|
Kalbin Sesi - Teknur
Enfüs - Âfak Ve Efendimiz

Madde ve
madde ötesi bilimlerde geçerli olan çok önemli bir olgu vardır: Enfüs (içsel
dizi) ve âfak (yüzeysel kuruluş). Batı bilimlerinde pek örnekleşmemiş olan bu
tanımlar gerçekte bir çok bilinmezin anlaşılmasını sağlar. Önce bu deyimlerin
maddesel anlamlarını özetlemek istiyorum :
Bir maden parçasının enfüsü, atomları; afaki ise, dışının
sertliği, parlaklığı ve şeklidir.
Atomun enfüsü kuanttır. Afaki ise gezegenlere benziyen
elektronik dünyası. .
Bir canlının enfüsü, genetik şifreleri; afaki ise o canlının
dıştaki şekilsel görünümüdür. Genellikle maddesel varlıklarına kişilik veren
âfaklarıdır. Değişik görünüm daima âfakta olup enfüslerde genellikle birlik
vardır. Metaller birbirinden çok farklı oldukları halde bu görünüm âfaktadır. Ve
bütün metallerin atomları aşağı yukarı birbirine çok yakındır. Hele atomların
enfüsleri hemen hemen aynıdır. Âfakları ise dıştaki elektronik görünümlerdeki
farklardır. İşte enfüs ve afakin birinci özelliği budur.
Ayrılıklar dışta; birlikler, teklikler içte; enfüsdedir.
Enfüsün ikinci önemli özelliği; afakin her noktasında var olmasına karşılık onun
içinde ve özünde oluşudur.
Demek ki; tüm maddesel varlıklar kendi özlerinde daima bir
teklik sırrı taşırlar. Bu sır o varlıkların en ufak noktalarında vardır ve o
maddeyi her yerinde temsil eder.
İşte, manada enfüs Efendimiz'dir. Her güzelliğin her
noktasında gizlidir. Bizler âfak sayılırız. Gönül noktamızda o enfüs; yani mana
tüm inananları özünde toplayarak tekliğe; Tanrı'ya iletir.
Bu gerçeği abartılmış sanmayın, düşündüğünüzde inanca ve
Tanrı'ya ait bizde hangi bilgi, sezgi ve oluş varsa hepsi Efendimiz'den
gelmiştir.
Bütün inananlar aynı sezgi ve bilgileri aldığı için enfüsde
gerçekler tektir. O da Efendimiz'dir.
O halde enfüsümüzdeki bu birlik tekliğe nasıl yaklaşım
sağlar. Efendimizin sırrına ne kadar yaklaşırsak kişiliğin, ayrıcalığın hırçın
mutsuzluğundan ve telasından o kadar uzak kalırız.
Bir toplumda, fertler arasında ne kadar çok ayrıcalıklar
varsa, orada inanç o kadar azdır. Fertler arasında, ayrı kişilik ve
kutuplaşmalar ne kadar azsa, o toplum Efendimizin ahlâkını temsil eder.
Özündeki cevheri karartanlar ise enfüsleri yitik, âfakda
kalanlardır. Bunlar solmaya mahkûm bitkiler gibi âfakta biterler.
Enfüste, efendimizin sırrında ölmezlik vardır. Kendi afakini
bu enfüsün sırrı ile yıkayabilenler; yani O'nun ahlâkı ile süslenenler ölmezlik
şehrine göçerler.
Onlar bu dünyada daim canlıdır, hep vardırlar.
Dr. Halûk NURBAKİ
|