|
Kalbin Sesi - O Diyarın Sakinleri
Onlar Gecelerde De Kıyam
Ederlerdi 
Kur'an'ı Kerime baktığımız zaman görürüz ki, gece ile ilgili ayetler, gündüz ile
ilgili ayetlerden daha çoktur. Gece kelimesi 92 yerde geçmesine rağmen, gündüz
kelimesi Kur'an'ımızda 57 yerde geçmektedir. Ve yine gece ile alakalı 92 ayetten 20
tanesi ise gece ibadetini açıklamaktadır.
Yine Kur'an'ımıza baktığımızda, Rabbimiz
gece üzerine yemin etmiştir. Duhan suresi 3. ayet ve Kadir suresi 1. ayette Kur'an-ı
Kerimin gece inmeye başladığı haberi vardır.
İnsanın Allah'a en fazla yaklaşımı olan
İsrâ hadiseşi gece olmuştur.
"Sonra ona yaklaştı ve sarktı. İki yay
kadar yahut daha yakın oldu. Allah vahyettiği şeyi bunun üzerine vahyetti:" (Necm
suresi: 8-9-10)
Gece ile alakalı Kur'an bilgilerimize devam
ediyoruz:
Nüzul sırasında üçüncülüğü alan
Müzzemmil suresi, gece ile alakalı ibadetler üzerinde durur ve teferruatıyla birlikte
anlatır. Halbuki gündüzü yani gündüz vaktini teferruatıyla anlatan herhangi bir
ayet nazil olmamıştır.
Yüce Mevla, Resûlümüze zamanı iyi kullanma
dersini vermek için kıyamü'1 leyl'i (gece kıyamım) emretmiştir.
Yukarıda belirtilen temel bilgilere bakarak
şöyle bir karara varmak mümkündür: Gerek âhiret kurtuluşunu isteyen
müslümanların ve gerekse İslâm'ın tekrar yeryüzüne hakim olmasını isteyenlerin
gece kıyamına önem vermeleri asli bir görev olsa gerek.
Mevzuya böyle bakmaz ve: "Gece kıyamı
Hz. Peygamber'e farzdı, ümmetine nafiledir, veya gece kalkarsak sevap alırız,
kalkmazsak günah yoktur" diyerek işi basite alırsak, kendimizi bir hatanın içine
atmış oluruz.
ŞİNIDİ GELELİM MÜZZEMMİL
SURESİNE
"Ey örtünüp bürünen, gecenin
yarısında, istersen biraz sonra istersen biraz önce kalk ve ağır ağır Kur'an oku.
Doğrusu biz, sana, taşıması ağır bir söz vahyedeceğiz. Şüphesiz gece kalkışı
daha tesirli ve o zaman okumak daha elverişlidir. Çünkü gündüz seni uzun uzun
alıkoyacak işler vardır." (Müzzemmil 1-7)
O DİYARIN SAKİNLERİNİN
itaat anlayışına bakınız ki, yukarıdaki ayeti kerimenin gereğini, yüce
Peygamberimiz tatbik eder. ve onlar da Peygamberimize uyarlar. Hatta ayette bildirilen
zaman dilimini koruyamama endişesiyle tüm geceyi ibadetle geçirirler. Birçoğunun
ayakları ve bacakları şişer.
Surenin 20. ayeti , nazil olup, gece kıyamım
hafifleştirinceye kadar o diyarın sakinlerinin gece olan tavırları devam eder.
Rivayete göre ilk inen ayetlerle, gece kıyamını hafifleten son ayetler arasındaki
nüzul zamanı 8 ay ile 10 yıl arasıdır.
UMUMİ HATLARLA GECE KIYAMI VE
İBADETİ
Gece ibadet ve faaliyetleri her zaman tavsiye
edilmiş, bizatihi Rabbimiz tarafından teşvik edilmiştir. Allah yolunda yetişmiş
salih kullar, büyük insanlar devamlı olarak gecelerin manevi ve besleyici
sofralarından gıdalanmışlardır.
Dünya ve ukbanın tek kılavuzu olan Yüce
Resûl ne güzel buyurmuş:
"Size gece kıyamını tavsiye
ederim"
"Sizden önceki salih kulların adetidir.
Gece kıyamı sizi Rabbinize yaklaştırır. . Günahlardan koruyucudur. Kötülüklere
keffarettir ve bedenden hastalığı kovucudur." (Tirmizi)
Görülüyor ki gece belli bir vakit uyanık
durmak, bedenlerde birikebilecek pislikleri atmanın en güzel yoludur.
Gece kıyamına kalkmayı adet edinmiş
olanlar, bazen kalkmaya niyet ettikleri halde uykuları galip gelip kalkamasalar dahi
yine, kazanç içindedirler:
"Hiç kimse yoktur ki, geceleyin uykusu
galebe çalarak terkettiği bir gece namazı bulunsun da, o kimseye, o namazın
sevabı yazılmasın." (Muvatta.)
GECE KIYAMINDA NELER YAPMALI?
O diyarın sakinlerine baktığımızda.
Görürüz ki, onların gece ibadetleri oldukça zengindi. Teheccüd namazı, Kur'an
tilaveti, İlmi müzakere, istiğfar, gözyaşı ve zikir. Hatta onlardan bazıları gece
kalktığında aile fertlerine vaaz ve nasihatta bulunurlardı.
GECE KIYAMININ MEYVELERİ
1. TEHECCÜD: Uyku anlamına
gelen "hücud" kökünden gelir. Gece kılınan namaza verilen bir isimdir.
Kelime manasıyla teheccüd, uykuyu gidermek, birini uyandırmak demektir. Peygamber
Efendimiz teheccüdü namaz kılarak geçirdiği için fıkıhta teheccüd, gece namazı
kılmak şeklinde anlaşılmıştır.
Herhangi bir ibadetin teheccüd olabilmesi
için, bir süre uyuduktan sonra kalkılması gerelâr.
Teheccüd, Sevgili Peygamberimize Makam-ı
Mahmudun verilmesine sebep olmuştur. Ruhi yüceliklere ermek isteyen her müslüman
teheccüd sebebiyle bu makamdan hisselenebilir.
Farz namazlardan sonra en efdal namaz
teheccüde kalkmak durumunda olanlara, öncelikle iki rekat hafif bir namaz tavsiye
etmiş, teheccüdün geriye kalan kısımlarına, bu namazın sanki bir başlangıç
olduğu hissini vermiştir.
2. KUR'AN TİLAVETİ:
Teheccüdümüzün en önemli meyvelerinden birisi şüphesiz Kur'an okumaktır. Hem de
yavaş yavaş, manasına ere ere Kur'an okumak. Hz.Muhammed (sav) Efendimiz;"Kim
geceyi, on ayet okuyarak ihya ederse, gafillerden yazılmaz" müjdesini vermiştir.
(Ebu Davud: Salat: 326)
3. İLMİ MİIZAKEREDE BULUNMAK:
Teheccüdün bir diğer meyvesi, gece kıyamında ilim için çalışmaktır. İmam Buhari
hazretleri, Sahihinde ve İlim bölümünde "Geceleyin ilim öğretmek ve vaaz
etmek" başlığında bir bab açmıştır.
4. İSTİĞFAR VE GÖZYAŞI:
Gece kıyamının unutulmaz manevi hatıralarından birisi de Allah için istiğfar edip
ağlamaktır. Kara sineğin başı kadar gözyaşına sahip olanların âhirette
ağlamayacağı ve onlara ateş dokunmayacağı müjdesi vardır. Geçmiş ve gelecek
zelleleri (hataları) affedilmiş bir Peygamber, günde 70 ya da 100 defa istiğfar
ettiğine göre, bizlerin gece kıyamında ne yapmamız gerektiğini anlamamak mümkün
değildir.
5. ZİKRULLAH: Kur'anda tam
250 yerde geçen zikir kelimesi, çok geniş bir manayı içinde taşır. Bu kadar geniş
manaya sahip olan zikir hususuna küçük çaplı bir açıklık getirmek istiyoruz:
Zikir üç halde yapılır:
1. Dille yapıları zikir:
Ayet okumak, Allah'ın isimlerini okumak ve Allah için dinini anlatarak sözcülük
yapmak
2. Kalp ile yapıları zikir:
Niyet. Herhangi bir ameli yaparken işin, Allah için niyet hatırlamak, azaların
zikridir.
Görülüyor ki, zikirin9 sadece tespih
tanelerini çevirerek AllahLailahRFG5432e illallah demek değildir: Zikir yapılması icap
eden bir ameli yaparken, o ameli emredeni hatırlamaktır.
Burada bir noktaya parmak basmak istiyoruz:
Mürşid kontrolünde yapıları zikirlerin
durumunu hesaba katmamak, milyonlarca irfan ordusunun gece kıyamına iftira olur. Şimdi
o güzel salih kulların meseleye bakışlarını özetlemeye çalışalım:
- Zikir, emreden ve yasaklayan varlığı göz
önünde tutmaktır. Ancak, Allah'ın isim ve sıfatlarını söylemek suretiyle yerine
getirilen zikir, şer'i sınırlara riayette meydana gelecek olan zikre bir vesiledir.
Yüce Allah'a tam bir muhabbet olmadan bütün işlerde şeriatın hükümlerine riayet
etmek çok zordur. Söz konusu muhabbet, Mevlanın isim ve sıfatlarını zikretmeye
bağlıdır. Bir adam, bayan birisini, güzel vasıflarıyla başka birine anlata, anlata,
o adamın gönlünde ona karşı gıyabi bir aşk uyandırır ve ona hayalen aşık olur.
İşte Allah'ı zikretmenin evveli böyledir. Ve insanın aşık olduğu kimse için
yapmayacağı bir fedakarlığı yoktur."
Görülüyor ki, izne bağlı olarak yapıları
zikir, tüm zikre bir nevi ön hazırlıktır. Çünkü. namaz kılmak, örtüye
bürünmek, hacca gitmek, ana-babaya itaat etmek vs. bunların hepsi zikirdir. Yeter ki bu
zikirlerin tatlı ve muhabbetli olması söz konusu olsun. Müslümanın her yaptığı
ameli işlerken, o ameli emredenin, o amel ile alakalı direktif ve talimatlarını
bilmesi ve .hatırlaması zikirdir. Tasavvuf erbabı, talebelerine bu mevkiyi
kazandırmanın formülleri üzerinde durmuşlardır.
Tüm müslüman kardeşlerimizi gece kıyamına
davet ediyor, gece kıyamının neticesinin, gündüz kıyamına sarkması olduğunu
söylüyoruz.
Abdullah Büyük
|