Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Teknur

 Ümmîlik Mucizesi

    Ümmîlik Efendimiz'in kıvanç duyduğu özelliklerinden biridir. Sonradan bilgi kazanmamış, okur yazar olmayan anlamına gelir. Cehil kelimesiyle bir ilgisi yoktur. Bilen fakat bu bilgisini doğuştan getiren demektir. Zaten kelime anlamı da doğuştan bilgili demektir.
    Hz. Mevlâna ümmîliği şöyle tarif ediyor (Efendimiz'i kasdederek):
    «Ümmîlik bilimin tümünü doğuştan getirme san'atıdır. İlmi sonradan öğrenenler, olmuş şeyleri bilirler. Ümmîler olacak şeylerle hiç olmamış geleceklerin gizliliğini bilirler.»
    Kazanılır ilimde kendi cağına ait yanılgılar vardır. Ümmîlik bir Allah vergisidir.
    İlk ayet gelip de Cebrail bunu efendimize sunduğunda ilâhi emir: OKU idi.
    Efendimiz Allah'a karşı «ben okuma bilmem» deyince.
    Emir tekrarlandı;
    «Oku Allah'ın âla ismiyle oku..»
    Buradaki gerçek şu idi:
    Sen okuma yazmayı eğitim yolu ile öğrenmedin. Fakat doğuştan tüm yetenekler sana verildi, sırası geldikçe Allah'ın istediği her şeyi bilirsin.
    Bazılarına bu gerçek inanması güç gelir, halbuki kabiliyet, zekâ, dehâ ümmîliğin başka tarz ifadesidir.
    Birçok büyük dahilerin eğitimde öğrendikleriyle keşif ve bilimsel buluşlarını izah etmek imkânsızdır. Yunus şiir zirvesindedir fakat ümmîdir.
    Edison ilkokulu bitirememiş; Einstein lise tahsilinde terklermştir. Bunlarda da ümmîlik silik biçimde de olsa bir gerçektir.
    Asıl konumuz efendimizin hiç bir eğitim görmemiş olmasıdır.
    Ve de her bilgi ve beceri dalında zirvede oluşudur ve mucize olan budur.
    Askerlik konusunu açtınız mı en usta tabya planlarını onun yaptığını, «harp hiledir» sözü ile askerlik sanatında devir açtığını görürsünüz.
    Hudeybiye siyasi anlaşması tarihte eşi görülmemiş bir siyasi zaferdir.
    Bilime bağımsızlığı O kazandırmış, bugün dünyada tartışması yapılan bilim özerkliğini yer yüzüne O getirmiştir.
    Belediyeyi ilk kuran, savaşta hemşirelik kurumunu ilk kuran O'dur.
    Vergiyi, okuyup yazma ve ilim öğrenmeyi ibadet disiplini içine alan O'dur.
    Bilinçli bir demokrasiyi kurup onu geliştiren O'dur.
    «Zalimin zulmünü yüzüne karşı söylemek ibadettir.» emriyle yöneticileri halka kontrol ettiren O'dur.
    Bütün bu kurumlar Selçuklu devrinde yürümüş, yeryüzünün en uygar uygulaması doğmuştur.
    Bilim konusundaki harikulade emirlerini bir bahis önce zikretmiştik.
    İnsanların yaşantılarını planlayan emirleri ise hepimizi bunalımlardan, âtıl ve miskinlikten kurtaracak; fakat ihtiras peşinde koşan ruh hastası olmaktan koruyacak niteliktedir :
    «Bugün ölecekmiş gibi (ahirete) Allah için; hiç ölmeyecek gibi dünya için çalışın.»
    «En hayırlınız dünyayı ahirete, ahireti dünyaya değişmeyen (bu dengeyi kuran) dir.n . «İki günü birbirine eşit insan ziyandadır.»
    (Yeni gün daima dünden başarılı olmalı).
    EVET... tümüyle ilmi, insanı, toplumu böylesine yöneten; savaşta en güçlü merhametle zirvede..
    Ve de ümmî..
    İşte O'nun en güzel mucizelerinden biri.


(3) Sonsuz Nur, Dr. H. Nurbaki, Damla Yayınevi.
(4) Bak: Kur'an Mucizeleri, Dr. H. Nurbaki, Damla Yayınevi.

Dr. Halûk NURBAKİ   


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın