Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Teknur

 Hazreti İsa'ya İman

    Hz. İsa'nın en önemli özelliği efendimize sevgisidir. Kendisi incil okurken Faraklit (hamd eden) kelimesi geçince parmağını öper gözüne sürerdi. Ve de Havarilerine, kendini, İslâm'ın temize çıkaracağını ve o zaman manasının anlaşılacağını söylerdi.
    Hz. İsa mahşerden önce dönecek ve İslâm olarak Mehdi ile birlikte Deccal'a karşı mücadele verecektir.
    Hz. İsa hakkında iki önemli Kur'an hükmü vardır:
    1. Hz. İsa'nın Allah'ın Meryem'e nefhettiği (zaman ve mekan ötesi iletişim) bir sırla meydana geldiği.
    2. Çarmıha gerilmeyip (çarmıha gerilen Hz. İsa'yı ihbar eden gammazdır) göğe yüceldiği.
    Her iki tanım da Kur'an emri olduğundan, her islâm tereddütsüz inanmak zorundadır. Ona babasız oluşu nedeniyle dil uzatan dinden çıktığı gibi, onu savunmak da her İslâm'a görevdir.
    Zaten bugünkü biolojik gerçekler 19. yüzyılın kendi kendine gebelik olmaz tezini çoktan yıkmıştır.
    Cambridge Üniversitesi biyoloji bölümünde bir kurbağa kendi bağırsak hücresi ile gebe bırakılmıştır. Bazı hıristiyan biyologları da dişi kobayları x ışınına yakın dalga boyunda ışınlarla gebe bıraktıklarını yayınlamışlardır.
    Zaten meioz bölünme (sperm hücrelerinin özel bölünme şekli) sırasında yumurta hücresini bir ışınla saptırıp mitoza çevirme, az hücreli canlılarda mümkündür. Tek hücrelilerin mitoz bölünmeleri ve meioz bölünmenin mitoza dönüşmesinin imkan dahilinde olduğu, kanserin te-ratom gelişmesinde görülmektedir.
    Netice odur ki; babasız doğum, ateist ve materyalistlerin diline doladığı gibi biyolojinin batması değildir. Zaten şimdi materyalistler, bu inkârdan vaz geçip aksine dişiyi kendi hücresi içinde gebe bırakarak tek kuşak yetiştirme peşindeler. Elbette bu olayın Hz. İsa'nın babasız olma mucizesi ile cevabı olmaz. Ancak Kur'an'ın, Hz. İsa'nın oluşmasında melek aracılığını bildirmesi, Kur'an'ın ayrı bir mucizesidir (Melek - Işın; Meleklere İman bahsine bak). Ve de Hz. İsa'ya terbiye dışı dil uzatanlara bilimin sövgüsüdür.
    Nedir Hazreti İsa'nın sırrı?
    a. İnsanla ruh arasındaki derin ilgiyi simgeler. İnsan gerçekte Tanrı'nın özel ruh ceryanı ile yaratılmış bir özel ve seçkin varlıktır. Hz. İsa'nın doğuş tarzı ile Allah bu gerçeği hatırlatmıştır.
    b. Bir avuç köleye öğrettiği Tanrı ve din ahlakı ile, yenilmez sanılan koskoca madde temsilcisi Roma İmparatorluğu'nu yerle bir ettiren mana güzelliğini temsil eder.
    c. Ölüyü dirilterek insanın mana gücünü anlatmış, insanlara özlerindeki kıymeti tanıtmıştır.
    d. Zamanında sıfıra inen insanın haysiyetini; kendini güçlü sanan Romalılara karşı, esirler yanında yer alarak kurtarmış ve çok yürekli ve soylu bir mücadele vermiştir.
    Zulümle inançsızlığın birlikte temsil edildiği o devrin karşısına, sırf insanlık şerefini korumak için dikilmiştir.
    Nitekim 19'uncu yüzyılda ateizm ve materyalizm hıristiyanlığın tam ortasında patlak verince, o günün hıristiyan din adamları hiç mücadele vermedikleri halde; Hz. İsa'nın manevi gücü, ateistlerin tahribatını zayıflatmış ve o cemiyeti büyük bir felaketten belli ölçülerde sıyırmıştır.
    Burada çok hassas bir konuya değinmek istiyorum.
    Bugünün hıristiyanları konusunda :
    Bilindiği gibi Asr-ı Saadette bir çok hıristiyan müslüman olarak doğru yolu seçti. Hıristiyanlıktan dönmeyenler için, Kur'an çok müsamahalı bir dil kullanarak onlara ehl-i kitab dedi. Ve müslümanlara onlarla ilgilerde yumuşaklık teklif etti (evlenme, ticaret vs.).
    Bu gerçekler bir Kur'an mucizesidir ve günümüzde, şu karışık inanç curcunasında çok ciddi bir hikmet taşımaktadır.
    Allah'a inananlar gerçeği tam bulamasalar da, ateistlerle mücadelede iş birliği yapmamız gerekenlerdir. Ehl-i kitaba karşı, Kur'an'ın emrettiği ölçüler içinde davranmalı, tarihteki din savaşlarının intikamcısı olmamalıyız. Her olay o günün şartlarında değerlendirilir. Bugün, insanlığı sonu gelmez kavgalara sürükleyen maddeci ateizmdir.
    Ve Kur'an mucizesi; ehl-i kitaba müsamaha sırrı, bugünün ortamında vardır, hatta gereklidir.
    İslâm ve Hıristiyan işbirliği, ateist materyalizmi yenmeye muktedirdir.

Dr. Halûk NURBAKİ   


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın