Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Teknur

 Hazreti Adem'e İman

    İlk insanın Allah elçiliği görevi ile birlikte yeryüzüne gelişi elbette derin hikmetler taşır. İnsanın dünyaya geliş nedeni Allah'ı aramak. O'nu, sanatındaki inceliği sevmektir. Hz. Adem'in peygamberliğinin en önemli yönü budur.
    İnsan yaratılmış, gelişmiş, sonra Allah'a yönelmiş değildir. Aksine dünyaya geliş nedeni; elest andlaşmasındaki sözünü tutmak, dünyaya ayak bastığında Allah'a yönelmektir.
    Hz. Adem'in öyküsü, insanın gerçeğini de yansıtmaktadır.
    Allah onun bedenini topraktan; yani maddeden yaratmış. Sonra kendi sırrından ruh ihya etmiş, sonra da ona efendimizin sırr-ı kalbini vermiştir. Bu arada ona NEFS de ilka etmiş, sonra onu cennette bir noktada tüm meleklerin ve diğer varlıkların ziyaretine sunmuştur.
    Tüm varlıklar onu ayrıntıları ile incelemiş ve ilâhi san'at eserine hayran kalmışlardır. Ve sonra Allah emretmiştir: «Ona secde edin.»
    Bu emrin sırrı Adem'deki ruh unsurunun ince hikmetinden doğar.
    Tüm melekler bu emre uydu ve Adem'e secde etti.
    Şeytan: «O maddedir, ben madde, ötesiyim, ondan üstünüm» dedi ve isyan etti.
    Tıpkı günümüzde insanı madde sanıp Tanrı'yı inkar edenler gibi.
    Ve Tanrı meleklerin en bilgini şeytanın bu hatasını, onu alçaltarak cezalandırdı.
    Meleklerin, hocası şeytan lâin; lanetlenmiş varlık oldu.
    Sonra Adem Havva'yı istedi, Allah yeniden binlerce Havva yaratma kudretinde olduğu halde Havva'yı Adem'den aldığı kemik iliğinden yarattı. Burada da çok ince hikmetler vardır, insandaki sonsuz hazineyi; tüm hücrelerin kemik iliğinden geliştiği işaretleri yanında artık üretim işlemi Adem sırrına verilmişti.
    Ve sonra Adem Cennette Havva ve şeytanın teşvikiyle nefsine uydu.
    Ve kovuldu yeryüzüne.
    Elbette Murad oydu.
    Bu kez de nefsin sırrını sergilemişti Tanrı. Ve sonra bizler geldik.

Dr. Halûk NURBAKİ   


 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın