Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Teknur

 Zamanın Fiziği

    Einstein'den yıllar sonra Koziref hemen hemen Einstein'le başlattığı zamanın statik enerji olduğu konusundaki görüşlerini Amerikan milli bilim mecmuasında yayınladı . Bu bilim adamına göre; zaman durgun bir enerjidir. Varlıklar ondan aldığı enerjiyi kullanarak sürerler. Ve de bu enerjiyi bitirince ya da kullanamaz hale geldiklerinde yok olurlar. Aynı bilim adamı moleküllerin geometrik yapılarının bu enerjiyi iyi alabilme ilkesine göre yaratıldığını söyler. Hatta DNA'nm helezon yapısını bu gerçeğe göre düzenler.
    Koziref'in ikinci önemli tesbiti, zaman enerjisinin olayın başında ve sonunda aynı süratte harcanmadığı gerçeğidir. Bilgin, şeker molu yapılırken zaman harcamasm-'daki bu farkı tesbit etmiştir. SOL'a polarize moleküller bu beceriye sahiptir; yani zaman enerjisini kolay emer. Onun için canlılar sol amino asidini kullanır.
    Bizim evrenimizde olaylara enerji katan bir zaman enerjisi katkısı vardır. Koziref dünyanın en büyük astrofizikçilerinden biridir.
    Amerikalı teorik fizikçi «Commineation Orcanisation of Selence» isimli kitabın önsözünde, er geç zamanın yayılan enerjinin kalıbı olduğunu göreceğiz diyor.
    Buradan çıkan toplu sonuç; zamanın bir enerji olduğu ve de değişme ve hız açısından fizik nitelikler içinde değişkenlik taşıdığı gerçeğidir.
    Önemli olan birbirine ters gibi görünen Einstein ve Koziref teorilerinin uyuşum meselesidir. Bize göre bu teorilerde çok büyük terslik yoktur. Aksine ortak yanlar vardır. Şöyle ki :
        1. Zaman gerçek niteliği açısından ve fizik kavram yönünden değişik bir enerjidir.
        2. Matematiksel bağlantı yönünden dördüncü boyut gibi davranır (Formülde ispatlanmıştır). Onun zaman niteliğinde olması boyut olma gerçeğini kaldırmaz, aksine boyutlarla enerji iletişiminin özdeşliğindeki gerçeği doğrular.
        3. Zaman, mekanların katlarında farklı etki ve yansımalara sahiptir. Bir anlamda, varlıkların ömürleri, mekanın çeşitli yanlarında değişiktir. Elbette bu değişme mekandaki boyutlar ve koordinat oluşumuna göredir.
    Şimdi her iki teoriyi haklı çıkaran ünlü kozmik ışınların ömürleri konusunu özetleyeceğim.
    Bir çok uzay ışınlarının yarı ömrü o kadar kısadır ki; onların bir yıldızdan diğer bir yıldıza gitmeye bile, ışık hızına rağmen ömürleri yetmez.
    Pİ ve ETA mezonların yarı ömürleri dünyadaki deneylerde 10...10 saniye olarak bulunmuştur. Bunların, bu kısa ömürlerine göre, ömürleri aydan bile dünyaya gelmelerine yetmez. Halbuki uzay çalışmaları göstermiştir ki; bu ışınlar, güneş ya da bazı yıldızlardan dünya atmosferinin dışına kadar gelebilmektedir. Bu ışınların bozulma ürünü olduğunu varsaysak bile onları doğuran hyperonlar (signa ve kaskad) ışınlarının yarı ömründe ışınların arza ulaşmasına yetmez.
    Dalga mekaniğinin yasaları gereği; ömürler değişmez, şu halde değişen uzaydaki zaman akışıdır. Uzayda belli bir mekanda 1 saat geçtiği zaman dünyada 1000 saat geçmiş olabiliyor. (Sûre-i Meâric ayet 4'de Kur'an'da uzayın yahut evrenin bir yerinde 1 gün 50.000 yıl olduğu yazılıdır).
    Yine Secde suresi, 5. âyetinde; O iş sizin hesabınıza göre (saya geldiğinize göre) bin sene, bir günde O'na yükselir, emredilmektedir.
    Böylece zamanın, mekan ve varlıkların matematiksel hali ve süratiyle genleşmesi söz konusudur. Bir anlamda Relativile kavramını da içerir. Ne var ki relativile olayda değil, bizde ya da dünyadaki şartlardadır.


    ( 2 ) Kitabın aslı; US Department of comınence joint publication cervice 4 4 + h and adam drive S. W. Washington DC 20443 adresinden istenebilir.

Dr. Halûk NURBAKİ   


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın