Kalbin Sesi - Aile
|
KUR’ANIN ÇİZDİĞİ AİLE MODELİ |
Ailenin kuruluşunda asıl amaç fert fert mensuplarını “yalnızca Allah’a kul
olmaya hazırlamaktır. Kur’anın genelinde ise ailenin kuruluş amaçlarına bakacak
olursak:
1- Aile sevgi huzur yuvası olmalıdır.
“Kaynaşmanız için size kendi cinsinizden eşler yaratıp da aranızda sevgi ve
merhamet peydah etmesi de O’nun (varlığının) delillerindendir. Doğrusu bunda,
iyi düşünen bir kavim için ibretler vardır.” (Rum,31)
“Allah evlerinizin bir kısmını sizin için huzur ve sükun yeri yaptı..(Nahl:16)
“Sizi bir tek nefisten yaratan gönlü ısınsın diye ondan da eşini yaratan O’dur.
Zikrettiğimiz ayetlerde aile bağının sevgiyle kurulması ve bu sevginin de aile
içi huzura dönüşmesinden bahsetmektedir. Efendimiz (as)’da aile içi huzurun
kadın boyutuna dikkat çekerek: “Dünya nimetlerinin en hayırlısı iyi bir
kadındır. Ona baktığında kendini ferahlatır. Kendisine Kızdığında seni
ferahlatmaya çalışır” (Kütüb-i Site, c. XVII, s.193) buyurmuşlardır.
Mutlu aile ile mutsuz aileyi tablo halinde karşılaştıracak olursak:
Mutlu Aile Mutsuz Aile
a) Duygularda İstikrarlı * Duygularda Karışıklık
b) Birbirlerini Düşünür * Birbirilerini devamlı tenkit
c) Uzlaşma * Kendini kabul ettirme
d) Birlikte paylaşma * Ferdi egoizm
e) Aile birliği içinde kendine güven * Güvensizlik ve teklik
f) Ortak karar alma * Tek merkezli karar alma
2- Eşler birbiri ile iyi geçinip anlaşmalı ve barış içinde olmalıdır.
“… Anlaşma daima hayırlıdır. Zaten nefisler kıskançlığa hazırdır. Eğer iyi
geçinir ve Allah’tan korkarsanız şüphesiz Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
(Nisa, 128)
“…Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız (bilin ki) Allah’ın,
hakkınızda çok hayırlı kılacağı bir şeyden de hoşlanmamış olabilirsiniz.” (Nisa,
19)
H.z Ömer (ra): eşini sevmediği için boşamak istediğini söyleyen birine: “Yazık
sana, yuvalar sadece sevgi temeline mi dayanır? Sorumluluk ve fedakârlık duygusu
nerede? Diye kızmıştır.
Bir arı balı dahi dikenli çiçekler içinden hiç dikenle bir problemi olmadan bal
yapmak için gerekli özü alırken bir insan, eşinde gördüğü birkaç hata, kusur
yüzünden iyi yönlerini görmezlikte gelemez.
“Sizin en hayırlınız ailesine en hayırlı olanınızadır.”(İbni Mace, Sünen, Nikah
50) buyuran sevgili Peygamberimiz (as) bu konuda söylenebilecek en güzel sözü
söylemiştir.
Aile içi kırgınlıklar, sevgi, şefkat, tolerans, otorite, sabır ve inançla
giderilmeye çalışılmalıdır. Yani evimiz “Daru’l-Gazab” değil, ‘Daru’s-Selam,
“Daru’l-İsyan” değil “Daru’l-İslam olmalıdır.
Aile içinde barışın sağlanması ancak aile ferlerinin birbirlerine gösterecekleri
saygıya bağlıdır. Baba ve anne aile içinde birbirlerinin saygınlığını korumak
zorundadır. Çünkü sevgiye giden yol saygıdan geçmektedir. Ayrıca bir ailenin iyi
zamanı olabileceği gibi sevimsiz geçen zamanları da olabilecektir. Mühim olan bu
zamanlarda davranış usullerini bilmek ve ona göre davranmaktır. Yanlış olan bu
davranışlar hissi olunmadan tespit edilmeli ve özür dilemekten çekinilmemelidir.
3- Eşler birbirini olgunlaştırmalı eksik ve kusurlarını gidermelidir.
“…Onlar sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtü hükmündesiniz..” (Bakara
187)
Eşler iki bakımdan birbirlerinin elbisesi, örtüsü hükmündedir. Bir taraftan
birbirleriyle bütünleşirler, diğer taraftan elbisenin ayıp ve kusurları örtmesi,
sıcak ve soğuktan koruması gibi birbirlerinin halini örter, iffetini korur,
günahtan sakındırırlar.
Eşler birbirlerini olgunlaştırıp, eksik ve kusurlarını giderirken şunlardan uzak
durmalıdır:
a) Emir vermek
b) Uyarmak, gözdağı vermek
c) Nutuk çekmeye kalkmak
d) Sınamak sorguya çekmek
e) Ahlak dersi vermek
f) Ben bilirim havasına girmek
g) Yargılamak, eleştirmek, suçlamak
4- Eşler birbirlerini cehennem yakıtı olmaktan korumalıdırlar.
“ Ey insanlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem
ateşinden koruyunuz.” (Tahrim:6)
Hz. Ömer: Ya Rasulullah! Kendimizi koruyabiliriz ama ailemizi nasıl
koruyabiliriz? Diye sorunca, Rasulullah (as) “Allah’ın sizi yasakladığı
şeylerden onları engellersiniz, Allah’ın size emrettiği şeyleri onlara
emredersiniz. İşte bu onları korumak olur” buyurmuştur.
İnsanlar nedense eş ve çocukları bir hastalığa yakalandığında en iyi doktoru
tercih eder ve tedavi yoluna gider, hasta olmaması için çeşitli önlemler alır.
Güzel olan da budur. Yalnız eş ve çocuklarının eğitim ve öğretimi için de bu tip
önlemler almazlar. Eşimiz ve çocuğumuzu ebedi kurtuluşa götürecek eğitim ve
öğretim ihmal edilmemesi gereken bir konudur. Bu ise, Kur’an ve Rasulullah’ın
yaşamıdır.
5- Eşler birbirlerinin iffetini korumalıdır.
“ Kadınları iffetli yaşamanız zina işlememeniz şartıyla mehirlerini vererek
nikâhlamanız size helal kılındı.” (Nisa 24-25)
Beli bir kadının belli bir erkeğe ait olduğunu resmileştiren ve namusu korumayı
gerçekleştiren açık evliliğe dayalı aile, insan fıtratı ve insanın insan
olmasından doğan gerçek ihtiyaçları ile uğraşan ve bağdaşan en mükemmel
sistemdir. İşte bu sistemle İslam, toplumu zinadan koruyup, meşru ölçüde bu
ihtiyacı temin edip toplumda bir düzen sağlamayı amaçlamıştır.
İffetin neredeyse sokaklarda çiğnendiği, iffetsizlik reklâmlarının yatak
odalarına kadar girdiği günümüzde eşler birbirlerini bu noktada toplumun
kucağına atmamalı, iffetini koruyabilecek zemin oluşturduktan sonra
ihtiyaçlarını meşru olarak gidermenin bütün yönlerini denemeli ve bu konuda
birbirlerine cömert olmalıdırlar.
Netice itibariyle Kur’anın çizdiği aile modeli “yalnızca Allah’a kul olmak”
düsturu üzerine kurulmuştur.
|
|
Abdullah BÜYÜK |
|