|
Kalbin Sesi - Teknur
Madde Ve Ötesi

Maddecilere göre:
Evren: Bilinmez güçlerin bilinçsiz bir rastlantı dengesidir.
Yavaş bir mekanizmadır!
Hayat: Doğanın kör, hatta zalim, bazan hatalar yapan uyum
yasalarıdır!
Madde: Tüm varlıkların zorunlu temelidir, madde ötesi yoktur!
On gözlem bahsinde gördüğümüz gibi, evrenlerin maddesel
olayları bile akıl almaz bir evren bilincinin kontrolünde yürür. Evren bilinci,
zamanı hiçe sayan bir hızla tüm maddesel olayları derin bir sanat ahengi içinde
sürdürür.
Hayat yine bu bilincin sırrından doğan bir san'at
ihtişamıdır. Çevre kirliliği için yapılan araştırmalarla ziraî ilaçlamaların
ortak sonucu korkunç bir gerçeği ortaya koymuştur. Dünyamızdaki tüm canlıların
cinsleri, sayıları korkunç bir kompitür sistemi içinde akıl almaz bir denge
içindedir..
Doğada ve hayatın seyri süresince canlılarda, evren
bilincinin bu kontrolü hatasız sürer gider.
Ölüm gibi bazı sert doğa olayları, bizim bilincimizin
yanılgısından ters görünmektedir. Sonlu olan maddesel olaylar devamlı değişme ve
sonunda tekliğe dönmek zorundadır. Aslında evrenin yüce san'atı, değişik
fırçalarla, güzelden bir başka güzel yaratmaktadır. Gerçek canlı bir plazma olan
toprak laboratuvarındaki sonsuz sayıda mikrop, bir böcek ölüsünden bir gül imal
etmektedir.
Bitkilerin biofizik laboratuvarı olan yapraklar, yangının
dumanından binbir meyvenin şekerini yapmaktadır. Eğer, nefesimizin
karbondioksidi; yaprakta ayrışıp, şekeri meydana getirirken matem tutsaydı, biz
oksijen alıp yaşayamazdık. Maddesel değişmeler evrenin kutsal devamlılığının bir
sembolü, bir şölenidir.
Doğada zulüm ve hatta şöyle dursun, canlılara hizmet vermek
için yasalarında ayrıcalıklar sağlanmış; balığın denizde donması önlenmiş,
saatler (arzın hızındaki bilinçli ahenk yavaş dönse canlilar olmaz, hızlı dönse
bitkiler yaşamazdı) ve mevsimler ile (23.5 derece eğikliğiyle arz hayata imkan
sağlamış, kutuplardan aşağı donmayı engellemiştir) hayata adeta matematik bir
sahne hazırlanmıştır. Hele dünyamızın bekçileri bölümünde gördüğümüz . gibi bu
sisteme esrarengiz bir elektromanyetik perde çeken tabiat yasalarımız bilinçsiz
ve tesadüf, öyle mi? Elbette bilgiden yoksun dünün maddecisini dinleye dinleye
gözler perdelendi, düşünceler şaşkın tuzaklarda hapsedildi. Güzel dünyamızı bile
çirkin görmeye başladık. Madde ve madde ötesi varlıklara gelince : Madde:
Mekanda yer tutan zamana bağımlı her olay maddedir. Bilindiği gibi madde iki
görünüm verir. Enerji ve cisimler. Her ikisinin menşei de kuant dediğimiz etki
rakslarıdır. Bu açıdan madde: Empulsun 1-2-3-4 boyutlarda (zaman + mekan 1)
şipin farkları ile seçtiği geometrik korunumlardan çıkan sonuç dalgalarıdır.
Kuant eylem değiştikçe bir madde hali son bulur, "diğeri doğar. Bu bir anlamda
m1 + zaman uyumunun zorunlu sonluluk yasasıdır. Boyutlar bahsini okuyan
okuyucular mekanın madde olmadığını geometrik bir sistem olduğunu
hatırlayacaktır.
Madde Ötesi: Madde ötesi nedir? Maddeye nazaran tersine bir
aksiyondur. Bir olay zamana tabi değil, mekanı sabit değerler taşımıyorsa madde
ötesidir. Fizik, kuantın mekana geçişindeki eylem mesafesini hesap etmiştir. Bu
boy, 1.4 * 10-13 cm. (Fermi mesafesi) daha küçük eylem madde için söz konusu
değildir. (Elbette ışın, fotonda bu kurala tabidir). Madde ötesi varlıklar var
mıdır ve fizik bunları tesbit edebilir mi? Bugün fizik, bildiğimiz kadarıyla
maddenin sınır bekçilerini bazan madde olan, bazan ötesine geçen Nötrino ve
Anttnötrinoları tespit etmiştir. Tanıdığımız en küçük kuantlar bunlardır.
Çekirdekte bazan var olurlar (denge gereğince) bazan Fermi mesafesinin altına
düşer, yok olarak kuant hassasını kaybederler. Madde ötesi varlıklara buradan
başlıyoruz.
Madde Ötesi Varlıklar:
a. Nötrino ve antinötrinoların
fermi duvarını aşmış halleri.
b. Hilbert'in mekanı ve
Empuls'un bu mekanda saklı hali. Boyutları fermi mesafesinden küçük olan veya m,
mekanı (1,4x10-" cm'den küçük olan).
c. (Empuls - etki: mekanın bu
yerinde var olan küçük mesafelerde sonsuz güçte, mekan büyüdükçe ölçülebilen
değerler kazanan kudret.
Yıldızlar arasında cazibe, orta mekanlarda elektromanyetik
güç ve çekirdekte interaksion hep bu tek olan esrarengiz kudrettir. Bu gücü
enerji ile karıştırmamak gerekir. Enerji, Empuls'un kuant etkilerinin bir sonuç
değeridir.
Kuant dediğimiz salınım, etkinin, kudretin mekana yaptığı
geometrik uyum tarzıdır. Kuant bizatihi empuls değildir. Böyle olsa cazibe ve
interaksion etkileri olmazdı.
Her kuant, şipininde çevrede gizlidir. Bir başka kuant şipini
birlikte oldu mu otomatikman bir güç doğar. Cazibe, interaksion etki, kendisi
zamana tabi değildir. İki kuant şipini doğduğu on korkunç bir interaksion doğar,
mekanda sabit bir değer yoktur. Şipin olmadığı yerde kaybolan esrarengiz bir
kuvvettir.
Empuls sanki mekanın istikametlerinde bir denge sırrıdır.
Mekanda bir raks, bir şipin varsa sanki mekan sarsılmış gibi esrarengiz bir
kudret doğar (Parite teorisi).
d. Madde ötesi bir varlık
evren bilincidir. Evrenin neresinde bir olay olursa orada gizli kompitürler
hemen bir fizik bilinci yaratır. Canlı daha doğmadan yumurta halindeyken bir
bilinçler koordinatı içinde gelişir, ne zamanı vardır, ne de mekanda sabit bir
yeri.
Elle tutulup laboratuvara girmez, fakat her olayın içinde
zaman eylemine ihtiyaç göstermeden gizlenmiştir.
e. Zaman, bizzat kendisi madde
âteşidir. Ona ister boyut nazarı ile bakın, ister Koziref gibi düşünerek bir
tüketim enerjisi gözüyle bakın, mekanda sabit yeri yoktur (m, mekanında).
Madde ötesi varlıkları fizik daha ilerdeki yıllarda biz onu
öğrendikçe tek tek bize gösterecektir.
Madde ötesi varlıklar «İnsan Bilinmezi» ve «Madde ve Ötesi»
isimli kitaplarımızda çok daha ayrıntılı anlatılmıştır.
Dr. Halûk NURBAKİ
|