Kalbin Sesi - Namaz
|
Namazlarda secde |
Secde, namazın rükünlerinden biri olması hasebiyle farzdır.
Her rek'atte birinci secde farz olduğu gibi ikinci secde de farzdır.
Secde, yalnız burnu yere koymakla değil, ancak alını koymakla
ve birde el ve dizlerinden ve iki ayağın uçlarından velev ki bir tanesinin
yere konulması ile (ki bunlar en.aşağı sınırı gösterir) ve bu koyusun temiz
yer üzerine olması ile meydana gelir. Bu sınır çerçevesinde yapılan secde
kerahetle caizdir. Secdenin tamamı onda olan vâciblerin tamamlanması iledir
ki, o da tamamiyle iki ellerini, iki dizlerini ve iki ayağının parmak uçları
(altlarını) yere götürmek alınla beraber burnu da yere koymaktır.
O Yalnız alnı yere koyarak secde kerahetle caizdir.
O Yalnız burnu yere koyarak alnı koymadan yapılan secde caiz
değildir. (Yalnız burnun konulması alında olan bir özre istinaden ise
caizdir. Özürsüz yalnız burun üzerine secde imam-ı Azam'a göre mekruh olarak
caiz, İmameyn'e göre ise caiz değildir. Sahih olan, tercih edilen görüş
İmameyn'in görüşüdür.)
O Bir özre dayansa dahi yanak, şakak, başın abdestte meshedilen kısmı ve çene
üzerine secde yapılmaz. Alın veya burnunda secdeye mani özür bulunan îmâ ile
secde yapar.
O Secdede alnı yere koymak farz, burnun konulması İse vâcibtir.
O Alnın ekserisi üzerine secde vâcibtir.
O Secdede elleri, dizleri yere koymak farz değil sünnettir. Ancak İmamı Züfer,
İmamı Şafi'i ve İmam Ahmed'e göre farzdır.
O Bir özre mebni yalnız burnu üzerine secde yapan kimsenin secde ettiği yerin
burnundan daha sert olmasına dikkat etmesi gerekir. Yoksa secde caiz .olmaz.
O Yalnız burnun ucunu yere değdirmekle secde caiz olmaz. (Yalnız burnu üzerine
secde yapan alnında özrü olan için) burnun katılığının yere değmesi lâzımdır.
O Secdede parmaklarının altını yere koymak farzdır ve en azından vâcibtir. Ayak
parmaklarının üstünü yere koymakla secde caiz olmaz.
O Ellerini, dizlerini, alın ve burnunu yere koyupta ayaklarını yerden kesen
kimsenin secdesi de caiz değildir.
O Pamuk, kar, saman, pirinç, darı, keten tohumu üzerine edilen secde de eğer
bunlar sıklık peyda edip hacimleri anlaşılır ve yüz içlerinde kaybolmayıp
sertlikleri hissedilirse secde caiz, hissedilmezse caiz değildir.
Kalabalığa veya başka bir özre dayanarak dizler üzerine secde caizdir.
O Cemaatın aynı namazı kılması şartıyla sıkışık durumlarda birbiri arkasına
secde etmesi caizdir. Secde edende edilen de secdede ve aynı namazda olmalıdır.
O Çuval içinde bulunan ve sık doldurulmuş olan buğday, pirinç, arpa ve benzeri
şeyler üzerinde secde caizdir.
O Konulduğu yer temiz olmak şartıyle avucu içine veya eteği ucuna yerin
sıcaklığı gibi bir özre mebni secde edilmesi kerahetle caizdir. Özürsüz olursa
sarığın alın üzerindeki dolamına edilen secde gibi mekruh olur.
O Ölü bir kimse üzerine başını koyup secde etmet caiz değildir. Ancak üzerine
keçe gibi kalın birşey konur ve vücûdu hissedilmezse secde caiz olur. Bu savaş
veya benzeri sıkışık durumlardadır. Normal zamanlarda üzerinde çok kalın bir
cisim de olsa mekruhtur.
O Yere serilmiş olan herhangi temiz bir yaygı üzerine secde edilebilir. Velev ki
bir özre dayanmamış da olsa. Serildiği yer temiz olsa dahi eğer o yerin pis
kokusu veya rengi veya başka bir eseri belli olmadıkça secde caizdir.
O Böyle bir şeyin yere serilmesi sıcak veya soğuktan korunmak veya elbiseyi
tozdan, topraktan korumak için olmalıdır. Yoksa yalnızca alnı topraktan korumak
için olursa kerahetten kurtulmuş olmaz.
O Üzerine secde edilecek sergi temiz bir elbise ise etek kısmını secde mahalline getirmelidir, tevazua daha yakındır.
O Secdenin yerine getirilmiş olabilmesi için secde denilebilecek kadar bu
vaziyette durulması kâfidir. Üçer defa teşbih okumak farz değil sünnettir.
O Secdede tesbihât "Sübhâne rabbiyel a'lâ" dır. Sünnetin en azı üç, ortası beş,
en çoğu da yedi kere bu teşbihi okumaktır. Yalnız kılan daha çok tesbihâtta
bulunabilir.
O İmam olan zât cemaatın rızası olmadan üç teşbihten fazla okuyamaz.
O Her rek'atta arka arkaya iki secde vardır. Bunlardan biri kasten terk edilirse
namaz bozulur. Unutarak terk edilirse selâmdan sonra hatırlansa bile namaza
münafi birşey yapılmamışsa iade edilir. Arkasından son oturuşta iade edilir ve
arkasından da sehiv secdeleri yapılır.
O Secde edilerek yerin ayaklarla aynı hizada olması sünnettir. Ancak secde
yerinin bir ya da iki kerpicin yatay biçimde yüksekliği (ki yaklaşık 20-30 cm
arası) kadar olmasıyla namaz caiz olur. Daha yüksek olur, başka secde edecek yer
bulunmaz, secde edecek kimse rahatsızlığından dolayı başını yere eğemez ise baş
işaretiyle veya eğilebildiği kadarıyle secdeyi yerine getirir.
O Secde ederken yerde cam parçaları, sivri çakıl ve diken olduğunu görürde
alnını biraz sağa veya sola kayarak secde ederse caizdir.
O Uyur bir halde secde edenin secdeyi iadesi gerekir.
O Secdede alnını küçük bir taş üzerine koyan kimse alnını çoğu yer ile temasta
ise secde caizdir, yoksa caiz değildir.
O iki secde arasında "Sübhânallah" diyecek kadar oturmak vaciptir. Secdenin
birinden daha kalkmadan yalnızca alnı kaldırıp ikinciye varmak caiz diyen
olmuşsa da bu sahih sayılmamıştır.
O Secdede eller ne fazla açık (baş ve alından) ne de çok yakın tutulur. Baş iki
el arasında ve baş parmaklar burun deliklerinin önüne gelecek şekilde konulur.-
O Secde mahallinde el parmakları kapalı tutulup, dirsekler yere konulmayıp
dizlerden ye karından uzak tutulur.
O Erkekler midelerini secde anında mümkün olduğu kadar uyluk ve dizlerinden uzak
tutarlar.
O Kadınlar secdede dirseklerini yere koyup diz ve karınlarına bitiştirirler.
O Kadınlar karınlarını da dizlerinden ve uyluklarından uzak tutmayıp,
birleştirirler, Bu tesettüre daha uygundur.
O Secdeye varırken önce dizler sonra eller sonra başı yere koymak ve secdedön
kalkarken bunun tersini yapmak sünnettir. "
O Secdeye varırten^nde^ağ^dizini yere koymak, kalkarken önce sol dizini
kaldırmak isnüstehaptır.
O Secdede tesbihâtı üçten a^/ve tamamen terk etmek tenzihen mekruhtur.
O Secdede yalnız kıldığı zaman tesbihatı ziyâde ederse ne kadar ziyâde ederse
etsin sayıyı tek'le bitirmelidir. Yâni 3,5,7,9,11,13.......gibi.
O Özür olmadıkça secdeden kalkarken yere ellerini dayamaz, ancak dizlerine
dayayabilir. Özürlü olursa müstesna.
O Secde mahallinde tesbihât yerine âyet okuyana sehiv secdesi vardır.
O İmâ ile kılınan namazda secde için eğiliş, rükûdan fazla olmalıdır.
O İki secde arasındaki celsede eller dizler üzerine konup, aynen tahiyyede
olduğu gibi ne dizler kavranır, ne de eller dizlerden uzak tutulur. Parmak
uçları dizlerle aynı hizada olur.
O "Allahüekber" diyerek secdeye varır alnını yere koymakla birlikte tekbir
biter, diğer intikâl tekbirlerinde de aynı şekilde olur. __
O Secdede ellerinin parmakları kıbleye tevcih etmeli, yönelmelidir.
O Secdede ayak topuklarını birleştirmek ve parmak uçlarının kıbleye yönelmesi de
sünnettir. |
|
Abdullah BÜYÜK |
|