varsa onların karşısında da karşı tedbirleri almak gerekir.
    Bunların hepsini dikkatle takip etmek lazım! "Ne yaparız, kötü gelişmeleri nasıl engelleriz? İyi gelişmeleri nasıl sağlarız?.." diye hepimiz sorumluyuz. Derin derin düşünmeliyiz, gereken çalışmaları yapmalıyız, tedbirleri almalıyız.
    Bizlere daha çok gayret düşüyor. Çünkü biz sırf kendi nefsimiz için yaşamıyoruz, bir de toplum için yaşıyoruz... İslâm için yaşıyoruz. Tüm kardeşlerimizin, hatta tüm insanların iyi olmasını istediğimiz için, Pakistanlının durumu da bizi ilgilendiriyor, Hindistan da ilgilendiriyor, Keşmir ilgilendiriyor, Malezya da ilgilendiriyor, Çin de...
    Şimdi ben diyorum ki arkadaşlarıma: "Aman bazılarınız çocuklarınızı Çin'le ilgili olarak yetiştirin!" Çok önemli... Çünkü dünya nüfusunun çok önemli bir kısmını teşkil ediyor ve hızla kalkınan bir devlet Çin... "Onun dilini, ben genç olsaydım, öğrenirdim!" diyorum. Arkadaşlarıma da tavsiye ederim. Çin bize uzak değil...
    …
    Bu yakın çevremizdeki diller de önemli! Yunanistan önemli, Bulgaristan önemli!.. Saray Bosna'mız bizim canımız, başımızın tacı, gönlümüzde müstesna yeri var... Kafkasya öyle. Çevremizdeki komşuların hepsiyle iyi ilişkilerimizi geliştirecek çalışmalar yapmaya gayret edelim!
    Hatta ben, her ülke için bir dostluk derneği kurmayı kardeşlerime tavsiye ediyorum. Kim oralarla ilgiliyse, oraların dillerini biliyorsa, köken itibariyle ilgili olduğu, dedelerinin ilgili olduğu yerler nereyse, o ülkeyle ilgili dernekte görev alsın! Cihana muhabbeti yayalım, insanların kardeş olduklarını onlara anlatalım!
    Çünkü dünyaya güzel şeyleri getirecek olan inançlı, insaflı, merhametli insanlardır; bizleriz, müslümanlardır. Ötekiler fabrikası çalışsın diye, silahı satılsın diye, milletlere harp açtırtıyor birbirlerine... Çeşitli siyasi dalavereler oluyor, entrikalar, dolaplar çevriliyor, insafsızlıklar oluyor. Afrika'daki olayların perde arkasını bilemiyoruz, Güney Amerika'daki olayları takib edemiyoruz. Ama Balkanları, Kafkasya'yı biraz daha iyi görüyoruz.
    Onlarda iş yok... Bugünün medenî dediğimiz insanları, materyalist oldukları için kesesini doldurmayı düşünüyorlar. Gene insanlığa fayda sağlayacak olanlar varsa, bizleriz. Onun için görevimizi bilelim, ona göre çalışalım, aziz ve sevgili izleyiciler ve dinleyiciler!
    Prof. Dr. Mahmud Es'ad COŞAN (Rh. A.)
    14. 04. 2000 - AVUSTRALYA

 
Derleyen: Talip Öz   

 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın