|
Kalbin Sesi - Teknur
O'nun İçin Doğu Ve Batı
Düşünürleri Ne Dediler?

Ciddi bir akıl
buhranı içinde olmayan herkes peygamberimize hayrandır. Ancak biz, hayranlığını
imanla tamamlamayanları makbul saymıyoruz.
Batı, şuuraltımıza öyle sokuldu ki; oradaki düşünürler ve
devlet adamlarından bazılarının sözlerini aktararak okuyucularıma
konuşmalarından doküman vermek istedim :
Goethe : Beşeriyet ve ayağını bastığı her şey,
çimenler, çiçekler O'nun nefesiyle yaşıyor.
Bismark: Beşeriyet senin gibi mümtaz bir kudreti bir
defa görmüş, bir daha görmeyecektir. Seninle aynı çağda olmadığım için üzgünüm.
Kitabın senin değil Allah'ındır. Bunu inkâr ilmi inkârdır.
Bernard Shaw: Hakiki demokrasinin ideali İslâmi-yettir.
İslâmiyet madde ve ruhu; ahlakla ilmi birleştiren tek dindir. Avrupalıların
aradığı din, Muhammed'in (S.A.V.) dinidir.
İnsanlığın "kurtarıcısı Hz. Muhammed (S.A.V.) "dir.
20'nci yüzyılın sonunda İngiliz İmparatorluğu'nun İslâm olacağını sanıyorum.
L. Brunton; İnsan büyüklüğünü
hangi ölçüye vurursak vuralım hiç bir insan O'ndan büyük olamaz.
Lamartin : Amacın büyüklüğü, vasıtaların imkânsızlığı ve
alınan sonucun ihtişamı insan dehasının ölçüsü ise; Hz. Muhammed'le kıyaslanmaya
kim cesaret edebilir?
John Dawenport: O'nun mucizesi her çağ içindir;
ebedidir.
V. Giurgiu: Hz. Muhammed dünya tarihinin en büyük
şahsiyetidir.
Karlayl, Tolstoy efendimizin hayranlarının başında gelir.
Batının en ileri fikir adamları olan bu zatların iman
meselelerinin iç yüzünü Tanrı bilir. Biz onları hürmetle anıyoruz.
İslâm dininin gereği efendimize imanın şartları vardır. «O
yüce bir insandır» demek İslâm imanı için yeterli olamaz. Kur'an
hükümlerinin topluca incelenmesinden sonra efendimize iman şartlarını şöyle
özetliyoruz :
1. Son peygamberdir.
2. Kur'an O'na ilham yoluyla
değil, vahiy yolu ile verilmiştir.
3. Kuldur.
4. Ümmîdir.
5. En yüksek ahlâk O'na
verilmiştir.
6. Hz. İbrahim soyundan
gelmiştir. Ancak Arap Kureyş kabilesine mensuptur.
İslâmiyet hiç bir dinde görülmeyen bir toleransa sahiptir ve
iman hususunda zorlamayı Kur'an yasaklamıştır.
Allah, bu yüce nimeti zorla değil, yalvarana vermeyi
seçmiştir. Böyle olmasaydı Avrupa'da bir tek İslâm düşmanı kalmayacak kılıçtan
geçecekti.
İslâmiyeti çok iyi anlayan ünlü bir Batılı düşünür eğer
İspanya'da ve Vlyana'da İslâm orduları yenilmese uygarlık 300 yıl gecikmezdi
diyor.
Efendimizin yüceliğini O'na övgüyle ifade mümkün değildir.
Her İslâm yücesi, hatta her İslâm, elinden geldiğince O'na hayranlığını ifadeye
çalışmıştır.
O'nun, bundan sonraki bölümlerde, evrendeki özelliğini
anlatmaya çalışacağım. Yine de benim körlüğümden el yordamı ile aktardığım
olacaktır. Onu ancak Tanrı bilir.
Efendimiz daha 4 yaşındayken annelerin annesi O'nu bir
şiirinde söyle anlatmıştı:
«Herkes ölecek, her yeni eskiyecek, her çok fend bulacak
(sonlanacak), ben de öleceğim, fakat namım kalacaktır. Tertemiz bir evlad
doğurdum, dünyaya, çok büyük bir hayır bırakıyorum.» (Hz. Âmine annemiz).
Ve hepimizin annesi efendimizin nazenin kızı Fâtıma sultan
bir şiirinde:
«Peygamber Ahmed'in toprağını koklayanlar, ebediyete kadar
güzel koku duymasalar da olur.»
«O'nun vefatı ile benim üzerime öyle musibetler devrüdi ki;
gecelerin üzerine devrilse, karanlıkların rengi değişirdi.»
EVET efendimiz için söylenen şiirlere NAAT denir.
Bunların onbinlerce örneği vardır. Bir tanesini bugünkü dille özetleyerek başka
bir bölüme geçeceğim (Nabi'nin naatı).
EY ZİYARETÇİ
Hatalardan kaçın, burası Allah sevgilisinin köyüdür.
Mustafa'nın makamı, Allah nazarının mekanıdır. Bu toprağın sırrından evren yok
olmakdan kurtuldu. Ve âmâların gözü bu topraktan açıldı. Burası peygamberlerin
eşik öptüğü dergâhtır.
Nabi'den özet.
Dr. Halûk NURBAKİ
|