|
Kalbin Sesi - Teknur
Kur'an'ın Kelâm Sırrı

Kur'an.
Tanrı'dan, en yüce yaratılmış Fahr-i Kâinat Efendimize hitapdır. Allah kendini
Efendimizin şahsında evrene anlatmaktadır. İşte Allah'ın bu sıfatına kelâm sırrı
denmektedir.
Kendini evrene anlatma sırrı. Allah'ın, Allahlığını tarif
sırrı. Kelimelerin, anlam ve kavramların sentezi içinde Tanrı'ya yaklaşma
mucizesi. Kur'an'ın hay olan; yaşayan bir hikmetidir. Kur'an, ona yaklaştıkça
manyetik bir alan gibi alır bizi Tanrı'ya götürür.
Bu yüzden Kur'an abdestle okunur, bu yüzden Kur'an bir
ibadettir, bu yüzden o dirilere ve ölülere rahmettir.
Kur'an'ın kelâm sırrı aynı zamanda efendimizin mu-cizesidir.
Her peygamberin bir mucizesi vardır. Hz. Musa'nın asası;
Hz. İsa'nın hekimliği; Hz. Süleyman'ın kuşlara emri...
Efendimizin mucizesi ise kelâmdır. Şimdi özet halinde kelâm
sırrını anlatmaya çalışacağım.
Kelâm: Lisanın gerçeği kavrama ve iletim san'atıdır.
Bildiğimiz lisan ve sözler maddenin dış görünüşünün afakini anlatır. Bu yüzden
öğrendikçe daha iyi öğrenme gereği doğar. İlim; bu isteğin, ihtiyacın sonunda
doğmuştur. Halbuki eşyanın iç yüzünü bilmek istedikçe, ilim derinleşir, anlam ve
kavramlar güçleşir. Çünkü mutlak gerçek Tanrı'dır ve O'na zekâ ile varmak mümkün
değildir.
İşte kelâm sırrı burada başlar. Allah kendini Kur'an'da kendi
usulüyle tarif ettiğinden gerçek odur. Kur'an tıpkı ilmin afaki gibi bizi en
dıştan alır, içten içe iletişimlerle
Tanrı gerçeğine götürür. Kelâm sırrının en akıl almaz hikmeti
burda başlar. Normal bilgiler, daha derinleri kavramak için gittikçe tıkandığı
halde; Kelâm sırrını taşıyan Kur'an, her okunuşta yeni bir mana izlenimi
hazırlar.
Kelâm sırrı, canlı bir lisan hikmetidir. Bir manyetik kudret
gibi, okunup dinlendikçe bizde kat kat idrak ve sezgi yaratır. Sanki Tanrısal
bir ceryan etkisi yapan Bunun nedeni normal sözlerin beyne yansımasına karşı
Kelâm'ın kalbe yansımasıdır. Gönül sırrı ile kelâm sırrı aynıdır. Efendimizden
yansıyan her söz kelâm sırrı taşır. Sohbetler, irşatlar hep bu sırrın hikmetini
taşır. Kelâm sırrı Fatiha'da billûrlaşmıştır. Bu yüzden Allah Fatiha içjn
Kur'an'da (Hicr Sûresi, Â. 87):
«Biz sana yedi katlanmışı (sırrı iç içe saklanmış) ve Azîm
Kur'an'ı verdik» buyuruyor.
Kelâm sırrının inceliklerini «mana gözüyle Kur'an'a iman»
bölümünde daha iyi anlayacağız.
Kelâm sırrının bu hikmetinden dolayı Kur'an'ı eksik bir
tefsirinden okumaktansa kendini okumak (Arapçadan) daha feyizlidir. Çünkü kalbin
lisanı yoktur. O, kelâm sırrı ile her dili anlar.
Yürekten yapılan dua da, kelâm sırrı taşıdığından hemen kabul
olur.
Bu hikmetlerin ışığı altında kitabımızın meyhazını
(yararlanılan kaynakları) soranlara;
Kalb-i İnsan,
Kur'an-ı Azîmüşşan... diyoruz.
Dr. Halûk NURBAKİ
|