Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Teknur

 En Yüce İnsan Fahr-İ Kâinat Efendimiz'e İman

    Yirminci yüzyılın son yılları. İslâmî takvim 14 üncü asrın sonunu gösteriyor.
    Amerika'da bir matematikçi1 yazar, düşünür; tarafsız ve gerçek bir bilim adamı, emsalsiz bir araştırma yaptı, yıllarca hazırladığı programları kompitüre verdi...
    Amacı; gelmiş geçmiş tüm liderleri, fikir adamı ve düşünürleri, kumandanları matematiksel bir değerlendirmeye tabi tutmaktı. Sonuç raporlarını elektronik beyin ekranından okuyacak, kendi yargılarından ötede gerçek bir bilgi elde edecekti.
    Binlerce lider ve düşünürün nitelikleri programa verildi. Kompitür .100 büyük insanı değer sırasına göre ekrana verecek biçimde ayarlanmıştı.
    Programlar kompitüre verildi, kompitür çalıştı, o matematiksel titreşimlere fiziğin dürüstlüğü, biçimde raksetti durdu.
    Sonunda 1 numaraya en yüce insanı yazdı.
    Gelmiş geçmiş tüm liderler arasında, yücelerin en yücesi peygamberimiz Fahr-i Kâinat Efendimiz'in ismi:
    Hz. Muhammed (s.a.s.) okundu ekranlarda.
    Olay aslında yüzyılın en önemli olayıydı. Tepkiler, hayretler birbirini kovaladı. Çalışma yeniden kontrol edilip     tekrarlandı.- Sonuç değişmiyordu, sonucu hazmedemeyenlere araştırıcının cevabı çok ilginç :
    «Neden kızıyorsunuz? Sonuç benim için de sürpriz oldu, ne çare ki sonuç matematiksel ve kesindir.»
    Ve kompitür bilimini inkâr etmedikçe bu sonucu bilimsel sonuç kabul etmek zorunludur.
    O, insanların şerefidir.
    Evren O'nunla anlam kazanmış, Tanrı'ya muhatap olmuştur.
    Bilime kutsallığı O bağışlamıştır.
    İnsanları hür ve eşit kılan O'dur.
    Ve uygarlık kendinden önce girdiği kısır döngüden çıkıp bugünkü maverasına O'nun sayesinde ulaşmıştır.
    Allah emretti:
    İstersen oturduğun yerin altını, çevredeki dağların altını akan altın yapayım.
    Ve yıllar sonra onun ülkesinin altından bu siyah altın fışkırdı (petrol).
    Allah efendimize evrenin sonsuz imkânlarını verdi.
    Fakat O kulluk ve yokluğu ile iftihar etti.
    Ve şimdi ben O yüce varlığı size anlatma yoluna; bilimsel delillerle başlayacağım ve gerçekten mahcubum.
    O'nu tanıtırken, O'nun getirdiği manayı, evrenin esrarını anlatmak gerekirdi. Ne çare ki, efendimizi zihinleri bulandırılmış nesillere anlatmak için çağımızda bu kapıdan girmek şart oldu.
    Beni affetmesi niyazı ile, efendimize imanın birinci bölümüne geçiyorum.


(1) Michael Hart.

Dr. Halûk NURBAKİ   


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın