|
Kalbin Sesi - Teknur
Evrenler
- Işınlar - Varlıklar
Allah'a iman bahsinde evrenlere ve evrenlerde var olan maddesel ve madde
ötesi varlıklara değinmiştim.
Şimdi madde oluşumuna nasıl ulaşıldığını inceleyeceğiz. Yani
madde ve enerjinin doğuş şartlarına yaklaşıma çalışacağız.
Bu konuda en yeni görüşler şöyle :
Empuls (etki), gücü oranında mekana giriş kanalı seçiyor. Çok
güç ise daha büyük kanal seçiyor, ancak burada kısa ömürlü oluyor (saniyenin
milyonda biri katında bir ömür). Daha sonra dar kanallara geçiyor. Bu aşama.
sonunda kararlı bir kanal olan nuklear kanala ulaşınca atom çekirdeğinin
parçacıklarını oluşturuyor.
Daha da rahat olan lepton kanallarında elektronları
doğuruyor.
Kanal seçimlerinde kuantın sağa ya da sola şipin hareketi,
ona belli özellikler kazandırıyor.
Parite teorisine göre; bir eksenin (Parite ekseni) bir
yanında oluşan bir kanal secimi; karşı tarafta bir kanal olayı yaratır. Anti
kuant doğar, böylece evren dengesi sürer gider.
Kuant, parite ekseninin sağında ve solunda şipin yapmazsa;
ölümsüz ışın salınımları şeklinde yansır (Dalga ışımaları).
Bütün bu gelişimlerde kuant dördüncü boyutun (zaman) şiddetle
etkisindedir. Bu yüzden sürati sınırlıdır. Enerji gücü. seçtiği geometrik
kanalın durumuna göre saniyede üç yüz bini aşamaz (Lorentz ve Elnstein).
Ancak Colombia Fizik Bölümü Başkanı Geraid Feinberg teorik
fiziğe hızı saniyede 300.000 km'yi geçen ışınların
varlığı iklesini getirdi. Bunlara tachyons denildi.
Syrinkoff, bu cisimlerin ya enerjilerinin var. kütlelerinin
yok olduğunu; ya da kütlelerinin var, enerjilerinin yok olduğunu savunur. Bu
arada çok özel ışınlar salabilir (Syrinkoff ışınları).
Lorentz ve Einstein formüllerinde Feinberg teorisinden
esinlenerek ışık hızının C: 300.000 km/sn aştığını düşünürsek burada iki olay
ortaya çıkar. Ya cisim yeni boyuta uyar; kütlesi sıfıra yaklaşır ve zaman
genleşir, ya da olay zaman boyutu dışına fırlar bilinmez olur.
Yani ışık hızından süratli harekete sahip ışınların, zaman
takvimi 50.000 kez büyür. Kütleleri sıfır civarındadır.
Bu ışınlar mekana doğru süratlerini azaltarak yaklaşım
sağlarsa yoğunluk kazanır (hem zaman hem mekan açısından).
Belli yavaşlamadan sonra cisimsel bir kişilik kazanır
(maddeleşir).
Maddesel oluşumda, süratin 300.000 km/sn şartı, haklılığını
korur.
Maddesel varoluşta önemli bir faktör, gravite ve manyetik
etki meselesidir. Kuvvetin sürati düşüp maddeleşince yanında, bir gravite
(çekim) ve manyetik etki getirir. Manyetik etki, mekan kanallarına giren
enerjinin sanki değişmez bir yankısıdır. Eğer sık kanallarda enerji birikimi
varsa manyetik etki korkunç düzeylere varır. Evrendeki siyah delik ' olaylarında
olduğu gibi.
a. Boston Ün. Dr. Reimeo ve Dr. John
Willer'a göre yoğun cazibe şoku (Complete Gravitationel Collapse) ya da çekim
kalıntısı yıldızlar.
Manyetik etkinin çok süratli tachyonslardaki varlığı bizce ve
aletlerimizce algılanamaz. Süratini maddesel çizgiye kadar düşürürse
algılanabilir.
Manyetik güçlerle süratin arasında çok karmaşık bir ilgi
vardır. Muhtemelen güçlü bir alan sürati korkunç derecede arttırıp cisimlerin
yoğunluğunu (burada yoğunluktan kastımız kuantlardaki sürat azlığının
ifadesidir) sıfıra doğru ulaştırır; yani madde ötesine iter. Nitekim uzay
yolculuğunda böyle bir yöntem Nasa'da araştırılmaktadır. Ayrıca Filadelfia
deneyi diye bilinen olay da, özel geometrik çizgilerde, manyetik alanlarda
cisimlerin atlamalar şeklinde yer değiştirdiğini doğrulamaktadır.
Maddeye ait bu ilgine olgulardan şu sonuçları çıkarmak
mümkündür:
1. Madde belli hızın altına
düşen bir enerji biçimidir. Evren boyutlarında kudret parçacıkları (kuant) belli
hızlarda belli kanallar seçer ve cisimleri oluşturur.
2. Belli hızın üstünde
boyutları aşan kudretler, zaman genleşmesine uyar ve kesafetleri (maddesel
ağırlık ve bağımlılıkları) kalmaz.
3. Muhtemelen, boyutların
esrarengiz eksenleri, manyetik güçler halinde cisimsel varlıkları bu halin
üzerine ittiği gibi; aksine, cisimsel varlığı olmayan kudretler, mekana
süratlerini azaltarak yansıdıklarında, bu manyetik gücün alan etkisine girer.
4. Fizikte, bağnaz sayılara
takılıp, evren çizgileri, ihtimal sınırları çizmek (hız 300.000 km/sn üstüne
çıkamaz v.s.) bir yanılgıdır. Fizik, madde ötesindeki ilgiler hakkın-
b. Auben Heimer ve Schneider'e
göre 1017 ler olan yıldız nova oluşumunun tersi farklar.
c. Aslında cazibe ve manyetik
aşın etkiler ile zaman faktörünün etkileyemediği mekan noktaları bu yüzden kara
delik ismini alıyor.
Ya da matematik yargılara varabilir. Hatta madde fiziğinin
bir görevi özellikle sınırlarını tayindir.
5. Varlıkların, gözlem
olabilen mekana yansıması bir sürat konusudur. Varlık kavramı ile bizim gözlem
sınırında var olanların kavranması ayrı meseledir. Ayrı düşünce planlarının da
incelenmesi gerekir.
6. İnançların bağladığı
melekler, bilimsel olarak reddedilemez. Aksine onların varlığını gösteren
bilimsel kavramlar vardır. Manyetik alanların ve hızları
sonsuzlaştıran etkilerin tanınması inançlardaki melek kavramını bilime daha
berrak bir şekilde yerleştirecektir.
7. İnsanlar tüm evren
varlıklarından farklı olarak maddesel bedenle madde ötesi (ruh, nefs, kalp)
varlıkların ortak temsilcisidir. Bu nedenle de madde ötesi hızlara sahip
varlıklara kendi madde ötesi yanları ile iletişim sağladığı gibi, bu varlıklar
da insanı madde ötesi yanlarında etkiler (telepati ve önsezi).
Bu konu İnsan Bilinmezi isimli eserimizde tüm bilimsel
delilleri ile incelenmiştir.
(1) Black holes:
Dr. Halûk NURBAKİ
|