Ana Sayfa
Kur'an ve Sünnet'te

Geri
Kalbin Sesi - Kalbî Hayat

Nazargâh-ı İlâhî Kalbdir

        Kur'an'ın en önemli konusu, hiç şüphesiz ulûhiyyettir. Diğer bir ifade ile Allah Teâlâ'nın gereği gibi anlaşılmasıdır. Bu sebeple birçok âyet-i kerîmenin, ulûhiyet konusuyla yakından ilgili olduğu müşahede edilir. Kur'an'ın ortaya koyduğu Allah inancı, Allah'ı hayattan koparan bir anlayış değildir. Aksine ilmi ve tasarrufları ile zerreden kürreye yarattığı her bir şeyin her an yanında olan ve görünen-görünmeyen tüm varlığı kuşatan bir Allah'tır(8). Binâenaleyh Allah Teâlâ cüz'iyyâtı bilir mi bilmez mi tartışması, Kur'an'ın ifadeleri karşısında tartışılacak bir mesele olmamalıdır.
        Güzel isimlerinden (el-esmâu'1-hüsnâ) biri de "el-Alim"(9) olan Yüce Allah, ilim bakımından Kur'ân'ın ifadesiyle "her şeyi kuşatmıştır"(10). Gizli-açık hiç bir şey O'nun bilgisi dışında kalamaz(11). Binâenaleyh O, insanların gizlediklerinden ve açığa vurduklarından haberdârdır(12). Konuyla ilgili çok sayıda âyeti zikretmek mümkün ise de biz bunlardan kalble ilgili olan bazı âyetleri vermekle yetineceğiz:
        "Sözünüzü ister gizleyin, ister açığa vurun; bilin ki O, göğüslerin özünü bilmektedir. Yaratan bilmez olur mu hiç? O latiftir(13) ve habîrdir (her şeyden haberi olandır)"(el-Mülk 67/13-14).
        "...Allah, kalblerinizde olanı bilir. Allah her şeyi bilen (alîm)dir, ve hilm sahibi (halîm)dir (el-Ahzâb 33/51).
        "Allah gözlerin hâin bakışını ve göğüslerin gizlediğini bilir" (Ğâfir 40/19).
        "Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine neler fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız" (Kâf Sûresi 50/16).
        Kur'an'da Allah'ın "alîm" oluşunun sık sık hatırlatılmasının bir hikmeti de kulların amellerinde titiz davranmalarını sağlamak olmalıdır. Zira yaptığı amellerin karşılığını göreceğine inanan ve hiçbir amelinin Allah'tan gizli kalmayacağının bilincinde olan kimse, davranışlarında ilâhi hudutları görmezlikten gelemeyecek ve her an, imanının şuurunda olacaktır. Böyle bir yaşantının, Hz. Peygamberin -sallallahu aleyhi ve sel-lem- ifadesiyle, "Allah'ı görürcesine ya da O'nun tarafından izle-nircesine bir kulluk" diye tarif edilen "ihsan"(14) duygusu çerçevesinde bir hayat demek olduğu, açıktır,
        Kur'ân-ı Kerim, kalbin katılmadığı bir ameli kaçınılması gereken lağv/ (boş iş ya da söz) olarak tavsif eder(15). Hak katında amellerin zahirinden çok, onların arka planı diyebileceğimiz yapılış maksatları, diğer bir ifadeyle kalbî niyetleri büyük önem arzetmektedir. Bu gerçek, birçok âyet-i kerime ve hadislerde -doğrudan ya da dolaylı olarak- sıkça vurgulanan bir husustur. Bu sebeple amellerin karşılığını verecek olan Yüce Allah, insanın kalbine nazar etmektedir. Hz. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- bu hakikati şöyle ifade eder:
        "Allah Teâlâ sizin şekillerinize ve mallarınıza değil, kalbleri-nize ve amellerinize bakar"(16). Bundan dolayıdır ki "kalb, nazargâh-ı ilâhîdir" denilmiştir.
        Allah'ın kalbe nazar etmesi ve kuluna olan muamelesinde kalbi ölçü alması(17), kişiyi gösteriş meraklısı (riyakâr) olmaktan kurtarır ve onu samimi davranışlara yöneltir. Nitekim kalbi kötü duygu ve niyetlerden arındırarak Allah'a karşı samîmi olmak tavsiye olunmuştur:
        "...Muhakkak ki Allah, içinizde olanı bilir. O'ndan sakının" (el-Bakara 2/235).
        "...Allah'tan korkun; çünkü Allah göğüslerin özünü bilir" (el-Mâide 5/7).
        Her şeyi bilen ve gören Yüce Yaratıcı, kalblerin sıhhatini, hastalığını, şüphesini, içi başka dışı başka insanların iç dünyasını, gönüllere imanın girip girmediğini, yapılan amellerin kalbî boyutlarını bildiği için kimsenin kendini temize çıkarma gibi bir girişimde bulunmaması gerektiğini hatırlatarak, önemli olan noktanın takva duygusu olduğunu vurgular:
        "...Artık kendinizi övüp yüceltmeyin. Çünkü O korunanı (takvâ sahibi olanı) daha iyi bilir" (en-Necrn 53/32).
        "Sizin Allah katında en değerli olanınız, O'ndan en çok sakınanız (yani muttaki olanınız)dır. Allah alimdir ve her şeyden haberdârdır" (el-Hucurât 49/13).
        Netice olarak, insan nerede olursa olsun Allah, onunla beraberdir (l8) ve gizli acık her şeyini bilmektedir. Binâenaleyh kalbde var olan iyi ya da kötü her çeşit inanç ve düşünceyi O'ndan gizli tutmak mümkün değildir. Bu sebeple, nazargâh-i ilâhî olan gönlü, Hakk'ın razı olacağı va sıflarla süslemek gerekmektedir.


Dr. Âdem Ergül

 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın