|
Kalbin Sesi - Teknur
Allah'a Gerçek İman

Buraya kadar
yazdıklarımızla Allah'a gerçek imanın bilimsel bir zorunluk olduğunu vurguladık.
Büyük yaratıcının akıl almaz san'atını, bilimdeki
incenin incesi esrarını sezdikten sonra, akla ilk gelen soru acaba idraki mümkün
olmayan yüceler yücesi, güzeller güzeli Tanrı'ya nasıl bir imanla kulluk
sırrımızı ortaya koyabiliriz?
Doğudan - Batıdan düşünürler, dinî inanç yolları hep Tanrı kavramını
araştırmıştır. Binlerce yıl bu sırrın peşinde koşmuşlardır.
Dost düşman herkesin bildiği gibi Tanrı'yı, bilinebildiği
sınırında, bilincin ötesindeki maveralar da dahil; anlatan tek eser O'nun kitabı
Kur'an'dır.
Biz de Kur'an diliyle, Tanrı'nın bize kendini nasıl
anlattığını dilimiz döndüğünce açıklayacağız.
Ancak daha önce bilimsel düşüncenin ve bilimin Tanrı
yaklaşımına değineceğim.
Taşa, toprağa, doğa güçlerine, yıldızlara, aya, güneşe Tanrı
diye yakaran insan toplulukları çağımızın pek uzağında sayılmaz.
Günümüzde de bilimin kınayacağı, bir takım fizik sonuçlara
Tanrı gözüyle bakanlar olmuştur. Kuanta, evrenin etkin oluşum çekirdeğine hatta
evren bilincine Tanrı diyen çıkmıştır.
O halde, şimdiye kadar incelediğimiz fizik, matematik ve
biyolojik tesbitlerimizin ışığı altında Tanrı'ya nasıl inanmalıyız? Bunu
inceleyelim.
Dr. Halûk NURBAKİ
|