Kalbin Sesi - Aile
|
Çocuğun İkinci Merhalesi |
a-0-7 YAŞ ARASI
Çocuk, dünyaya gözünü açtığında zihin, ruh ve beden dünyası ile çevreyi tanımaya
başlar. İşte bu çocuğun yetişmesinde anne-babalar için sorumluluk eşit, ancak
çocuğun hizmet ve eğitiminde alınacak roller farklıdır.
Çocuğun annesi, mahsülü olan yavrusu için bir mektep, bir din, bir ahlak ve
laboratuardır. (Çeşitli alet ve maddeler kullanılarak ilmi araştırma ve
denemelerin yapıldığı yer)
Anne, bu laboratuarda çocuğunu tanıyacak ve eğitimini belli bir usul ve metot
dahilinde gerçekleştirecektir. Çünkü annenin çocuğunu tanıması, onun eğitiminin
yarısını yapmış olması demektir. Geriye eğitimin yansı kalır.
Böyle onurlu bir vazifenin başında olan anneye, İslam'ın talimatı şudur.
1- Sen, evinin işlerini çok güzel bir şekilde yöneteceksin,
2- Kocana ve çocuğuna huzurlu bir aile ortamı hazırlayacaksın,
3- Çocuğunu güzel bir şekilde terbiye edeceksin. Annenin bu şerefli
hizmetlerdeki başarısının altındaki faktör şudur:
1- Kadın, kocasının kuvvetine iltica eder, itaati ile ona sığınır,
2- Erkek de, hanımının sevgi ve muhabbetine iltica eder, sığınır.
0-7 yaş merhalesinde yaşayan çocuğun anne ve babasına önemli bir görev
düşmektedir. O da şudur: Çocuklara kural öğretme, örnek ol.
Konuşmasını Allah lafzı ile başlatacak olan çocuğun anne ve babası için
Rabbimizin talimatı Önem arz eder:
"Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten
(nardan) koruyun." (Tahrim, 6)
Aile ocağı hem iyiliğin ve hem de fenalığın öğrenildiği, öğretildiği bir yerdir.
Allah'a inanan bir baba ve anne, öncelikle kendilerini ve hem de
sorumluluklarını üzerine aldıkları kimseleri Nar'dan korumakla yükümlüdür. Nar:
1- Cahiliye toplumu ve onların yaşadığı hayat tarzı,
2- Cehennem ateşi. Her iki Nar'dan korumakla ve korunmakla vazifelidir ebeveyn.
Sorumlulukları eşit, görevleri farklı olan karı-kocanın birbirlerine destek
vermeleri, annenin başarılı olmasına temel etkendir.
Anneler, anlamlı ve mesaj dolu gün ve gecelerde farklı kıyafetler giyerek,
çocuklarına doğru mesajların verilme zeminini hazırlarlar.
Özel yemekler hazırlayarak, hediyeler alarak, karı-koca kimliği ile evlatlarının
önünde paylaşıma ahlaklarını göstererek, ağız ve diş temizliklerine önem vererek
hep örnek olurlar.
Banyo, tuvalet, oturma odası, yatak odası, yemek ve içmek kültürü kazandırılır.
Evin bir bölümü çocuklar için oyuncakların organize edildiği bir yer olur.
Telefon konuşmalarından, para harcama kültürüne, edebine varıncaya kadar herşey,
çocuklar için örnek teşkil eder.
Tüm bunların üstünde ibadet kimliğinin, namaz ve abdest'n, cemaatle evde namaz
kılmanın, Kur'an okumak ve öğrenmek, minareden duyulan ezan vs. gibi her şeyi,
çocuğun anlayacağı bir lisan ile annenin anlatması ve örnekler vermesi, çocuğun
Nar'dan korunmasına zemin hazırlar.
b- 7-12 YAŞ MERHALESİNDEKİ ÇOCUK
Eğitim, terbiye; zihin; kalp ve beden dünyası üzerinde devam etmektedir. Bu
merhalenin en hassas noktalarından birisi şudur:
1- Sevap ve günah kavramlarının öğretilmesi,
2- Yasak ve ayıp kavramlarının aslına uygun olarak ele ahnması. Anne ve babanın
ki, dolayısıyla öncelikle babanın üzerine büyük vazifeler düşmektedir. Çünkü çocuklar üzerinde sorumluluk eşit ve görevler
farklı idi. Yedi yaştan sonra görevin büyük bölümü babanın üzerinde oluşurken,
anne burada en büyük destekçidir.
Terbiyede ceza ve mükafatın dengeli olarak icrası söz konusudur. Her iki konuyu
hak ettikleri yere koyamaz isek, çocuğa büyük haksızlık yapmış oluruz.
Namaz kıldıktan sonra, kendisine hediye verilen bir çocuk ile, "Namaz kılarsan
sana şu hediyeyi vereceğim" teklifine muhatap olan çocuk çok farklı bir metot
ile karşı karşıyadır.
Birinci usul doğru iken, ikinci usul adeta rüşvet niteliğindedir.
Bu merhale içinde olan çocuğun, sosyal alanda genişleyen bir çevresi vardır. Bu
çevreler
1- Şehirleşme, kentleşme,
2-Turizm,
3- Hava kirliliği,
4- Ekoloji,
5- Parklar,
6- Sigara-içki-kumar,
7- Gürültüler,
8- Sinema ve eğlence yerleri,
9- Stad, disko,
10- Kahvehane,
11-Trafik,
12, Kalabalık yerler, caddeler,
13-Para-Basın-Medya,
14- Fuarlar, piknikler, kamplar,
15- Dikey şehirleşme ve dev bloklar,
16- İş merkezleri, fabrikalar, alış-veriş merkezleri, marketler,
17- Oyuncaklar, TV, Radyo, Bilgisayar,
18- Cami, minare, kilise, pazar yerleri vs.
Tüm bunlar çocuğun çevresini oluşturmaktadır. Çocuğun bu ortamında anne ve
babanın ayrı ayrı ve ikisinin ortak programlan söz konusu olmaktadır.
Anne karnından dünya sahnesine geçen çocuk, hayatının filmini oynamaya
başlıyacaktır. Senarist ve yönetmen öncelikle 0-7
yaş merhalesinde anne, sonrasında ise babadır.
Bu merhalenin bitimi, çocuk için yeni bir dünyaya adımın atılmasına sebep
olacaktır. Bundan sonrası, yani 13-23 yaş arasında kendisine "Genç" ismi ile
hitap edilecektir.
Bir hazine, adeta bir define olarak gönüllerimizin meyvesi, dünya ve ahiret
alemimizin gerçek yatırımı olan genç, alt yapısı sıfırdan başlatılarak büyük
emekler verilmiş bir değerdir.
Yaşayacağımız dünyanın kendisine hazır hale getirilmediğini öğrenen ve kendi
imkanları ile engelleri aşmada zorlanan bu genci, bilinmeyen yönleri ile ele
alıp tanımaya çalışacağız.
c- İNSAN EĞİTİMİNE CANLI BİR ÖRNEK (LOKMAN (A.S.) VE OĞLU)
Lokman Suresi, 13.ayet: Lokman (a.s.), oğluna öğüt vererek; "Yavrucuğum, Allah'a
ortak koşma. Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür" demiştir.
Bir babanın oğluna ilk kazandıracağı nimet, iman nimetidir. Oğlunun Allah'a
inandığı kesindir. Onun için "Allah'a inan" demiyor da, "Allah'a şirk
koşmamasını" öğütlüyor.
Hz.Lokman (a.s.), oğluna bu yasağı koyarken sebebini izah etmektedir. Kesinlikle
şirk büyük zulümdür. Bu durum gösteriyor ki, çocuklara bir şeyi öğütlerken, ya
da yasaklarken o şeyin neden ve niçin yasaklandığı anlatılmalıdır.
Buradaki bir başka hikmet şudur: Nasihat ve irşadda bulunacağımız kimselere bu
vazifeyi ifa ederken, onların kalplerini yumuşatacak ve gönüllerini fethedecek
şekilde hitap etmek önemlidir. Burada çocuğa "yavrucuğum" denilmiştir.
Lokman suresi 16.ayet: Lokman (a.s.) öğütlerine devamla şöyle demişti;
"Yavrucuğum, yaptığın iş (iyilik veya kötülük) bir hardal tanesi ağırlığında
olsa bile, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa,
yine de Allah onu senin karşına getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp
bilmektedir ve herşeyden haberdardır."
Bu ayette baba oğluna, Yüce Allah'ın nasıl bir varlık olduğunu, insanın ameliyle
bağlantı kurarak anlatmaktadır. Burada Lokman (a.s.) Yüce Allah'ı, oğluna LATÎF ve HABİR sıfatlarıyla tanıtmaktadır.
LATİF, yoğunluğu olmayan, her şeye sızan manasındadır. Bir amelin taşın içinde,
göklerde ve yerde olması, kavramları öğretim açısından çok dikkat çekicidir.
Taş, maddi bir araştırmayı, gökler astronomiyi, yer de yer bilimleri
araştırmalannın bir amel olduğunu ifade eder.
Lokman suresi 17.ayet: "Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten
vazgeçirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer
işlerdir."
Zikir, hamd ve dua gibi dinin temel esaslarını içine alan namaz teklif
edilmiştir.
Özetlersek:
* Çocuğa din eğitimi verilirken, öncelikle Allah anlatılır. Allah insan
ilişkileri amel ile ortaya konulur ve nihayet insanın her amelinin ibadet olması
gerekliliği namaz emri ile noktalanır.
Hz.Lokman (a.s.), oğlunun zihnini ve kalbini yüce Allah'a çevirdikten sonra,
toplumun yücelttiği değerlere de çevirmektedir.
Çünkü çocuk eğitimi, toplumdan soyutlanarak gerçekleşmez. Tek başma çocuğu
terbiye etmek mümkün olmaz. Çocuğun sosyalleşmesi ve sosyal hayatta rol alması
gerekir. Bunun için davranış biçimleri şunlardır:
1- "Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme." (Lokman, 18) Toplumda sağlam insan
ilişkilerini ve sağlıklı iletişimi yaşatan
en önemli davranış insanlara karşı sevecen olmaktır, İnsanlardan yüz çevirmemek,
onları aşağılamamak ve onlara güler yüzlü davranmak kadar kaynaşana ve
birleştirici bir davranış biçimi bulmak çok zordur. Çocuklara ilahi rızanın,
insanların rızasından geçtiğini durmadan öğütlemelidir.
2- "Yeryüzünde böbürlenerek yürüme." (Lokman, ıs) Halkın içinde rahat olmak için
kompleks içinde olmayacaksın. İnsanların seviyesi nasıl olursa olsun, onlara
insan olarak muamele edeceksin.
Hz.Lokman, oğluna bazı davranış şekillerini yasaklarken, çok önemli bir metod
kullanmaktadır. Bu davranışların değerlendirilmesini Yüce Allah'ın yapacağını
ona hatırlatmaktadır "Allah, kendini beğenip övünen kimseyi sevmez." (Lokman, 18)
Görülüyor ki, davranışların yanlışlığını babası kendisine mal etmemektedir. Yüce
Allah'a bağlamaktadır.
3- "Yürüyüşünde tutumlu ol." (Lokman, w) Orta seviyede bir yürüyüş biçimi
sergilenmektedir. "Kibirli yürüme" demek yeterli değildir. Zira kibirli
davranışın ne olduğu da belirtilmektedir. Nasıl yürüyeceğini söylemekle bu da
yerine getirilmiş olacaktır.
4- "Sesini kıs" (Lokman, 19) İnsanlarla nasıl konuşulacağına kadar terbiyenin
boyutuna dikkat çekilmiştir. Konuşmanın adabını çocuğa öğretmek, İslam ahlakının
çok ciddi ve önemli bir konusudur.
Yüksek sesle, kibirli bir şekilde insanlarla konuşmanın tiksindirici bir hal
olduğu üzerinde durulmuş ve konu eşek sesi benzetmesiyle tamamlanmıştır. "Unutma
ki, seslerin en çirkini merkeplerin amrtŞ Sesidir." (Lokman, 19)
Toplumsal değerleri kendi şahsiyetine sindiren, maleden ve onların bilincine
varan gence artık, onları başkasına tavsiye etmekle sorumlu olduğunu hatırlatmak
gerekir.
Hz.Lokman (a.s.) da aynısını yapmış ve oğluna "İyiliği emret, kötülükten
vazgeçirmeye çalış. Başına gelene sabret." demiştir
(Lokman, 18)
Genç bu faaliyetleri yaparken bazı tepkilerle karşılaşacaktır. Toplumun uğruna,
onun iyiliği ve düzenli yaşaması için bu tepkilere katlanacaktır.
Ayetlerde sayılan dört mesele büyük işlerdendir. Azmedilme-si gereken
şeylerdendir. Bunları herkes yapamaz, İnsanların değeri bunları yerine
getirmekle alakalıdır.
|
|
Abdullah BÜYÜK |
|