Ana Sayfa

Geri
Kalbin Sesi - Namaz
Kıyam deyip de geçmeyelim

     Huzura kabul edildiğini anlayarak, saygılı bir hareketin alameti olarak bildiğimiz bu ayakta durmaya kıyam diyoruz. Diğer bir adı ile: Ayağa kalkmak...
     Kıyamın öyle bir manası, öyle bir mazisi var ki -onu tadanlar bilir.
     Şeytana ve 70 şeytan kuvvetinde bulunan nefse karşı kıyam etmek... Hz. Adem (a.s.)'dan beri kıyam emrine yan çizenlere karşı kıyam etmek... Ölmeden evvel öldüğünü yaşamak için, sanki kabrinden kalkmış da mahşer meydanına "Yürü" emrini beklercesine kıyam etmek. Etrafında olup bitenleri sezerek, mazlumun hakkını zalimin elinden almak için ve mustaz'afların yanında yerini tesbit etmek için kıyam etmek... Evet gerçek manasını hâlâ kavrıyamadığımız sebep ve ilâhî hikmetleri tanımak için kıyam etmek...
     Küçük bir seccadenin üzerinde bunları düşünen müslüman, hayatın içerisine girince neleri düşünmez ki? Hayal de olsa ruh kanadı ile bir milyar kardeşinin perişan, aç, susuz, ezilmiş hallerini görmüş müslüman, seccadesinin dışına taşınca neleri yapmaz ki? Hakikî Veçhesini Göremediğim Kıyamım, Hakkını Helal Et Bize...
     Kıyam halinde bulunan müslüman, namazındaki sadece bu hareketi ile kâinattaki bütün dağların, tepelerin kıyam sevabını da işler. Çünkü ruh taşımayan varlıklar içerisinde dağların Hz. Allah'a olan ibadet şekli kıyam halidir...
     Böylece kul, Allah'ın huzurunda dikilir. Ayakları bir hizada olduğu halde ellerini bağlar. Ellerini bağladığı yer göbeğinin altı ve vücudun hareketini temin eden aletlerin bulunduğu bir yerdir. Mü'min elini oraya bağlar ve eli ile tuttuğu yere haram lokma girmemesi düşüncesi ile Rabbinden yardım taleb eder. Namaz kılan kadın oraya değilde, göğüslerinin üzerine kor. Dünya'ya getirdiği yavrularını geçici olarak yedirip içireceği kaynağtn üzerine elini kapatır helal olarak çocuğunun karnına gitmesini Rabbinden ister.
     Namaz kılan müslüman kıyam demiş olduğumuz ayakta durmayı, bu hikmetler çerçevesinde değerlendirir. Ayakta durduğu müddetçe ilâhi bir denetim altında olduğunu, Rabbinin murakabası altında kaldığını sezer. Böylece "İhsan" dediğimiz, Allah'ı görüyormuş gibi ibadet edenlerin arasına katılır.
     Bundan sonra yapacağı şey, günahkâr dudaklarını hareket ettirerek, Rabbisi ile sohbet etmek ve niçin huzurunda dikildiğini izah etmeye çalışmaktır. Şimdi de kıraat dediğimiz şeyin mahiyetini kısaca izah etmeye çalışalım.
Abdullah BÜYÜK

 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın