Ana Sayfa

Geri
Bir Duvara Taş Ol

"Müminin mümine karşı durumu, bir parçası, diğer parçasını sımsıkı kenetleyip tutan binalar gibidir."(1)


     Değerli can dostlar,
     Sevgili Peygamberimiz, bazı konuları anlatırken teşbihler, benzetmeler yapardı. Bu hadiste de, mü'minlerin birbirlerine yardımcı olmalarını, aralarında yardımlaşmalarını, bir binanın unsurlarının, parçalarının birbirini sımsıkı tutması, kenetlenmesi haline benzetmiştir. Böyle bir bina sağlam ve dayanıklı olur. Aksi takdirde ayakta duramaz, yıkılır. Şayet Müslümanlar birbirlerine yardımcı olmaz, birlik beraberlik içinde bulunmaz, birbirlerine sımsıkı kenetlenmezlerse, güçlerini ve kuvvetlerini kaybeder, ayakta duramaz, yıkılırlar. Nitekim İslam tarihi bunun hem müspet hem de menfi (olumsuz) tecrübeleriyle doludur. Zaten sağlam bir bina gibi olanları Yüce Rab-bimiz sever:
     "Allah (c.c), kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf bağlayarak savaşanları sever." (61 Saf, 4)
     Şair ne güzel söylemiş:
     " Bir yapıya konmayan taşları ben taş saymam, Kitaba eğilmeyen başları ben baş saymam. Okumadan, yazmadan geçen ömrü yaş saymam."
     İşte Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bir teşbihi, benzetmesi daha: "Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta, birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar." (2)
     "Birbirinin sıkıntısından dolayı acı ve sıkıntı çekmesi müminler üzerine haktır. Tıpkı bedenin sıkıntısından başın acı çekmesi gibi." (3)
     Mü'minler sevgi, merhamet, şefkat ve yardımlaşmada bir vücut gibi olmalıdırlar. Birbirlerinin sevinç ve kederlerine de ortak olmak zorundadırlar.
     İslam toplumu bir vücut gibidir. Bir uzvun hastalığının bütün vücudu rahatsız etmesi gibi, bir Müslümanın başına gelen bela ve musibetleri, bütün Müslümanlar kendilerine dert edinmelidir. Hz Mevlânâ ne güzel söylemiş:
     "Bütün kâinat birbirine sevgiyle bağlanmış. Sevgini vermesini öğren, çünkü gönlün anlasın ki, hepsine yer varmış, sevgisiz insandan dünya, unutma ki korkarmış."
     Sevgili çocuklar!
     Sonbaharda "V" oluşturarak kış mevsimi için sıcak yerlere giden ya da baharda geri gelen kazları gördüğünüzde, o şekilde uçmalarının nedenini düşünebilirsiniz. Bilim bunu keşfetmiştir. Her kuş kanatlarını çırparken kendini izleyen kuşu yükselten bir güç oluşturur. Tüm kuş sürüsü "V" şeklinde uçarak, kuşların ayrı ayrı uçacağı duruma göre %71 daha hızlı uçar.
     Ortak bir yön ve birlik duygusunu paylaşan kişiler hedeflerine daha çabuk ve kolay ulaşabilirler. Çünkü birbirlerinin kal-
     "MÜ'MÎNLER BİR BİNANIN TAŞI GİBİDİRLER"
     DÎYOR HAZRET-İ PEYGAMBER (sav)
     BİR TAŞ YALNIZ BAŞINA NE KADAR SA&LAM OLURSA OLSUN BİR DUVARI ÖRMÜYORSA NE DEĞERİ VAR Kİ .I?
     dırma kuvveti üzerinde yükselmektedirler. Bir kaz grubun dışına çıkarsa, yalnız yol almanın sürtünme kuvvetini hemen hisseder ve öndeki kuşların kaldırma kuvvetinden yararlanmak için hızlıca gruba döner.
     Kazlar gibi bizler de aynı hedefe yöneldiğimiz kişilerle birlik olup en uygun grubu oluşturursak, onların yardımına açık ve yardım etmeye istekli olursak, başarı imkanımız artar. Öncü kaz yorulduğunda, yerini başka bir kaza bırakarak gruba geri katılır. Zorlu işlerde nöbetleşe çalışmak yararlıdır. Kazlar gibi insanlar da birbirlerine bağımlıdırlar. Arkadaki kazlar hızlarını yüksek tutmaları için öndekilere seslenerek onları yüreklendirirler. Bizim de arkamızdan seslenmemizin yüreklendirme, cesaretlendirme niteliğinde olması gerekir, başka bir şey değil.
     Son olarak bir kaz hastalanır ya da avcıların tüfekleriyle vurulup gruptan çıkıp yere düşerse, iki kaz daha ayrılır yanına gelir, yardım ve koruma sağlar. Düşen kaz yeniden uçabilene ya da ölene dek yanında kalırlar. Ancak o zaman tek başlarına uçmaya başlar ya da başka bir gruba katılırlar. Biz de kazların duygu ve anlayışına sahip olursak, hem güçlü olduğumuz zamanlar da hem de kara günlerde birbirimize destek olabiliriz. Demek ki mühim olan, bir duvara taş olabilmekmiş.
     Birlikte hareket etmeyi, dayanışmayı sağlamayı da iyi bilmek lazımdır. Şu öyküye de kulak verelim:
     İyi huylu, güzel geçimli bir adamın sürekli birbirleriyle didişen dört oğlu varmış. Adam, oğullarının da kendisi gibi iyi huylu, geçimli olmalarını çok istiyormuş.
     Günün birinde aklına bir fikir gelmiş. Oğullarından bir demet çubuk toplayıp getirmelerini istemiş. Sonra, her birine getirdikleri demeti dizleriyle kırmalarını söylemiş. Hepsi denemiş ama hiçbiri çubukları kırmayı becerememiş.
     Adam demeti çözüp çubukları teker teker çocuklarının ellerine vermeye başlamış. Çocuklar bütün çubukları bir bir kırıp atmışlar. Bunun üzerine adam:
     "Evlatlarım! Birlik olursanız zorlukların üstesinden gelirsiniz. Ayrılırsanız dağılıp parçalanırsınız, zorluklar sizi ezer geçer.
     Unutmayınız ki birlikten kuvvet doğar.
     Kaynaklar:
     1.Buharı, Salat 88, Mezalim; Müslim, Birr 65; Tirmizi, Birr 18; Nesai, Zekat 67.
     2.Buhari ,Edep 27; Müslim, Birr 66; Ahmed, Müsned 4/270.
     3,Münavi, Feyzul- Kadir 2/ 447.

Halil ATALAY

 
Sayfa hakkındaki görüş ve düşüncelerinizi
e-mail ile yollayın