|
Kalbin Sesi - Teknur
Psiko Sosyal Deliller

Efendimizin
önemli delillerinden biri: İslâmiyetin, o günkü toplumun yaşayış ve
bilgilerinden hiç bir iz taşımayışıdır.
Toplum ve fert ilişkileri daima karşılıklı etkileşim
şeklindedir. Bir fikir adamı dahi olsa, kişi kendi toplumunun etkisinden
sıyrılamaz. Örneğin fikir aleminin en parlak dehalarından olan Sokrat dünyanın
düz olduğunu, maddenin 4 temelden geliştirdiğini savunmuştur.
Eğer bazı inkarcıların iddiaları doğru olsaydı, yani Kur'an
Allah vergisi olmayıp peygamberimiz tarafından yazılsa idi devrin ampirik ve
yanlış bilgileri mutlaka Kur'an'a yansırdı. Halbuki Kur'an değil 15 asır
öncenin, günümüzün bile Bilimine hakim özelliğini eksiksiz koruyor.
Namazda zorunlu bir yön için öngörülen kıble (Kabe) konusunda
bile, Kur'an, yanlış anlamaları ortadan kaldırmak için Kabe'de ifrata kaçmayın
bu bir yöndür diye emretmiş, ayrıca bu yönü bir süre için değiştirerek Kudüs'e
de çevirmişti. (Bakara Sûresi, A. 142-148-177).
Nitekim İslâmiyet psiko sosyal etkiler altında kalıp ,
hıristiyan ve yahudilere bilimsel ve kuramsal tavizler verseydi hiç zorluk
çıkmadan anında tüm dünyaya yayılırdı.
Efendimiz peygamber olduğu için bu psiko sosyal etkilerden
masundu. Haşa efendimiz peygamber olmasa, Kur'an'ı kendi yazsa mutlaka çağının
kuralları, yasaları ve bilimleri İslâmiyet'e, Kur'an'a yansıyacaktı.
Fakat efendimizin hayatı incelenirse görülür ki, O ötelerin
ötesinde bir yaratılışın temsilcisidir ve toplumun üstündedir.
Geleceğin tüm evrenine hükmeden bir manaya sahiptir.
Efendimizin psiko sosyal etkilerin üzerinde oluşunun en
ilginç yanı, Allah tarafından ihsan edilen Kur'an'ın âyetlerinin o günün
bilimine ters düşmesidir.
Sanki, bugün yazılan bir kitabı 15 asır öncesine
götürmüşsünüz gibi o günün alimleri Kur'an'ın bilimsel görüşleri karşısında
şaşırıp te'vil yolları aramışlardır.
İşin garibi Kur'an'da olmayan, o günün bilim adamı ve
yorumcularının açıklamalarını ele alıp, İslâm'a dil uzatan şaşkın İslâm
düşmanları çıkmıştır. Kur'an'a bakmadan yanlış yorumları okuyarak İslâmiyete dil
uzatmışlardır.
Kur'an bahsinde göreceğimiz gibi en modern zaman teorileri,
boyutların sonsuzluğu gibi fizik yasalardan tutun da, Keepler yasalarına, ayrı
ortamlarda ayrı fizik güçlerin ve yasaların varlığı ve de bir çok biyolojik
gerçekler Kur'an'da mevcuttur.
Ve de ne deha, ne zekâ, ne bir fert, psiko - sosyal
etkilerden kurtularak bilimde zamanın, çağının binlerce ötesine sıçrayamaz.
Ve de Kur'an Allah vergisidir ve de onu getiren efendimiz
peygamberdir.
Çok önemli bir delil, efendimizin amaçla sonucu birleştiren
tutumudur.
Dünyanın tarihinde bütün ihtilaller, mücadeleler şekli ne
olursa olsun; toplum liderlikleri kahramanlarının ihtiras gücüne dayanır.
Yine dünya tarihinde hiçbir dava yoktur ki kahramanlarını
hükümranlık zevkiyle kamçılamasın.
Hiç bir cemiyet reaksiyonu yoktur ki; savunucuları,
tezlerinin amacını kendine akort etmesin.
Halbuki İslâm davasının zahirde en güçsüz devrinde, Arapların
tümünün başına geçen efendimiz, her türlü saltanat teklif edildiği zaman şu
harikalar harikası karşılığı verdi:
«Bir yanıma ayı getirseniz, bir elime güneşi verseniz Allah
davasından vazgeçmem.»
Efendimiz İslâm davasına başladığı zaman o devrin en büyük
nakliye şirketinin sahibiydi ve o denli madde varlığına sahipti.
Tüm maddi kaynakları İslâm davası uğruna harcadı ve İslâm
zaferi sağlandıktan sonra tek kap yemek, yamalı bir hırka ile günlerini devam
ettirdi.
Onun arkadaşları (Ashab) da aynı yolu seçtiler. İslâm zaferi
uğruna tüm servetlerini harcadılar ve İslâm zaferinden sonra borçlardan
kurtulmadan fani hayatı terk ettiler. Şerefle ve zevkle.
Ve hangi toplumsal hareketin kahramanları dünya tarihinde bu
görüntüyü vermişlerdir?
Peygamberliğin şaşmaz bir delili de bu feragattir. İnsanların
hayatı riyalarla doludur. Mutlak fedakarlık ve feragat müstesna.
Efendimizin doğruluğu, en yüce ahlakı, dost-düşman, mü'min -
kâfir tarafından bütün Arabistan'da öylesine tanınırdı ki, ona Emin
(güvenilenlerin en doğrusu) ismi verilmişti.
İslâmiyetten önce ve sonra O'na inanmayanlar bile O'nu hakem
tayin ederlerdi.
Tıp psikolojisi, yalanların, sahteliklerin bir karekter
yapısı olduğunu labil (oynak) ruh yapısından yansıdığını hükme bağlamıştır.
Efendimizin zengin ve en sağlıklı ruh yapısı herkesçe belli
iken, O'nun peygamberliğine daha başka ne delil düşünülürki.
Dr. Halûk NURBAKİ
|