|
Kalbin Sesi - Teknur
Ölüm
Ve Dönüşümler

Çeşitli varlıklar için ölüm kavramı çok farklıdır. Önce çeşitli örneklerde ölümü
açıklamak isterim.
a. Işınlar ve Ölüm :
Genellikle ışınlar, belli bir yarı ömre sahiptir. Maddenin
temelde aslı olan ışınlar; daha doğarken zamanla bir pazarlık yapmış gibi belli
bir süre sonra ölür. Ancak bu ölüm fizik ve geometrik bir değişmedir. Bu
ışınların ömür listesi ışığın cinsine göre önceden bilinen bir kaderdir. Çok
etkin öyle ışınlar vardır ki; ömürleri saniyenin milyarda birinden çok azdır.
Önceki bahislerde değindiğim gibi bu ömürler aynı ışın için evrenin çeşitli
bölgelerinde farklıdır.
b. Atom ve Ölüm: ,
Bir anlamda ışın demek olan kuantların atomdaki ömürleri
oldukça kararlıdır. Çok uzun bir ömür kaderleri vardır. Atom çekirdeğindeki
nötron ve protonlar belli fizik şartlarında milyarlarca yıl yaşamaktadırlar.
Fakat bir ısı farkı, ya da ilave bir nötron çekirdeği, onu değişime uğratmakta,
bir anlamda sonlandırmaktadır. Atom çekirdeği etrafındaki elektronlar çekirdeğe
yakınlıkları oranında uzun ömürlüdür.
Atomların, bir anlamda maddesel cansız varlıkların ömürleri;
süratlerindeki şiddete bağlıdır.
Mesela atomların kuantları, çok hareketli yıldızlar, nova
şeklinde değişir durur. Ömürleri süratleri ile kaderleşmiştir.
c. Moleküllerde Ömür:
Moleküllerde ömür atomların aksine kısadır. Bir molekül bir
başka etkiyle başka moleküllere döner. Bu, bir anlamda ölüm, bir anlamda
değişmedir. Ancak bu değişmelerde atomlar etkilenmez. Molekül değişir. Mesela;
kömür yanınca kömürlük hali biter, karbondioksit gazı doğar. Sonra da bu gaz
bitki yapraklarında şekere dönerek ölür. Karbon ölmese de moleküller değişerek
ölüme mahkumdur. Molekül ne kadar büyükse; yani atom fertleri ne kadar çoksa
değişme kaderi o kadar hızlıdır. Bu yüzden organik moleküller dediğimiz canlı
bedendeki moleküller çabuk yıkılmaya eğilimlidir. Bu da canlıların ömrünü
kısaltır.
d. Mikroplar ve Ölüm :
Mikropların canlılığı çok ilginçtir. Bir mikrop aldığı
besinlerin % 99'unu üremeye harcar. Ve her yeni doğan mikrop, tıpatıp anasının
aynıdır. Bu nedenlerle; bir mikrobun yaratıldığı andan itibaren bugüne kadar
gelen her nesli aynı olup, tuhaf bir ölümsüzlüğe sahiptir. Nitekim son yıllarda
bazı ateist biyolojistler insanı da kendi hücresinden üretip böyle bir
ölümsüzlük kazanmak istiyorlar. Tabi ki insan yalnız madde olmadığından bu
mümkün değildir. Ancak, elbette mikrobun bu uzun ömrü sonsuz değildir. Atomlar
gibi çevrenin fizik şartları ile bir gün sonlanır.
e. Bitkilerin Ömrü:
Bitkilerde ömür bazı türler için aynen mikrop gibidir.
Yapıları daha karışık bitkilerde ise, çekirdekler, gelişen yeni nesiller, anne
ve baba istidatlarını ortaklaşa taşıdıklarından ürediği ağacın tıpa tıp aynı
sayılmaz. Ancak çoğunlukla kendi kendine döllenen bitkilerde yeni kuşaklar tıpa
tıp aynı olur. Yani mikroplara uyar (bitkilerde dişi ve erkek genleri bu tarz
döllenmelerde aynı karakterleri aktarır).
Bazı bitkilerde, özellikle çiçeklerde yeni kuşaklar
farklıdır. Bu yüzden anne kendini aynen tekrar edemez ve kuruyunca ölüm ortaya
çıkmış olur.
f. Hayvanlarda Ölüm:
Hayvanlar anne ve baba genlerinden oluşur ve yeni kuşak bir
evvelkinin aynı olamaz, benzeri olur. Bu nedenle ölen hayvan kendinin aynini
doğuramadığı için bitmiş; sonlanmış demektir.
Ölen hayvanın, fizik, kimya, biyoloji açısından uğradığı
sonuç, bir değişimdir. Hayvan öldükten sonra topraktaki mikroplar aracılığı ile
temel moleküllere ayrıştırılır. Bu moleküller bitkiye geçer, sonra da o bitkiden
diğer hayvanlara geçer. Bu hayvansal ölüm bir moleküler dönüşme sisteminden
ibarettir. Hayvanlar ve bitkiler bu öykünün değişik kentleri gibidir.
Maddesel varlıkların "ölümleri böylece büyük bir değişme
sisteminin belli noktalarından ibarettir ve elbette bu değişmede temel kavram,
zamandır. Varlıkların evrendeki adreslerinde var olma, değişme ve yok olma
hallerinin çarkı; zamanın çarklarında takdir olmuştur.
Dr. Halûk NURBAKİ
|