|
"Bir kimseyi ameli geri hırakmışsa,
soyu, nesebi onu kurtaramaz,
ilerletemez"(1)
Can dostlar!
Bir âlime sordular: "Soyunuz nereye ulaşıyor? Alim, düşünmeden cevap
verdi:
"İnsan soyu ile hiçbir yere ulaşamaz."
Öyleyse insanı kurtaracak, değerlendirecek olan şey nedir, acaba?
İnsanı değerlendiren en önemli şey; imandır ve imanın gereği olarak
işlemiş olduğu amellerdir. Sadece herhangi bir ırka mensup olmak, hacı-
hoca çocuğu olmak, filancaların akrabası, yakını olmak insanın
değerlendirilmesi için yeterli değildir. Elbette soyumuzu,
akrabalarımızı bileceğiz, seveceğiz, ancak cennete girmek için bunun
yeterli olmadığını da bileceğiz.
Hocalardan birine: "Hocam! At nalını evimizin kapısına asarsak, uğur
getirir mi?" diye sormuşlar. O da: "Zannetmiyorum. O nallardan her atta
dört tane nal var ama, bütün gün kamçı, kırbaç yemekten
kurtulamıyorlar." cevabını vermiş. İnsanı değerlendiren şeylere sahip
çıkılmalıdır.
Hz. Mevlânâ der ki: "Eğer Adem evladı, suretle (sadece görünüşle,
bedenle) insan olsaydı, Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimizle Ebu Cehil bir
olurdu."
Bir gün zamanın büyük velilerinden Davud-ı Tâi, Peygamberimizin
torunlarından Cafer-i Sadık'ı görünce ağladı ve şöyle dedi: "Ey Allah'ın
elçisinin temiz evladı! Bana nasihat et, kalbim karardı." İmam Cafer-i
Sadık:
"Ey Davud! Sen zamanımızın en zahidi ve takva sahibisin! Allah
(c.c.)'tan en çok korkanısın. Öyle olduğu halde benden nasihat
istiyorsun!" dedi. Davud-ı Tâi:
"Ey Peygamber Efendimiz'in şanlı torunu! Siz ehl-i beyt-tensiniz. (Hz.
Peygamber'in aile ve akrabasındansınız.) Sizin
bütün yaratılmışlara üstünlüğünüz var! Peygamber Efendimiz'in mübarek
kanı damarında dolaşıyor. Onun için herkese nasihat vermeniz size
vaciptir (bir görevdir)." der. Bunun üzerine İmam Cafer Hazretleri:
"Ey Davud! Ben kıyamet günü gelince dedem olan Hz. Muhammed'in elimden
yakalayıp, yakamdan tutup: 'Niçin bana gerektiği gibi uymadın?'
demesinden korkuyorum. İnsanı nesebi ve soyu kurtarmaz. İnsanın niyeti,
ihlası, ibâdeti ve ameli kurtarır. Mahşerde sana kimin oğlusun veya
kimin soyun-dansın? diye sormazlar. Amelin nedir? Ne getirdin? derler."
İNSANI NE KURTARIR?
Hz. İmam'ın sözleri kurşun gibiydi. Davud-ı Tâi hazretleri hüngür hüngür
ağlamaya başladı ve Allah (c.c.)'a yalvardı, tövbe etti.
Yüce Rabbimiz şöyle buyurmuştur:
"Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve
birbirinizle tanışmanız için sizi milletlere ve kabilelere ayırdık.
Muhakkak ki Allah (c.c.) yanında en değerli ve en üstün olanınız, O'ndan
en çok korkanınızdır." (49Hucurat, 13)
Sevgili Peygamberimiz de şöyle öğüt vermişlerdir:
"Ey insanlar, dikkat ediniz! Şüphesiz Rabbiniz bir, babanız da birdir.
Hiçbir Arab'ın Acem'e, Acem'in Arab'a, hiçbir beyazın siyaha, siyahın
beyaza takvanın dışında üstünlüğü yoktur. " (2)
"Müslümanlar kardeştir. Takva hariç, hiçbirinin diğerine üstünlüğü
yoktur." (3)
İnsanı kurtaracak olan imandır, takvadır. Hz. Nuh'un oğlu ve karısı, Hz.
Lut'un hanımı, Hz. İbrahim'in babası, Hz. Peygamber'in amcası Ebu Leheb,
Peygamberin akrabası oldukları halde, inanmadıkları için kurtulamadılar.
İyi insanlara akrabalık, onların yolunda olunursa, onların dininde
yaşanılırsa fayda verir.
Öyleyse bizi kurtaracak şeylere bakalım.
Kaynaklar:
1-İbni Mâce, Mukaddime 17 (225). 2-Ahmed, Müsned 5/411. 3-Münavî,
Feyzu'l- Kadir 6/ 271.
|