Ana Sayfa
Kur'an ve Sünnet'te

Geri
Kalbin Sesi - Kalbî Hayat

Allah İle İnsan Arasındaki İlişki


        Kur'an'ın ortaya koyduğu sistem, merkezinde "Allah" bulunan bir sistemdir. Onun için bu sistemde Allah fikri, yukarıdan aşağı her şeye hâkim olur ve bütün anahtar terimlerin semantik yapısı üzerinde derin tesir gösterir(1).
Allah ile insan arasındaki ilişkinin dört kısımda incelenebileceğini belirten Izutsu, bunları şöyle sıralar: "Yaratan-yaratılan (ontolojik) ilişkisi", "haberleşme ilişkisi", "Rab-kul ilişkisi" ve "ahlâkî ilişki"(2). Bu ilişkilerin hemen hepsinde -doğrudan ya da dolaylı olarak kalbin merkeziyetini tesbit etmek mümkündür.
        Allah ile insan arasındaki diyalog bakımından kelamcıların, "efendi-köle modeli"ni, sufîlerin ise "dostluk modeli"ni benimsediklerini ifade eden Mehmet S. Aydın, hakikatin, iki görüşün bileşimi olduğunu söyleyerek orta bir yolun tutulması gerektiğini ileri sürer(3).
        Allah ile insan arasındaki ilişki, ilk insandan bugüne kadar gündemden hiç düşmemiş önemli bir konudur. Hatta Allah Teâlâ tarafından gönderilen peygamberlerin ve kitapların en önemli görevlerinin, bu ilişkiyi düzenlemeye yönelik olduğu söylenebilir. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'in birçok âyetinde peygamberlerin, insanları Allah'a ve ulûhiyyet konusunda sihhatli bir inanca çağırdıkları gerçeği vurgulanır(4).
        Allah ile insan arasındaki münâsebetin çeşitleri ve şekilleri her ne olursa olsun, bu ilişkide kalbin merkez olduğu açıktır. Kalbler, "Kalbin Değişkenliği" bahsinde de ifade edileceği gibi mülkünde dilediği gibi tasarruf edebilen ve tasarruflarından da sorumlu tutulamayacak olan Allah Te-âlâ'nın hükümranlığı altındadır(5). İlâhî hükümranlığın sınırsızlığı, insanın ümitsizliğe ya da başıboşluğa sürüklenmesine bir sebep olarak gösterilemez. Zira Yüce Allah, rahmâniyeti, adaleti, ihsanı ve hikmetiyle, insana zulmedecek değildir. Binâenaleyh insan, kendisine -sınırlı da olsa- lütfedilen irâde ve benzeri nimetler sayesinde, yaptıklarından Allah'a karşı sorumlu olan bir varlıktır. Bu sorumlulukla birlikte, Hakk'ın vahyine muhatap ve hatta O'na dost olma şerefine de nail olabilecek bir fıtratta yaratılmıştır. İnsanın bu şerefe erişmesinde kalbin rolü büyüktür. Zira Kur'ân'a göre, vahiy, irâde, iman, idrak ve duygu gibi insanın en önemli fonksiyonları kalble ilgilidir(6). Bu sebeple Allah'ın insana olan tasarruf ve yönelişlerinin doğrudan ya da dolaylı olarak kalble ilgili olduğunu söyleyebiliriz.
        Allah ile kalb arasındaki ilişkiyi, "Allah'ın Kalbe Yönelik Tasarruf ve Yönelişleri" ve "Kalbin Allah'a Yönelişleri" olmak üzere iki ana başlık altında inceleyeceğiz. Ancak hemen ifade etmek gerekir ki kalbin Allah ile olan ilişkilerini konu edinen âyetlerin tamamını burada ayrı ayrı incelemek, bu kitabın sınırlarını aşacağından kalble doğrudan ilişkisi bulunan âyetler çerçevesinde konu ele alınacak ve diğer âyetlere de zaman zaman atıfta bulunulacaktır.


 

Dr. Âdem Ergül

 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın