|
"Her insan hata eder. Hata edenlerin
en hayırlıları ise (hatada ısrar etmeyip
hemen) tövbe edenlerdir." (i)
Sevgili dostlar!
İnsan beşerdir, şaşar, günah işleyebilir. Ne var ki bile bile günaha
girmemeli, bir hata ve yanlışlık sonucu girmişse hemen dönüş yapmalı,
günahta ısrar etmemeli, hemen tövbeye
sarılmalıdır.
İnsan bir günah işlediğinde ondan pişmanlık duyar, bir daha yapmamak
üzere dönüş yaparsa tövbesi kabul olur. Cenab-ı Hakk'ın "Gafur, Gaffar,
Tevvâb" gibi isimleri vardır. İnsan günahından tövbe ederse, bu
sıfatları ve isimleri tecelli eder.
Peygamberimiz (s.a.v.) şöyle buyurarak uyarır:
"Günahı açıktan işlemekten sıkılmayanlar hariç bütün ümmetim Allah
(c.c.)'ın affına mazhardır." (2)
Çünkü günahı işlemede; sıkılmama, çekinmeme, yaptığından zevk alma,
işlediğinden utanç ve ar duymama vardır. Bu ise çok tehlikelidir. Onun
için tövbe geciktirilmemeli ve ihmal edilmemelidir. Zira Lokman
(a.s.)'a: "İnsanların en şerlisi kimdir?" diye sormuşlar. O da:
"İnsanların kendisini günah işlerken görmelerine aldırış etmeyen
kimsedir." cevabını
vermiştir.
Ömer b. Abdülaziz'e Sırrı Sakatî şöyle öğüt vermiştir: "İyi kimselerle
oturup kalktığı halde hiçbir fayda sağlayamayanlardan veya günahkârları
kınadığı halde kendisi günahlardan sakınmayanlardan olma! Açıktan
şeytan'a lanet edip de gizlice ona itaat edenlerden olma!"
Yüce Rabbimiz, cennet adayı takva sahiplerinin: "Bir kötülük
yaptıklarında, günah işlediklerinde hemen Allah (c.c.)'ı hatırlayıp
tövbe ettiklerini, işledikleri kötülüklerde bile bile ısrar
etmediklerini" belirtir. (3 Al-i İmrân, 135)
"Mü'min, günahını üzerine (devriliverecekmiş gibi) duran bir dağ gibi
görür, (o dağın) üzerine devrilmesinden korkar. Fâcir, günahkâr ise,
günahını burnunun üzerinde duran ve (elini kaldım/erince kaçan) bir
sinek gibi görür." (3)
Şu öyküyü dikkatle okuyalım:
Bir adam yol kenarına dikenli çalılar diker. Dikenler büyüyünce yoldan
geçenlerin elbisesine takılmaya, zarar vermeye başlar, insanlar:
"Bunları sök, yoldan geçenleri rahatsız ediyor." derler. Fakat adam
aldırış etmez. Sonunda yol kenarına dikenli çalı diken adamı, mahkemeye
vermek zorunda kalırlar.
Adam mahkemede:
"Tamam hakim bey, sökeceğim" der. Fakat yine sökmez. Habire "Yarın
sökeceğim." diyerek insanları oyalayıp durur. Bu arada dikenler, her gün
biraz daha kuvvetlenmekte ve yaygınlaşmaktadır.
Hakim, bir gün adamı tekrar çağırır ve sorar: "Çalıları sökeceğine
defalarca söz verdiğin halde, hiçbirinde de sözünü yerine getirmedin!
Niçin?" Adam: "Hakim bey, önümüzde daha çok gün var. Nasıl olsa bir
gün sökerim." deyince hakim şöyle uyarır:
"Sen, hep 'yarın, yarın' diyerek işi erteliyorsun ama aylar, yıllar
geçiyor, dikenler kuvvetleniyor; sen ise ihtiyarlıyor ve kuvvetten
düşüyorsun. Zamanında sökmediğin dikenleri, sonra hiç sökemezsin."
Sevgili çocuklar!
İnsan, tövbe etmezse, ruhuna ektiği günah dikenleri her gün büyür, kök
salar, kişinin özelliği, karakteri haline gelir, bunlardan kurtulmakta
zorlaşır. Onun için hatada ısrar etmemeliyiz. Gönlümüzü karartan,
hayatımızı mahveden bizi Allah (c.c.)'tan uzaklaştıran, şeytan'a
yaklaştıran, cennet'ten uzaklaştırıp, cehenneme yaklaştıran günahlardan,
hatalardan bir an önce kurtulmalıyız. Yoksa, "Yarın yaparım diyen
perişan olur." belki yarına da çıkamayabilir.
Peki günahkârları nasıl ıslah edebiliriz? Ebu'd- Derda hazretleri, bir
gün yolda bir grup insanla karşılaşmıştı. Onlar, bir adamın başına
toplanmışlar, kötü sözler söylü-yorlardı. Onlara yanaşıp sordu: "Ne
oluyor?"
"Bu adam günahkârın biri, onu şu günahı işlerken gördük. " dediler.
Bunun üzerine Ebu'd- Derda hazretleri:
"Ne dersiniz? Eğer bu adam bir kuyuya düşmüş olsa idi, onu günahkâr
diye, oradan çıkarmaz mıydınız?" "Elbette çıkarırdık."
"O halde günah kuyusuna düşmüş bu kardeşinize kötü söz söylemeyin. Ona
ancak öğüt verin, yaptığının yanlış oldu-
ğunu anlatın. El uzatıp, o kuyudan çıkarmaya çalışın. Ayrıca sizi, onun
işlediği günaha düşmekten koruyan Allah (c.c.)'a da hamdedin."
"Sen ona kızmıyor musun?"
"Ben sadece onun yaptığı işe, işlediği günahına kızarım. Eğer o günahı
terk ederse, o benim kardeşimdir. Bağrıma basarım."
İşte böyle dostlar; günahları bir akrep gibi, zehirli görelim, onlardan
uzak duralım. Bizi zehirleyecek akrebi beslemeyelim.
Şakiki Belhî ne güzel söylemiş: "Azabına dayanabileceğiniz kadar, Allah
(c.c.)'a karşı günah işleyiniz."
Kaynaklar:
1-Tirmizî, Kıyâme 49. İbni Mâce, Zühd 30. Dârîmî, Rikâk 18.Ahmed, Müsned
3/ 198 2-Buharî, Edeb 60. Müslim, Zühd 52. 3-Buharî, Daâvât 4. Tirmizi,
Kıyâme 46. Ahmed, age. 1/ 133
|