|
Kalbin Sesi - Teknur
Bilimsel Düşünce 
Modern
bilimlerin temeli, fizik ve matematiktir. Bu yüzden cağımızın bilimine akılcı
bilim de denmektedir.
Fizik ve matematik sanıldığının tersine gözlemlerden değil
bilimsel düşünceden doğmuştur. Bu kavram aklın, bilincin olayları yorum
san'atıdır. İnsanın bu yönü olmasaydı çok sınırlı gözlemlerden yola çıkarak,
uzayın - atomun gerçeğini nasıl öğrenirdik?
Evrende yüzbinlerce ışın var, ancak yedisini görebiliyoruz.
Binlerce titreşimden birkaç tanesini duyabiliyoruz. Milyar centigrat ısıdan
70-80 derece sezebiliyoruz. Daha ilginci 10(4°)'la ifade edilen birim
mesafelerden çok sınırlı büyüklükleri tanıyabiliyoruz.
Ünlü bir atom bilgininin söylediği gibi; biz atomu, uzayı,
insanların akıllarının/bilimsel düşüncelerinin, hatta hayallerinin ortak
çabasıyla tanıdık. Biz tüm ışınları görsek titreşimleri duysak. mesafeleri idrak
etsek, acaba evreni nasıl görürdük? Bu ilgine soruyu kendinize hiç sordunuz mu?
Böyle bir yeteneğimiz olsa acaba bir su damlasını şimdi olduğu gibi şeffaf
sessiz bir gölge gibi, bir kum zerresini parlak nokta gibi mi görürdük? Şüphesiz
hayır
Atom çekirdeklerinin. Nükleer resonansının moleküler
vibrasyonlarının keşfi bu minik dünyaların müzik ve renklerini bize bilimsel
düşüncenin ışığı altında iletti.
Kum zerrelerinin moleküllerinden çıkan binbir titreşim,
binlerce müzisyenin inşa ettiği ilâhi bir senfoni gibi evrene yayılır durur. O
su zerresi binbir maytabın renk şehrâyini gibi minik dünyalardan ilâhi niyazlar
yayar ve atomların ilâhi sema sodaları başları döndürür. İşte o şeffaf gölge ve
parıltılı noktanın gerçeği bizlere; ışık, raks ve müzik ziyafetidir. Ve biz tüm
bunlardan habersiz başımızı havaya kaldırıp, yıldızları nokta gibi seyrederken;
yüzümüze çarpan havadaki moleküllerin müzik şölenlerinden habersiz, evren
hakkında hüccet çıkarıp Tanrı hakkında karar vereceğiz, öyle mi? Ve bunu
yaparken bilgiç sanacağız kendimizi... Veyl...
Böyle bir kör döğüşünde gerçek akıl çatlar. Bilim adamları
böylelerinin yanında saçını başını yolar.
Dr. Halûk NURBAKİ
|