|
Kalbin Sesi - Teknur
Theizm Yanılgısı

Allah'a iman
gerçekten bir zorunluluktur. Hatta inkara kalkışmak, O'na inanmamanın cinnet
şeklinde ifadesidir.
Zaten, tüm maddesel varlıklar raksları ile, mana alemi
varlıkları zikirleri ile bu imanı ifade etmektedir.
İnsan her nefesinde Hu (O Tanrı) diyerek zorunlu ibadetini de
yapmaktadır.
Ancak insana yakışan iman, Allah'a gereğince imandır.
Bazıları kendi başlarına iman edebileceklerini sanır ve aracıya, peygamberlere
İmana gerek olmadığını savunur. Buna theizm denir ki. kesinlikle bir yanılgıdır.
Varlıkların, hele canlıların bir ihtiyaçlar komplekst içinde
yaratıldığı şüphesizdir.
Elektrik ceryanının iletimi için bir iletkene, canlılığın
kuşaktan kuşağa geçmesi için bir genetik karta ihtiyaç vardır.
Hele insan, vitamini için bir meyvaya, soluduğu havadaki
oksijen için yeşil yaprağa muhtaçtır.
Basit bilgileri edinmek için öğrenim ve öğretmene olan
ihtiyaç her türlü tarifin üzerindedir.
Bir atomu öğrenmek için kesinlikle bir atom bilgini ararız.
Uzaya giden roketi binlerce beyinden tanırız. Hal böyleyken Allah gibi bir
sonsuzluğu, ölümsüzlüğü ve evreni kendi başımıza nasıl tanırız?
Allah kendi varlığının san'atının incelilerini ve de kendi
kendimizi tanıtmak için içimizden 40-15 asır önce görevliler seçmiş ve onlara
peygamber; Allah elçisi demiştir.
Kendinin çok şey bildiğini sanan bir çok bilim adamı 14 asır
önce evrenin en yüce insanı efendimizin getirdiği el, yüz, diş yıkamayı ancak
yüzyıldan buyana bilip öğrenebildiler.
Allah'a inanmak nasıl bilimsel bir sonuç zorunluluğu ise;
O'nun tanınması için gönderilen Allah elçilerine (peygamber) iman da o denli
zorunludur.
Zaten insan, isyan ve inkarını perdelemek için ben Allah'a
inanıyorum der, aracıya gerek yok tezini savunur.
Zira Allah, elçileri aracılığı ile nasıl bir kul olmamızı
tanımlamakta; peygamberleri inkar edenler bu sorumluluktan kurtulmanın yollarını
aramaktadır.
Allah'ın elçileri, O'ndan aldıkları emir gereği; çıkarcılığı,
aldatmayı, sömürmeyi yasaklamaktadır. İşte bir çoklarının bu yasaklar çıkarını
bozmaktadır. Allah'ın inkar edilemeyen varlığı karşısında peygamberleri inkar
etmeyi çare saymaktadırlar.
Tıpkı şeytan gibi. Şeytan Allah'ı inkar etmiş değildir. O
Adem'i, Allah'ın elçisini inkar etmiştir.
Fakat metodumuz gereği peygamberlerin de inkar
edilemeyeceğini akılcı bilim metodları içinde ispatlayacağım.
Hele en yüce insanın; alemlerin övüncü efendimizin
peygamberliğinin kaçınılmaz bir bilimsel sonuç olduğunu göstereceğim.
Nasıl dünyamız güneşe, güneş saman yoluna ya da başka bir
disipline muhtaçsa ve bu sıra, ta madde görünümünün temel manyetik sırrı ise;
gerçekler de halka halka diziler halinde Peygamber Efendimiz'de merkezlesin
Şimdi önce Tanrı elçilerinin temel tanımlarını verecek, sonra da Efendimizi
dilim döndüğünce anlatmaya çalışacağım.
Dr. Halûk NURBAKİ
|